Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Salı, Eylül 27

Boşuna yaşıyosun, götünü kaşıyosun.

Selam kuzen. Dün akşam kadriyemle birlikte kolpaçino bomba isimli filmi izledik. Uzun zamandır böylesine gülmemiştim. Hele bi kaç sahnesi varki yardı resmen. Bu vesile ile kadriyemide uzun zamandır ihmal ettiğimin farkına vardım ve ona aslında ne kadar ihtiyacım olduğumu bir kez daha görmüş oldum. Uzun lafın kısası seni çok seviyorum Kadriyem.! Herkes gidiyor, sen kalıyorsun, herkesi seviyor ama senin için ölüyorum...
Filmde hele bi ev tanıtımı sahnesi varki bulamadım internette ara ara anca bunu bulabildim ama muhakkak izlemelisiniz. Zaten çoğu izlemiştir de bana korsanı ancak nasip olduğundan izleyebildim. Hadi yine grşrz. Öpüyorum Antalya Kaş'ından...

Pazar, Ağustos 28

Ramazan Güzeldir..



Bundan bir ay önce görüşmüştük senle hatırlıyomusun? Hatırlıyorum ben. Geçen ay gibi hatırlıyorum hem de... O gün yemekten yeni gelmiş ve çatlamak üzereyken sodamı yudumluyor ve bir yandan da sodayı içtikten sonra yiyeceğim çikolatama bakıyordum. Malum mesai arkadaşım olan Aslı sahipsiz her çikolatanın tüketilmesi misyonuna sahip olduğundan her dakka etrafta boşta çikolata arayıp durmakta. O günle bugün arasındaki farklara baktığım zaman bugün oruçluyum ve susadım mı acıktım mı bilmiyorum ama bildiğim bişey varsa o da Ramazan'ın yarın bitecek olduğu. Yarından sonra oruç tutan ya da tutmayan diye ayrımlar yapılmayacak ve herkes eşitlenecek. Çıplak gezenlere "vay gavur, vay deyyus, vay orospu" yaftaları yapıştırılmayacak çünkü o çıplak gezenlere bakmak artık serbest kalacak. 1 sene kadar yahudi bir işadamının yanında çalıştım. Avram. İnançlarımız çok farklı ama Avram Ramazan ayında öğlen yemeklerini firma dışında verir ve iftara 1 saat kala oruç tutanlara özel izin verirdi. Gel gelelim dün öz vatanımda müslüman kardeşim iftara 15 dakka kala otobüs durağında ekmek arası yemeğini yıllardır yemek yememişçesine yiyordu. Aklıma şey geldi. Lan yoksa bu çocuk oruçluydu da en son dayanamadı orucumu bozdu? Amaan banane be arkadaş. Artık iki resim arasındaki 250 farkı varın siz bulun. Somali'ye yardım programları, Fenerbahçenin Şampiyonlar liginden ihraç edilmesi derken koca Ramazan bitti gitti be kuzen. Geride ne mi bıraktı? Tonlarca atık gıda maddesi. Bunlardan daralmış bayramı kucaklarını açmış bekleyen Ben ise yarın ailemin yanına yani Zurich'e gidiyorum. Nerdeyse 1 senedir görüşmediğim ailemin yanına gidiyorum. Özlemişim hem de çok. 10 gün görüşürüz inşallah. Şimdiden kalanların bayramını tebrik ediyorum. Hepinizin bayramı mübarek olsun. Selametle...

Perşembe, Temmuz 28

Öncesinin sonrası..

Kaç gündür dinleyip dinleyip duruyorum bu şarkıyı.!
Elif'i hatırlatıyo bana biliyomusun? Elif çok iyiydi aslında ama ben kıymet bilmediğim için gitti. Kaç gündür nedir bu pişmanlıklarımdan çektiklerim. Hani pişman olmuycaktın Yiğit? Hani dönüp arkana bakmak yoktu? Noldu? Tutmadı dimi? Evet tutmadı...

Geçen gün sözlerini yazdığım bu şarkının sözlerini okuyarak hiç bi anlam ifade etmediğinin farkına vardım. Özellikle nakarattaki çocuğun sesi çok güzel. Heee bu şarkıdan Elifi hatırlamamın nedeni onu koyu bir Sago hayranı olmasıdır. Sözlerime şimdi yazdığım bir eserle söz veriyorum yavruceylanım. Bak gör bu şiirler patlar gider bi yerde şarkısı yazılır demedi deme..!

Şimdi nerede bi sagolu görsem,
Ne zaman sagonun yanından geçsem
Kalbime kahrolur gözlerime nem.
İlk aşkım sagocum elifim benim...





abluka alarm & sagopa kajmer - unut dedi hatıram izlesene.com

Salı, Temmuz 26

Unut dedi hatıram...

Laedri

Yokluğunda inşa ettiğim o hayali
Bir anlık öfkeyle yerle bir ettim
Ağır bir bilanço hayatta kalan yok
Pişmanlık duygusu kendimi ihbar ettim
İfşa et! Suçluyum saklamak sonuçsuz
Yahut infaz et varlığım lüzumsuz
Yaranmak imkansız ağzınla kuş tut
Altı yıl devamlı gittim kanaat notum sorumsuz!
Bir hayale adanmış yarım bir öyküyüz
Arar ve sorarlar yokuz ki sürgünüz
Hangimiz ters hangimiz düz hangimiz yaz hangimiz güz
Meçhul bir dörtlüyüz
En değerli armağan aşk hayatta gördüğüm
Garip bir hediye kurdelası kördüğüm
Boğuştuğum ilmik çözülmez niyetli
Bu boşluk yaşantıma ilk okuldan meyilli
Benim samimi dostum kafamdaki duygularım
Maalesef münferitim onlarında canı sıkkın
Aşina değildim lüzumsuz kinaye
Amiyane bir tabir hep aynı terane
Bir birine sürtecek iki liram yok cebimde
Hayatla inatlaştım hayalimin pesinde
O halde müsaade vakur bir ifade
Laedriyi mahlas derviş-i virane

Dayan.! Bu badireler de geçici bak inan
Uzatma git beni unut dedi hatıram
Bak haline yerle bir oldun oyun değil yaşam
Ne seyrine ne keyfine ve de rengine kan.

