Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Cuma, Aralık 31

Yeni yıla girmek için hazırlığa gerek yok, geçen yıl fazlasıyla girdi zaten...


Bir yeni yılın daha başındayım. Ümitler, hayaller ve yeni aşk beklentileriyle birlikte. Sahi ne çabuk geçti dimi lan geçen sene. Her sene aynı masallarla başlayan bitmek bilmeyen bir kısır döngü içindeyiz. Tüketimin dibine nasıl vurdururum hesabıyla tepemizdeki markaların gazına gelip her sene yılbaşında götümüze sokabildiğimiz kadar ekstreleri sokup saat 00:00 olduğunda hoplayıp zıplıyoruz. Bunu yaparken yeni yılın bize hep iyi şeyler getireceğini hesap ederek yapıyoruz. Hala akıllanmıyoruz. Ama yine de hayat herşeye rağmen yaşamaya değer. Bir arkadaşımın çaresiz bir hastalığa yakalandığı haberini aldım yeni yıla girerken. Bir de onun penceresinden bakalım yeni yıla. Hastanede geçireceği bir yılbaşı ve ilk defa hastanede geçirecek bir yaşıtım var. O halde yaşlanıyormuyum lan acaba? Du bakıyım 26 olmuşum bile çoktan. Ya arkadaşım yeni yıldan tek dileğim arkadaşımın iyileşmesi. Ne yeni yıldan dilemesi ya pusulayı da şaşırdım iyice.! Yüce Rabbim senden tek dileğim arkadaşım bir an önce iyileşsin. Yeni yıla gelince. 2011'in mına koyim size bişey olmasın.!!

Pazar, Aralık 12

Az bile istiyorum.!!


* istiyorum ki herkes birbirinin söylediğine inansın. Öyle bi inansın ki "valla mı?" sorusunu hiç duymıyım. Bu nasıl bi alışkanlıktır arkadaş. Çevremdeki herkes yeminsiz bişeye inanmaz olmuş be.!

* istiyorum ki blog takipçilerindeki "Daha fazla" yazısına her tıkladığımda yeni bi kişi takip etmeye başlasın. O linkin takipçilerin devamını göstermek için konduğunu hala kabullenemiyorum tıklıyorum daha fazla kişi gelsin diye...

* istiyorum ki pazartesi günü olduğunda şirkette ilk yarım saat hatta bir saat "dün nasıl geçirdiler size, şampiyon kim olur" muhabbetinin bayanlar dahil olmak üzere yasaklanmasını. Beşiktaşlı olmamın bu konuyla hiç alakası yok.

* istiyorum ki önümüzdeki ay zam ayı olduğu için patronum beni çağırsın "yiğit 100'lerce kişiyle çalıştım ama senin gibi eleman görmedim. maaşına % 70 zam yapıyorum" desin. Bi kere de desin ulan.

* istiyorum ki senelik iznimde bu yaz güney yarım küreye ineyim sonra bi daha da dönmiyim buralara. Amma stratejik bi bölgede yaşıyomuşum be arkadaş çilesi bitmez, derdi bitmez, savaşı bitmez.!

* istiyorum ki arabamı benzinciye götürdüğümde ne kadar abi cevabına "fulle koçum görmüyomusun cüzdanı" diyebileyim.

* istiyorum ki eve gittiğim zaman play stationum bi kere de müsait olsun kasıla kasıla oyunumu oynayabileyim. Yok ama yok.! Her zaman biri var:))

Daha çok şeyler istiyorum ama şimdilik bu kadarı yeter...

Cumartesi, Aralık 11

Üşüyorum ödünç ver ellerini...!


-Evlendirme programına çıksam kaç tane talibim çıkar lan benim
-Kim ne yapsın lan seni
-Ne diyosun kızım sen, ben bi çıksam varya halk ayaklanma çıkarır ondan çıkmıyorum o programlara.
-Esas ben çıksam ayaklanma çıkar.
-Hele bi çık gebertirim lan seni.
-Çıkıcam işte çıkıcam çıkıcam.!
-Sen çıkarsan ben de çıkarım.
-Çıkalım birbirimize talip olalım o zaman...
Evet Kadriyemle dün akşam bunları konuştuk:))