Savaş

Öncelerden kararlıydım büyüyecektim çocuk yaşta
Hediye yaptım kendime ve postaladım yıllara
İçini açtım baksın karşımdaydı siluetim
Görülmez bir kaza dostum büyümüşüm galiba
Birikimlerim yazdıklarmdan ibaret bilinmeli
Sayfalarda mutluluk varsa yanlış silinmeli
Biz hayatin işçisi dost elimizde emeklerle
Arayarak bulursun elbet dürüstlüğü yüreklerde
Kapkaranlık bir oda içinde loş lamba
Kağıt üstünde kalem koltuğun üstünde ben
Çocuklar yazıyorum ya kızarsanız yeniden
Dostlar üzmeyin zaten gönülde var çilem
Benim bildiğim herşey yanlış hayatta lakin
Seninde gördüğün üzere bulmalıyız doğruyu canım bu yaşamda
Neydi doğru neydi yanlış? derken ellerimde kaldı çok soru
Cevapları yok herşeye şaşkın
Bak yakala beni ve cümlelerimi kat hayatına
Derinlik uzmanından yazılmış bir not sana
Görüyorum rüyalarımda tüm gerçek dostları
Yitiriyorlar saygılarını ben şarki yapmadıkça

Dayan.! Bu badireler de geçici bak inan
Uzatma git beni unut dedi hatıram
Bak haline yerle bir oldun oyun değil yaşam
Ne seyrine ne keyfine ve de rengine kan.

SagopaKajmer

Kimisinin ne keyfine ne rengine kan delikanlı
Ben de büyüdüm ve küçülmek istiyorum an be an
Ah istemekle olsaydı her istek
Ve yerine gelseydi içinden geçen dilek
Tadından tuz biber çalınırdı hayatın koca bebek
Gel geçelim konunun en hakiki merkezine
Ve akşa dalalım raksa geçelim
Kendimize güvenli bir yol seçelim
Bulana kadar toprak eşelim bir gün sende ağlayacaksın be neşelim
Senin baktıkların senin battıklarındır.
Neye meyil ettiysen ona doğru yollanırsın.
Gönül kuşunu hangi avcı vurduysa onun yanına uğurlanırsın.
Herkes bir yolcudur yoluna kurban olduğum.
Şimdi bana burayı tapulamış bir dünyalı gösterin
Ve şimdi gösteremediklerinizle övünün.
Ben en doğruya en yanlışlardan geçerek ulaştım
Sizin bataklıklarınızdan gül bahçesine nihayet ulaştım.
Bir sebep ve bir sonuç biri dipte biri en uç
Her sorumun cevabı neredeyse korkunç
Ayaklarına kapandığım halim ilginç
Kabuğumdan taşırmak istemediğim içimdeki utanç!

Dayan bu badireler de geçici bak inan
Uzatma git beni unut dedi hatıram
Bak haline yerle bir oldun oyun değil yaşam

Pazar, Temmuz 17

Merhametini kaybeden, insanlığını kaybeder.


Eski mahalleme gittim dün. Eski dediğim bundan 12 yıl önceki mahalleme. Oturduğum evin karşısında bana çocukluğumu zehir eden bi ablamız vardı. Her oyuna gürültü diye isyan eden, kızlarına dokunanı mahallelinin elinden zor aldığı abladan bahsediyorum. (belki hatırlarsın) Herkes tanırdı O'nu ve herkes çok çekinirdi. Kızlarına karşı kol kanat germesi gayet normaldi ama bize karşı takındığı o dişi aslan psikolojisini oldum olası anlamamıştım. İşte o ablayıda gördüm. Hala oturduğum evin karşısında oturuyordu. Farkeden ise evinin artık tek katlı değil 3 katlı olmasıydı. Kapıda gördüm gittim elini öptüm.
Zor bela tanıdı beni. Laf lafı açtı konu kızlarına geldi. "Ne oldu kızların napıyolar" dedim. Başladı anlatmaya. Sanki sormamı bekliyormuşçasına;
"Yiğit, kızlarımla hiç görüşmüyorum. Hiç yanıma bile gelmiyorlar. Biri öğretmen biri avukat oldu. Ama ikiside çanakkale dışında yaşıyor." Uzun uzun anlattı. Anlatırken çektiği acıyı gözlerinden okuyabiliyordum. O kadar üzerine titrediği kızları annelerini unutmuştu. Teoride hiçte öyle görünmüyordu oysa. Üzüldüm ne yalan söyliyim. Ama benim düzeltebileceğim bişey değil nihayetinde. Belki de benim çocukluğumda, benim ya da arkadaşlarımdan birinin bedduası tutmuştu. Malum çocukların duasıda bedduasıda tutarmış. Temiz kalpten gelen duaları hiç reddedermi Yaradan.. Ah be abla keşke gelmeseydim de görmeseydim. Tatilim kötü başladı. İnşallah kötü devam etmez. Kal sağlıcakla yavru ceylanım.
Çanakkaleden aktaracaklarımız şimdilik bu kadar. Merkez.?

Çarşamba, Temmuz 13

Bir varmışım, bir yokmuşum...


Naber? Bende iyiyim...
Daha çok değil bundan 1 haftamı oldu ne postumda yazmıştım sana. Çok fazla telefonla görüşüyoruz Kadriye'mle diye. Nazarmı ettim ne oldu kendi kendime bilmiyorum tam 5 gündür aramıyorum. Aramak içimden gelmiyor be arkadaş. Lan yoksa burdan birileri nazar ettide böyle bi isteksizlik mi geldi. yoksa ben birilerini yanımda görüpte g.tüm kalktıda Kadriyeye ihtiyaç duymadım onu da tam kestiremiyorum. Aslında içimi ben bilmiycem de kim bilcek dimi lan? Neden kendimi kandırıyorum ki. İşime gelmediğindendir dimi dostum? Kızcağızın hakkını yediğimi düşünüyorum. Ama şimdi arasam bi saat en az neden aramadın, ne oldun bilmem ne gereksiz geyiklerle ömrümü heba edicem. Ya yoksa ben Kadriye'den soğudum mu? Noldu lan bana?.!! En son yazdığı mesaj ise tam bunalım.
Yalan olup gidiyormuşsun
Beni ne çok seviyormuşsun
Masalmışsın meğer bir varmış bir yokmuşsun
Eyvah
Düşün düşün ben bu lafları bi yerden hatırlıyorum falan. Ahha Gökhan Özen lan bu.! ya benim Kadriyem bunalımlara girmişte Gökhan Özen takılıyomuş bu aralar. Burdan o sonuca ulaştım.
Allah'ım sen hakkımda doğru olan kararları verebilme yeteneğini bana ver. Amin...

Pazar, Temmuz 10

Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?..

Evinizde yangın çıksa ve tek bir eşya kurtarmak zorunda kalsanız, neyi kurtarırsınız ? demiş. Kim demiş Melek demiş. Allah korusun böyle bişey olsa herhalde bi eşya peşinde koşmazdım. Allah ne verdiyse tabana kuvvet kaçardım. Malum sigortanın dibine vurmuşum banyo paspasına kadar herbişeyimi sigortalatmışım. Aga biz öyle eşşeği sağlam kazığa bağlamadan yatarmıyız be?.! Herhalde sadece cüzdanımı alırım üstüme. Malum kimlikti ehliyetti kredi kartıydı hepiciği onun içinde. Geriye kalanları yeniden meydana getirmekte bırakalımda o kadar para ödediğim sigorta şirketine kalsın. Belki bi de yanıma Kadriyemin hatıralarını da alırım hı ne dersin? hı he hı? Ne dersin hoş olmaz mı?..
İlle birilerini böyle mimlemem gerekiyorsa ben de Beyaz Büyümü,Ayışını ve Hayallerinin Peşinde Koşan Kız'ı mimliyorum. Her ne kadar Hazel artık son vermiş olsa da zaten kim ipleyipte cevap veriyo ki be arkadaş. Eeeeh:)) Hadi görüşürüz kara dutum,çatalkaram,çingenem. Öperim gıdığından...

Sen kendi sesinle kül olursun ey!

Kerem gibi yana yana…

Deeeert çok, hemdert yok

Yüreklerin kulakları sağır…

Hava kurşun gibi ağır…

Ben diyorum ki ona:

- Kül olayım Kerem gibi yana yana.

Ben yanmasam,

sen yanmasan,

biz yanmasak,

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..

Çarşamba, Haziran 29

Çok tanıdığınız bir adam telefonda nefes alıp vermenizi dinliyorsa nedeni hasret kalmasıdır...


tünaydın trombositim. neden trombosit? çünkü ismi her na kadar saçma sapan geliyor olsa da trombosit çok önemli bi yaşam parçası. o kadar değerlisin benim için anlıycağın.!
kadriyemden ayrı geçen 3ncü ayımdayım. 3 aydır sadece telefonla konuşuyor ve her konuştuğumda hasretim daha da artıyor. iletişim eskiden gözden ırak gönülden ırak diye gidiyordu ama artık gözden ırakken gönülden ırak olunmuyor. bir sürü iletişim kampanyalarından istifade ederek sohbetin bokunu çıkarıyoruz artık. nereye gittin ne yaptını geçtik. artık nereye s.çtın nereye dokunduna kadar getirdik sohbeti. belli bi yerden sonra artık konuşacak bişeyler kalmayıp sadece nefes alıp vermeyi dinlemeyi sapıklara has bişey sanarken lan bi de baktım aynı haltı biz de yapmaya başladık. Lan yoksa yavaş yavaş sapıtıyomuyum derken imdadıma sevdiceğimin güzel sesi yetişiyor ve "seni çok özledim yiğidim" cümlesiyle eriyip bitiyorum.
anneme kalsa "hemen evlendiriyim seni" olacak ama babam zalimliğin zirvesinde, "adam olsun ondan sonra ilgilenirim" tavırlarında. keyfin bilir babacım bana tav olan çok.! babamsın yoksa varya elimden çekeceğin vardı. ne mi yapardım? tabi ki hiçbişey! napabilirm ki?...
telefon başında uyuyakaldığım 3 gece sonrasında dün gece kandil nedeniyle biraz ibadet ettim de mola verebildik çok şükür. lan bi duysa kadriye sen benden bıktın mı diyecek ama duyabilir mi hiç? ben o hatayı yaparmıyım gözünün yağını yidiğim.! görüşmek dileğiyle öperim göz kenarlarından:)

Salı, Haziran 28

İnanmak, mutlu olmaktır...

Kandiliniz mübarek olsun..

Yine diller deme geldi şükranla bu gece,
Esti bâd-ı saba revh u reyhânla bu gece!
Bu gece gelip öteden lütûflar ulaştı,
Ve coştu gönüller feyz-i Yezdân’la bu gece.
Çaktı yine cânân elinden bir berk-i hâtif,
Bir lâhzada oldu pinhânlar ayân bu gece.
Hicrânla yanıp inleyen sînelere birden,
Yetişti ol ulu dîvandan dermân bu gece.
Dil kesildi zerrât, varlık bir muhteşem kitap,
Duyuldu her yanda bir başka beyân bu gece.
Sığındık öbek öbek dergâhına dildârın,
Geldi mücrimlerin affına ferman bu gece.
Cem oldu bütün rûy-i siyah ne kadar varsa,
İndi ruhlarına Rahmet-i Rahmân bu gece.

Salı, Haziran 21

Mim Kemal Öke.


Melek tarafından mimlenmiş bulunmaktayım. Nezaketinden dolayı teşekkür ediyorum. Tüm dikkatimi bu mime veriyorum işyerimin en hararetsiz saatlerinde...
Demiş ki kendileri;
Bir Lamba Cini Çıksa Karşınıza "Dile Benden Ne dilersen sahip" dese, Bir tek dilek hakkınız ve 1 saatiniz olsa;
1-) Ne yaparsınız?
Üstadım benim karşıma böyle bişey çıksa beni çarpmasın başka da bişey istemem. Çünkü tırsarım kendime gelmem zaten 1 saatimi alır. Ne sen beni görmüş ol ne de ben seni der hızla oradan uzaklaşırım.
2-) Ne dilersiniz?
Diyelim ki kendimi toparladım. G.tü başı dağıtmadım ve bişey dileyebilecek hale geldim. "Ailemden ayrılmaya karar verdiğim o güne dönmek isterdim. Hiç restleşmeden, hiç kalp kırmadan, hiç soru bile sormadan ayaklarına kapanır her şey istediğiniz gibi olsun" demek isterdim.
3-) Dileğinizi seçmeniz kolay olurmuydu?
Hayal ederken bile bu kadar zorlanıyorsam eminim gerçekten böyle bişey olsa hiç bu kadar mantıklı olamazdım. Hemen ev, araba, yat, kat saçmalıklarına dalar giderdim. Hatta bu soruyu sorduğum çok samimi bi arkadaşım var. Onun dileğiyle son vermek istiyorum. Bitmeyen param, doymayan bilmem neyim olsun.
Velhasıl hayat bu gereksiz geyiklerle geçiyo gidiyo lan. Sevdiceğim yanımdan ayrılmasın ve Anne babam iyi olsunlar gayrı bişey daha istemem. Cinlerde senin olsun perilerde.:))
Mimlediklerim okuyanlardır.