Tnydn unutmadan.! Buz gibi bir istanbul günündeyim. Hani g.tüm dondu dersin ya çok üşüdüğün zaman heh işte bu sabah öyle uyandım abi. Gece nasıl bi uyuduysam uyandığımda ne yorgan kalmış ne battaniye üstümde. Tepinerek yatmakta yeni adet oldu bende arkadaş. Anacım yanımda olsa üstümü örterdi:) (Büyü artık be Yiğit büyü) Annemin yanımda olmadığı aklıma hep sonradan geliyo. Ne diyodum. Lan bu ne soğuk. Uzunca bir aradan sonra ilk defa işe gitmemeyi bu kadar çok istedim arkadaş. Netice de eşşek gibi geldim yine işyerine ayrı konu:) Herkese iyi haftasonları. Grşrz inşallah:)

Pazartesi, Aralık 6

Bitmeyen Hikaye..


Dün akşam Kadriyem anlattı bunu bana. Sinir bozucu ve bir o kadar da komik geldi. Seninle de paylaşmak istedim;

"Kadının telefonu çalar telefondaki patronudur. "Bu haftasonu seninle birlikte bir toplantıya katılıcaz ona göre hazırlıklı ol" der. Kadın hemen kocasını arar ve "Haftasonu evde olamayacağım hayatım, haberin olsun" der. Kadının kocası hemen telefona sarılır, sevgilisini arar ve "Haftasonu karım evde olmayacak, seni bekliyorum" der. Sevgilisi hemen kızını arar ve "Haftasonu dedene söyle bize gelsin, benim dışarda işlerim var" der. Sevgilisinin kızı dedesini arar ve " Dede annem evde olmayacak haftasonu bize gel lütfen" der. Dedesi kabul eder ve sekreterini arayarak "Haftasonu toplantısını iptal ediyoruz." der. Bunu duyan kadın kocasını arar ve "Haftasonu toplantısı iptal oldu evde olucam" der. Adam hemen sevgilisini arar ve "Haftasonu karım evde olacakmış gelme sakın" der. Sevgilisi kızını arar ve "Dedeni ara gelmesine gerek kalmadı" der. Dedesi torunundan haberi alınca tekrar sekreterini arar ve "Haftasonu toplantıya katılıyoruz" der. Kadın kocasını arar, kocası sevgilisini arar, sevgilisi kızını arar, kızı dedesini arar, dedesi sekreterini arar, sekreter kocasını arar. Ve bitmek bilmeyen bu durum sonsuza kadar devam eder. Ne kadar birbirine zincirleme bağlı dimi? Ben böyle ilişkinin .!

Cumartesi, Aralık 4

Bu yazı sadece davetli okuyuculara açıktır.!

Gnydn!

Bloglar içinde sadece davetli okuyuculara açık mesajı aldığım zaman acayip meraklanıyorum arkadaş. İçerde sanki sonsuzluğun şifresi varmışta beni bunun dışında bırakıyorlarmış gibi geliyo. Ve içeri giremediğim için kendimi 18 yaşının altında eğlence mekanı kapısında bekleyen veletler gibi hissediyorum. Harbiden ya acayip gizemli bi mesaj bana göre. Nar'ım balım peteğim blogunu sadece davetli okuyuculara ayarlamış bunu yapmakla kalmamış utanmadan beni davette etmemiş. İçerde neler dönüyo acayip merak ediyorum:)) Ne çeviriyon Nar'ım sen oralarda acayip meraklardayım..!!

Ve мєLєк γiğiт beni blog oscarlarında ödüllendirmiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum.:) Acayip havalar giriyorum lan böyle ödül falan alınca. Sanarsın kitabı milyonlar satmış bi yazarım. Hatta çıkıp basın açıklaması yapasım geliyo. Ama sonra toparlıyorum..

Bende bu ödülü Nar'ıma, Beyaz Büyü'me, Voodoo-ing'e, ayşa'ya, ' პhlἶ ῆმz'a, ! Hayallerin Peşinde Koşan Kız'a , sanitabant'a gönderdim gitti. Yiğit kaçar. Yarın pazar, ancak toparlanırım:)

Cuma, Aralık 3

Keşke arabam gibi etrafımdakileride modifiye ettirebilsem..!!