Pazartesi, Haziran 20

Melek, Seni Özledim Biliyomusun?

eğer sisler bulvarı olmasa
eğer bu şehirde bu bulvar olmasa
sabah ezanında yağmur yağmasa
şüphesiz bir delilik yapardım
hiç kimse beni anlıyamazdı
on beş sene hüküm giyerdim

dördüncü yılında kaçardım
belki kaçarken vururlardı

Çarşamba, Haziran 15

Değişimin herkese faydası varmış demek...



Selamlar sevdiceğim;


Güzel ülkemde seçimler bitti ve oylar sayıldı. Kimine göre zafer kimine göre hüsran.


Gözardı edilen hatalarla birlikte yeni sonuçların vatana millete hayırlı olması dileklerimle. Ampülü söndürme hayallerindeki rakiplerine karşılık seçimden avizeler yakarak çıkan bir AKP, aylardır ağırbaşlılığı ve sakinliğiyle (neredeyse) gönülleri fetheden Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim mitinglerinde kahvehane sohbetlerini aratmayacak kadar kabalaşıp kafalarda kurduğu imajı yerle bir ederek %26 oyu başarı kabul eden tavırlarıyla CHP, kaset skandallarının yerle bir ettiği, adaylarının bile hangisinin kazandığı hala belli olmayan bir MHP ve bu seçimin en karlısı olan BAĞIMSIZ'larla bitti gitti seçim.


"Bu adamın oyları neden artıyor arkadaş.?!","Lan buna oy verenler hep cahil kesim.!","Onlara veren aptal bize veren ilerizekalı.!" sloganlarının para etmediği ve hatta daha da tahrik ettiğinin anca anca farkına varan muhalefet liderleri şimdilerde sadece koltuğunu korumanın yollarını arıyor. Ama bu seçimde bir farklılık var. En azından CHP artık insanların nelere önem verdiğinin az da olsa farkına varmış durumda. Sokakta azınlık bi kesim hariç irtica söylemlerinin nerdeyse yerle bir olduğunun sonunda farkında. Cumhuriyete hiçbişey olmayacağının ve onu korumak için illa başımızda bir askeri cuntanın olmasının gerekmediğinin farkında. İnsanların tek meselesinin geçim olduğunun nihayet ama nihayet farkında CHP. O kadar ki bu seçimlerde hep ekonomik vaatlerde bulundu nerdeyse. Her ne kadar nasıl yaparsın sorusuna "Benim adım Kemal, ben yaparım" dese de CHP artık benim için ümit veriyor.


Ve en güzeli ise seçim sonrasında askerden birilerinin basın mensuplarının karşısına çıkıp seçim değerlendirlemeri yapıp, uygundur imalarında bulunmadığı ve basının Genelkurmay ne diyecek diye yorumlar yapmadığı bir seçim geçirdik. Bundan seneler sonra çocukların olduğunda (inşallah) onlara bir zamanlar böyleydi diyeceğim birer hatıra olarak kalacak artık bunlar. Umutluyum. Gelecek 4 sene ne getirir ne götürür bilinmez. Bildiğim tek bir şey var O da değişim rüzgarlarının tüm Türkiye'yi kasıp kavurduğudur. Öyle bir fırtına ki bu CHP'de buna kapıldı MHP'de. Tüm ülkeye hayırlı olması dileklerimle gözlerinden öpüyorum sevdiceğim. Görüşmek dileğiyle..

Pazar, Mayıs 22

Seçemedim, sen kimlerdensin?


Gnydn yavru ceylanım. Mektubuma ünlü şairlerimizden bir dizeyle başlamak istiyorum. Malum seçim dönemindeyiz. Hitaba başlamadan önce şiir okumak adettendir.
"Bu dünyanın devrini devranını s.keyim.
Heryer dolmuş puştla pezevenkle.!
Açıp göğsümü isyan mı edeyim?
Yansın ibnelerin alayı,
Su veren itfaiyenin hortumunu s.keyim.!"
Sabah sabah nerden esti bu diyecek olursun belki. Ben peşin peşin cevap veriyim. Canım istedi ulan başka bi sebebe gerek yok.! Nasıl güzel dimi?
Seçim dönemi diye başladım konuya. Abicim varya günün 12 saati resmen kafam skiliyo. Bangır bangır beyoğlunun arka sokaklarına döndü güzel semtim. Hala bu kadar ucuz siyasi taktiklerle oy arayan insanları anlamak için kendimi yoruyorum ama bir türlü anlayamıyorum. Kapı kapı gezmeler meraba ben geldim onu yapıcam bunu yapıcam (ama seni de yapıcam) deyip sonra karşımda pişmiş kelle gibi bana kendimi dünyanın en önemli adamı hissettirip seçim sonrası hiç bişey olmadığımı göstererek beni bunalıma sokan siyasiler. Hiçbirini istemiyorum hayatımda. Demokrasiyi sadece özgür bir sandıkta oy kullanmak sanan bizlerin bu ucuz oyunlara hala oluk oluk katılması da ayrı bir komedi. Açlıktan kırılan insanların ellerinde bayraklarla "Padişahım çok yaşa.!" nidasını andıran haykırışlarını da anlayamıyorum. Benim parti başkanın seni döver, senin başkanın zaten önüne gelene atlıyomuş diye sokaklarda geçen tartışmalar da cabası. Sorgulamaktan aciz sadece konuşulanlarla mutlu olan bir halkın daha bi 10-15 sene daha onu yapıcam bunu yapıcamlarla avunacağına adım gibi eminim. Umarım yanılırım da adımı değiştiririm. Bak buna da razıyım he.!
Unutmadan karşımda güzel gözlerini bana dikmiş Fenerbahçe formalı sevdiceğime de iki çift lafım var. Ulan senin neyine o forma. Şampiyon olsan ne olmasan ne. Bak benim Beşiktaşıma. Koca sene yattı yattı. Bi kupa aldı hooop avrupaya atladı. Bedavadan yaşıyoruz bedavadan:) Son olarak gönlümden geçen bir sloganla son vermek istiyorum. Bize her yer Çanakkale Dardanel.! O kadar dibe vurduki esas takımım hangi ligde hangi şartlarda çarpışıyo takip bile etmiyorum artık. Şeyimden aşağı.... Evet evet bize her yer Trabzon ya da bize her yer Sivas:) Güzel gözlerinden öper sağlıcaklar dilerim kuzen. Yeni bir yaz sabahında buluşana kadar dikkatli ol. Her zaman seni seven ve sevecek olan Yiğit..

Resmin kaynağı ahanda burası

Cumartesi, Nisan 23

Çalışmamı? Ne çalışması?.!



Selam dünlük. Her günüm diğerinden daha farklı değil. Dejavu üstüne dejavuyla geçiyo lan resmen. O halde metrikte bişeylerlemi oynuyolar yoksam? Her neyse.! Akşam otuyoduk Kadriyemle birlikte. Lan hadi bi değişiklik olsun haberleri dinleyelim dedik. Artık belli bi yaşın olgunluğuna geldim ya babam gibi televizyonda haberlerden başka bişey izlememem gerektiğini düşünesim geldi. De bi halta yaramadı. İlk açtığım kanalda haberlerde kan gövdeyi götürüyodu. Kollar bacaklar kopmuş. Savaşlarda ölenlerin sayısı çift çift rakamlarla anılıyor olmasına rağmen gözlerde bir damla gözyaşı görünmüyordu. Televizyonumun alıcı ayarlarıyla ne kadar oynadıysam da gözyaşı ayarlarını bir türlü ayarlayamadım. Sonra baktım olmuyo kanalı değiştirdim ve şu ENTERESAN habere denk geldim.


"Başbakan en az 3 çocuk dedi ve şu an için türkiyenin çocuk ortalaması 2,5. Ve 3 çocuk ortalaması için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor." Ulan ne çalışması. Hızla süren çalışma olduğunu nerden biliyorsun.? Hem bunun adı çalışmamıdır ayrıca? Ah benim gençliğim ah. Uzunca bir süre daha babama heves etmemeye karar verdim ve kapadım haberleri. Fonda Manga'dan hayat bu işte şarkısıyla sana veda ederken kirpiklerinden öpüyorum. Cansın, beybisin, cansın beybisin. göz yakmayan şampuanımsın.!!

Salı, Mart 29

Uykum geldiğinde çok daha mantıklı oluyorum. Gece çalışabileceğim bir iş bulmalıyım...!!


Bu ara arkadaşlarla toplandığımız zaman rüya tabirlerine sardık iyice. Buna neden olan ise benim geçtiğimiz hafta aldığım bir rüya tabirleri kitabı. Hep "hayra yor" derdi anam. O yüzden rüyamda ne görsem ya zengin olucam çıkar ya da başarılı olucam çıkardı. Ama ne hikmetse pek denk gelmedi. Herhalde biraz daha zamana ihtiyacım var. Neyse efenim lafı fazla uzatmadan esas konuya giriyim. Bizim hayvanatlardan bitanesi rüya tabirleriyle fazla ilgilenmediğinden olsa gerek tuttu dediki; "Ya abicim ben hep rüyamda cıbıl cıbıl karılar görüyorum, şöyle oluyo böyle yapıyom falan. Bu ne demek bak bakalım yazıyomu?" dedi. Ama benim profesyonel yorumcum, başımın tacı Kadriyem hemencik oracıkta yorumladı. " Bu rüya senin abazanın kralı olduğuna dalalet eder". Haksız sayılmaz dimi? Eeee kimin yavuklusu?:)) Sahiplenmekte 29 Kamu görevlisi gücündeyimdir. Kimse elimden alamaz.!

Bi de neyi farkettim biliyomusun abicim? Her gece bi başıma kaldığımda hayatımla ilgili çok önemli karar alıp sabah güneşi görünce hiç bişeye karar vermemiş gibi kaldığım yerden devam ettiğimi. Evet. Gece yatmadan önce diyorum ki mesela, bu son sigaram bir daha sigara içmiycem, kahvaltı yapar yapmaz hemen bi tane yakıveriyorum ve bunu ancak gece olunca farkediyorum. Yine gece yatmadan akrabalarımla artık haftada bir kaç gün geçirmem gerektiğini düşünüyorum. Sabah uyandığımda aklımın ucundan bile geçmiyorlar. Nolcak böyle bilmiyorum. Geceleri yaşayan bir insan olsaymışım eminim ki vatana millete çok daha fazla faydam dokunurmuş. Geceler çok hayırlı gündüzleri çok faydasızmışım gibi gelmeye başladı. Ulan o zamanda gündüzleri karar verir geceleri vazgeçerdim kesin. Amaaan neyse be abicim. Zaten uzunca zamandır blogger'a da giremiyordum. Moralim bozuktu:) Tekrar görmek güzel seni. Kal sağlıcakla. Yakın zamanda görüşmek dileğiyle göz bebeklerinden öpüyorum...

Cuma, Mart 4

Komplo Teorisi...


Selam coni. Her Türk kadar komplo teorilerine olan doğuştan yeteneğim sayesinde bu blogger problemine de hemen bi teori ürettim kendi kendime. Hemde varya dün akşam oturuyodum Kadriye'mle birlikte. Oyun oynuyoduk. O an bi şimşek çaktı kafamda. Tabi yaaa.! dedim kendi kendime. İç sesimi duymayan Kadriye tabi bi an bana gerizekalıymışım gibi baktı. Güldü. Bende O'na güldüm. Yerim ben seni yaa:) Sonra aklıma dün bi blogta gördüğüm yazı geldi. Yazı da blogunuzu wordpress'e aktarma ile ilgili bilgi veriyodu. Lan yoksa bu blogger'in yasaklanmasının nedeni wordpress'e insanlar bloglarını taşısın bu şekilde windows paranın dibine vursun diyemiydi.? Hani kuş gribi hastalığı çıktığında "İlaç firmaları elindeki stokları eritsin diye uydurulmuştur lan bu" diye komplo teorileri yazan yine bizdik. Bal gibi de bu yüzden olabilirdi. Evet ya komplo teorim tam isabet etmişti.! Yine haklıydım.! Ama ne olursa olsun blogumu wordpress'e aktarmıycam. Gerekirse kapanmasını göze alıcam. Zaten digiturk'e tavrımı koymuşum üyeliğimi iptal etmişim daha ne yapıcam.! Tüm yaşanmışlıkları maziye gömücem ama bu amaca hizmet etmiycem.! Yaşasın blogger alanım. Yaşasın karakutu'm.!

Çarşamba, Mart 2

..!

DIGITURK üyeliğimi iptal ettirdim. Darısı diğer protesto edenlerin başına. Ulan bi senin iptal etmenle ne olacak deme. Ne demişler; "Bir şey değişir, her şey değişir..!"

Cumartesi, Şubat 26

Ben ne kaybetcem olum, onlar kaybeder.!

Hayat o kadar acımasız ki, memleketine gittiğinde herkesin seni özlediğini sanarsın da ona göre kendine çeki düzen verirsin. Aaaa sonra bi gidersin bi bakarsın köydekilerin hiiiiiç umrunda bile değil senin geldiğin. İşte hayat bu kadar acımasız. Yiğitmi gelmiş başçavuşun eşşeğimi gelmiş.! Ama bunlarında hesabını soracam hain hemşehrilerim.! Bi daha da gelirsem lan. Ondan sonra beyin göçü oluyo. Olur tabi.!!


Bi de bu resimdeki slogana hasta oldum. O nasıl bi slogandır lan mına koyim:)) Kim nereye girmiş nasıl girmiş pek merak etmezdim ama buna tıklamadan edemedim. Hee okuduğum haberden bi şey anladım mı ayrı konu. Zaten tarihi de baya eskiymiş abicim. Neyse bayramda da gitmicem köye zaten. Bak yine aklıma geldi..!!

Pazartesi, Şubat 21

Kıskanmak var imrenmek var. Ben bildiğin kıskanıyorum.!!


Yeteneksizim Türkiye. Evet evet bu yetenek programını her izlediğimde kendimi daha kötü hissediyorum. Ulan elin 5 yaşında veledi çıkıyo sesse ses, danssa dans döktürüyo arkadaş. Bende hiçbi numara yok. Heee tarzancada olsa ortama girince eski türk filmindeki çılgınlar gibi dansın dibine vuruyoruz ama çık piste iki hareket göster deseler yeni gelin triplerindeyim. Hele dün akşamki iranlıyı izledikten sonra tamam dedim arkadaş.! "Bir daha yetenek programlarını izlemeyeceksin Yiğit.!" Aklım almıyo bu Aref'in yaptıklarını. Ve ayrıca yarışma formatının dışında olduğunu düşünüyorum. Hani Türkiye'nin yeteneğini arıyoduk? E bu çocuk iranlı değilmi arkadaş. Gitsin iranın Yetenek Sizsiniz İran'ında yarışsın. Benim ülkemin evlatlarıda kazanacaksa kazansın yarışmasını da parasını da.! Şaka bi yana nasıl bişeysin sen koçum ya. Koskoca ülke de şu çocuğun yaptığı numaraları yapacak bir adam çıkmadı ya o da ayrıca zoruma gidiyo abicim. Yazdıklarımdan da anlaşılacağı üzere ben bu adamı çekemiyorum arkadaş. Onun yerinde ben olmalıydım ben olmalıydım.! :)) En son satıcam tası tarağı Afrika'nın dibinde bi kasabaya yerleşçem o olacak. Ama ya orda da ayaklanma çıkarsa? Neyse Çanakkale'ye giderim artık. En azından memleketimdir. Orda beni anlarlar. Sahip çıkarlar..

Cumartesi, Şubat 19

Sorumluluk bizde Irsi, Babamdan bana geçti..!!


Benim beğendiğimi babam beğenmez,
Babamın beğendiğini ben beğenmem.
Yoksa ben zurna mıyım? haa?

Ne güzel söylemiş ünlü düşünür İsmail JK. Evet ismailden jimnastik kulubü daha güzel olurmuş aslında şarkıcı eksik kalmış onu tanımlamak için. Konumuz ismail değil yavrum korkma sakın. Henüz o kadar zalim olmadım. Nolcak lan böyle. Altı ayda bir arayıp halimi hatrımı sorduktan sonra, ne yaptın lan zibidi hala evlenmiyomusun diyerek sorumluluk sahibi olunuyosa, ben eski sevgililerimin çok büyük haksızlığına uğramışım. Oysa ki ben her gün arıyodum mına koyim hal hatır soruyodum. Ama benden sorumsuzu yoktu. Heee bunda tabiki hatalarım var yok demiyorum. Ama ben sorumlu biriyim be abi. En kısa zamanda evime gidip babamla yüz yüze bazı konuları görüşmem gerekiyor. Hem gitmişken anamıda görürüm. Hem Ewa'yı da görmüş olurum. Kaç ay oldu özlemiştir beni:)) Yoksa benim O'nu özlediğimden değil hee. Dedim ya sorumluyumdur her konuda. En ince ayrıntısına kadar düşünürüm abicim..!!

Cumartesi, Şubat 12

Hastayken sanıyorum ki bütün dünya sabaha kadar sokaklarda eğleniyo, bi ben yatıyorum.!


Selam kuzen. Her tarafım yara bere içinde. Hastalığı atlattım ama götü başı patlattım aga. Hastayken estetiğim düzgündü en azından. Şimdi ateşten dolayı ağzım gözüm yara oldu. Beş yaşındaki yaramaz veletlere döndüm be abicim. Sosyete bi süre bensiz kalacak haber verdim. Onlar da tabi anlayışla karşıladılar. Tabi Yiğit baba ne demek sen yokken bi süre alemlerde hayat duracak ama napalım mecburen idare edicez dediler. Bütün bunlar bi yana Kadriyeme sokulamıyorum hastayım diye. Hasta edicem diye korkuyorum bitanemi. He gerçi sokulamıyorum derken karantina da değilim de yine de buram buram yanıyorum agacım. Bizi biz yapan ihtiyaçları inkar etmek, kendimizi inkar etmektir ne de olsa. Doktorlar pıspıslar verdiler. Bunla da geçmezse eğer öksürüğün sabun fabrikasına göndercez seni dediler. Bende kırdım boynumu napalım kaderimse çekerim dedim. Kabullenme konusu gündeme geldiğinde 48 eyvallah gücünde oluyorum arkadaş.! En güzel tarafı bu hastalığın, işyerinde kimsenin üzerime gelmemesi oluyo. Ne deseler hastayım diyip yapmıyorum. Kızlar bu durumdan baya bi şikayetçiler bakışlarından anlıyorum ama pekte sikimde değil açıkcası. Önemli olan benim psikolojim. Akşama kadar fosur fosur uyuyorum resmen şirkette. Bu satırları da akşam 5 çayımı içip yarım saat kestirdikten sonra sana yazıyorum. Düzeliyorum abicim artık. Yarın akşam tam performans sahalarda olmam lazım. Özledim be arkadaş. Teninin kokusunu özledim anlıyomusun beni hı anlıyomusun? Heh anlıyosan sorun yok. Anlamıyosan geberdürüm biliyosun.!

Salı, Şubat 8

Mim Kemal Öke..


Rory arkadaşım beni mimlemiş. Uzun zamandır kimse tarafından mimlenmemiş olduğumdan olsa gerek baya bi şaşırdım lan. Kim beni iplesin de mimlesin dimi ama?:)) Sorusu da gayet güzel. "-Hangi çizgi film karakteri olmak isterdiniz?"

Düşünmeme bile gerek yok.Tabi ki

Johnny Bravo:))

Cartoon network izliyorsam halen, bunda Johnny'nin payı çok büyük. Bir erkeğin yapmaması gereken ne kadar şey varsa onda görebilirsiniz. Bunun yanında komik olması da cabası. Heee bi de Ed, Edd ve Eddy var ama onlar Johnny'nin yanında üçü ancak bir gelip terazinin kefesini dolduramazlar:) Okuyan herkes mimden nem kapabilir. Tek tek yazamayacak kadar halsizim inan. Tekrar tşkler Rory:))

Cumartesi, Şubat 5

Hastayım, Hiçbirisi diyorum, d) hiçbirisi..!!

Timsah.com
İzleyin:

Ya ben zamanında bu videoları nasıl görmemişim arkadaş. Koptum resmen. Acayip hastayım arkadaş bu arada. Geberiyorum öksürükten. Bi başıma evimde ruhumu teslim edicem diye korkuyorum. Genç ölümlere alıştı gerçi ülkemiz. Beni de bi çırpıda unuturlar. Kimleri unutmadık ki...

Pazartesi, Ocak 31

Metrobüsteysen cinsiyetinin hiç önemi yok. Anında harcarlar dikkat ediceksin..!

Uzun saçlı erkekler için en riskli durum şehiriçi seyahatleridir herhalde. Nerden çıkardım diyecek olursan götümden uydurmadım herhalde gözlemledim olum. Ben bugün bi orospu çocuğunun otobüste bi çocuğa fortçuluk yaptığına şahit oldum. Gözümle görmesem inanmazdım ama gördüm lan. Çocuk "hop hop noluyoz hemşerim" deyince o.çocuğu "pardon ben sizi kız sandım" der gibi baktı. Öyle bi piç bakışı vardı yani. Bi de dayılandı pezevenk. Milletin hiç umrunda değil. Ulan varya o metrobüste millet birbirini bıçaklasa kimse dönüpte napıyosun sen demez. Gülermisin, ağlarmısın arkadaş. Allah'tan uzun saçlı değilim. İşin yoksa uğraş. Arabayı satcaktım bugünden sonra satmamaya karar verdim... Hem ne satcam abicim yaa. Yenisini almadan metrobüslerde katilmi olayım.!

Sonra bi kız oturdu yanıma. Kulaklıktan gümbür gümbür sesle resmen kopmuş artık. Repeat'a almış şarkıyı yolculuk boyunca "Bundan sonra artık seninle artık meraba meraba" dedi durdu. Kim bu kadar yaralamış diye o kadar merak ettim ama soramadım arkadaş soramadım.!! Sesi de güzeldi ne yalan söliyim. Eskiden olsa kaset yapardım ama Cd'nin maliyeti yüksek olduğundan Cd işine girmiyorum. Ve o anda aklıma nerden geldiyse Ceku geldi. Ceku bigün kocaman kocaman öpüyorum'u ağzına dolamıştı da ulan biri tecavüz edicek diye çok korkuyorum diye yazmıştı. Hey gidi hey. Nur içinde yat Ceku:))

Cuma, Ocak 28

Denklem; Müdür olanın mı götü kalkıyo, yoksa götü kalkanımı müdür yapıyolar?



Selam Corc. Amerikan tarzı konuşmalarını al ve lanet olası koca götünü masamdan kaldır. İşte bugün müdürümle yaptığım konuşmada ağzımdan bunlar çıkacaktı zor tuttum kendimi. Arkadaş müdür olanınmı götü kalkıyo yoksa götü kalkanımı müdür yapıyolar halen anlamış değilim. Tavuk-yumurta denklemi gibi dimi lan. Ben de bu denkleme horozun cevabını veriyorum ve işime bakıyorum haliyle. Horoz ne demişti hemen hatırlayalım mı? Evvet:) Horoza demişlerki yumurtamı tavuktan çıkar tavukmu yumurtadan. O da demişki valla orası beni ilgilendirmiyo ben işimi yaparım giderim. Ben de müdür konusu açıldımı küfürümü basar işime bakarım aga. Atom mühendisi gibi konuşmalar yapıp zaten karışık olan kafamı iyice sikmeye çalışmasına sesimi çıkarmıyor olabilirim ama masama oturmasına harbiden acayip derecede uyuz oluyorum. Hani şöyle güzel bi hatun olur gelir oturur masama bi derece katlanırım. Ama gel gör ki bildiğin camış abicim yaaa. Ah benim aptal kafam ah.!! Zamanında paran varken açamadın bi işyeri patron olamadın şimdi eşşek gibi elin adamı gelip masanda götünü dinlendiriyo. Neyse abicim o günlerde gelecek elbet.! Sabrediyorum...

Evde herşey yolunda çok şükür. Kadriye'm canım, bitanem, herşeyim her geçen gün daha da güzelleşmekte ve aklımı daha da başımdan almakta. Hormonlardaki değişimden olsa gerek yanıma yaklaşması artık beni daha da etkilemekte. İnsan belli bi yaştan sonra karşı cinse karşı isteklerine artık engel olamamaya başlıyor. Eskiden oldu bittiye gelirdi herşey ama şimdi daha temkinli davranıyorum. Tek gecelik ilişkiler artık beni mutlu etmiyor. Artık eve geldiğimde beni karşılayacak birini istiyorum. Kavga edeceğim ama kavga ettikten sonra bile beni merak eden birini istiyorum hayatımda. Öyle ya tek gecelik ya da haftalık ilişkilerde kavga ettikten sonra çiftlerde genelde sikimden aşağı kasımpaşaya bağlanıyor durum. En azından bende böyle. Velhasıl mirim anlıycağın artık sevişmek endekli değil paylaşmak endeksli bi ilişki zamanım geldi. Evleneceğim ve bu kişi Kadriye olacak.! E zaten senin de beklediğin bu değilmiydi. Afferin lan kedi olalı bi fare tuttun. Yiğit artık evlenmeye karar verdi. Vatana millete hayırlı olsun. Eks aşklarıma gelince. Olurda denk gelirlerde benim blogumu okurlarsa hepsi haklarını helal etsinler. Böyle olsun istemezdim. Ama ünlü düşünür Burak Kut ne demiş:

"Yaşandı bitti saygısızca, aldatmanın tadına varınca, doğru söylesen kimin umurunda, gözüme inanırım haydi zıpla". Herşey güzelde Burak'cım Zıpla ne mına koyim yaa:))))

Cuma, Ocak 21

Çıkmaz sokak dedikleri bu olsa gerek..


Basit bi şarkı indirme programında şarkı paylaşarak başlayan bir ilişkinin bu kadar ileri boyutlara ulaşacağını bilseydim şarkı falan indirmezdim. Ah be T...e neden anlamak istemiyorsun.! Hakkında bildiklerimi sen de bilseydin bana hak verirdin. Ama ne yazık ki senin hakkında bildiklerimi seninle paylaşarak benden nefret etmene de gönlüm razı gelmiyor. O kadar tatlısın ki kıyamıyorum sana. Arkadaşlarımla da paylaşamıyorum senle olan biteni... Bitsin artık nolur bitsin..

Pazar, Ocak 16

Var bi cenabetlik ama kimde var onu çözemiyorum.!


İşler böyle devam ederse işsiz kalıcam. Nerde bu insanlar? Ulan ben işe başlayana kadar herşey güllük gülistanlıktı. Cenabetmiyim neyim arkadaş. Adım attığım şirket 5 ay da iflas bayrağını dikiyo. Gidip bi hamamda kırklatsammı kendimi napsam. İyice şüphelenmeye başladım.! Ya da bu karşı masamdaki kız, o da yeni işe başladı. Ulan yoksa ondamı var cenabetlik. Gidip sorsam ne der acaba? Lan durduk yerde de bu soru sorulmaz ki. Hem daha toplum bu tür sorulara hazır değil:))))


Not: Google'da cenabet yazdım hani ilgili bi resim falan ekliyim diye. İlgili aramalar "cenabet nasıl olunur" çıktı. enteresan.:)

Salı, Ocak 11

Gönlüm kaşarlanmış sanırım...


"Ben senin benden önceki kız arkadaşlarının beddualarının ürünüyüm" dedi. Bende "Defol git lan nereye gidersen" dedim. "Diğerlerinden bi farkın yokmuş zaten" dedi. "Farklı olacağımı vaad etmemiştim sana" dedim. "Senden nefret ediyorum" dedi. "Hala bana aşıksın o zaman" dedim. Gitti.. Gittikten sonra bi baktım kurduğu cümleleri yazarken bile zorlanıyorum. Hakkatten zeki kızmış lan bu:)))) He ayrılık acısı ne mi oldu? Artık gönlüm kaşarlanmış sanırım... Ya da henüz yara taze olduğu için anlamıyorum. Her ne olursa olsun özlücem seni. Yüzüne söyleyemedim ama arkandan söylüyorum. Hee geri gelirse tabiki kapım sonuna kadar açık. Ahde vefam her zaman vardır:))

Cumartesi, Ocak 8

Osmanlı'nın cinsel yaşantısını bilmem ama yeni neslin sapık olduğu kesin.!


Naber lan zibidi. Ben iyiyim çok şükür:) Yeni bi dizi çıktı hani. Muhteşem Yüzyıl diye. Arkadaş ne dalga boyu varmış bu kanuni'nin. Gece gündüz tartışma tartışma üstüne. Osmanlı alaşağı etmeye çalışıyolarda yok efendim böyle dizi olmazdı da. Bütün bu tartışmaların sonuçsuz kalacağı kesin. Çünkü bir gerçek halen görmezden geliniyor. O gerçek ise toplum olarak bir dizinin reyting alması için cinsel içerikli olması şart. Bu ne olursa olsun böyle. Osmanlı içinde olsa başka bir konu da da olsa eğer çıplak hatunlar yoksa dizinin ömrü 1-2 ayı geçmiyor. Neden kimse bu konuda bişeyler konuşmuyor anlamış değilim. Bırakın bu "vay osmanlı sultanları vay geceleri neler yapıyormuşta haberimiz yokmuş"ları. Bırakın bu "ben osmanlıma böyle laflar söyletmem arkadaş" naralarını. Toplum olarak nasıl bi ahlaki çöküş içindeyiz ondan bahsedin. Talebin olmadığı yerde arz olmaz. Demekki biz toplum olarak baldır bacak ikide göğüs gördükmü televizyondan ayrılamıyoruz. He bak aklıma gelmişken benim bi arkadaşım var. Arada bi yiyişiyolar diye e2 ve cnbc-e'deki spartacus blood and sands dizisini dört gözle çekiyor:)) Osmanlının tarihini korumadan önce geleceğimizi nasıl kurtarırız onun telaşına düşmeliyiz. Bence yani. Ve unutmadan Osmanlı'nın kimsenin paklamasına ihtiyacı olduğunu da düşünmüyorum. Gerçeği görmek, okumak isteyenler için cilt cilt eserler 1000'lerce sayfalık internet sayfaları var. Televizyon dizilerinden tarih öğrenecek kadar gerizekalıysa zaten ondan ne fayda gelir ne zarar.. Bırak öğrensin..!!