Miribi diğer yarım. Miribi kelimesini söylerken ağzını büzüştürüyosun ya. İşte o lafı Kadriyem söylerken yüzünün aldığı şekli görsen ulan dersin lanet olsun bu kelimeye. Bana herşey Kadriyemi hatırlatıyor dimi? Evet. Ulan kazayla bigün kıçıma tekmeyi vursa göt gibi ortada kalırım. Nolur terketme beni Kadriyem.! :)

Konuya yine Kadriyeyle girdim:) Kadriyem Ben ve Murat arabamı gelin arabası gibi süslüyoruz bu aralar. Hani eskiden telli karaşimşek arabalar vardı. Onlardan alırdın bayramda biriktirdiğin paralarla. Sonra onun her santimetrekaresine incik boncuk pullar takar, en son ön camın üstüne denk gelen yere bi iğne saplardın oraya da bi tane kurdela bağlardın ya aha işte aynen o vaziyette süslüyoruz arabamı. Bu aralar modifikasyonla kafayı yedik aga. Audi A3 tamamen şeklini kaybetmeye başladı. İlk başta sadece motor sesini değiştircektik hesapta ama arka tampon ön tampon derken yavaş yavaş arabam bambaşka bi hal almaya başladı. Bu konuda benden fikirlerini eksik etmeyen Murat'ıma çok çok selam ederim. Lan Murat siktimin modifikasyonu madem bu kadar tehlikeli boyutta saplantı yapıyodu ne diye bulaştırdın lan beni bu işe. Abi acayip masraflı bi olay. Bi de her yaptığın değişikliği ruhsata ekletmen gerekiyo. İşin en kötü tarafıysa her çevirmede banko çevriliyo olman. "Heh modifiyeli bi araba geldi alın sağa bunu arayın her yerini kesin serseridir" muamelesinden artık bıktım usandım. Abi ben işinde gücünde kariyerinin zirvesinde bi adamım ve bu işi sırf hobi olarak yapıyorum. Nolur artık benimle uğraşmasınlar.

Ve unutmadan uzaklarda biryerlerde beni unuttuklarını düşünmeye başladığım ailem. Artık benim öldüğüme kanaat getirdiler sanırım ne arayıp ne soruyolar. Noluyoz arkadaş. Size hiç olmadığı kadar muhtaç oğlunuz Yiğit ufak bir ilgi ışığınızı bekliyor buralarda. Nolur artık biraz ilgi..

Çarşamba, Aralık 1

Aşık olmak güzel de şu sınavlar olmasa...


İyi geceler yavru ceylanım. Geçen pazar yine her pazarki gibi sıkıldım istanbulda, moralim bozuk, ceyran kesik, hele bir de KPSS sınavı varmış ya çok yazık.

KPSS. ismi çok kulağa hoş geliyo. Söylerken bile büyüleniyo insan. Hakkatten lan ne güzel bi sınav adı bu:) Kadriyemin bu pazar günü sınavı vardı. Baktı ki el işinde habire sapıklarla mücadele etmek zorunda kalıyo, bende patronlarının ağzını burnunu kırmak zorunda kalıyorum Kadriyem Kamuya girmeye karar verdi. Harbiden bak soktumun özel sektöründe ne kadar abaza varsa almış sazı eline, güzel bi kız işe başlayınca aklı sikinde atıyo adamların. Lan bunun bi de diğer tarafı var. Yarın öbür gün bizim kızımızda bi yerde işe başlar diye düşünen yok. Uzun lafın kısası Kadriyemin kafasına girdim. "Yaparsın kızım sen bu işi. Zaten Kamu sensiz bi yarım kalıyo. Bi bankaya attınmı kendini sonrasında gelsin paralar" diye verdim gazı. Ve sınava girdi bitanem. Sınav güzel de beklemesi çok sıkıcı arkadaş.! Saatler geçmek bilmiyo. Elinde çanta otur bi kenarda bekle acayip tuhaf bi durum. Sınavda çantalar falan içeri alınmıyomuş malum. Bir tuvalete gittiğinde beklemekten bir de sınavda beklemekten nefret ediyorum.!

Sınav sonrası her zaman ki gibi nasıl geçti diye sordum bitaneme. Güzel ama emin değilim dedi. Ulan nesi güzel o zaman. Ortam mı güzeldi yani. İçerde ikramlarmı güzeldi. Güzel olan neydi yaa!! Ama sınavdan çıkınca sanki dağları taşları aşmış gibi boynuma sarılması bütün o beklememin verdiği sıkıntıyı sildi süpürdü. Her hali bir başka karmaşık olan bu ilişkimin ilerleyen dönemlerinde sanırım Kadriye'm artık memur olarak boy göstericek. Takım elbise de bi başka güzel gösteriyo prensesimi ya. Eğer kazanırsa ilk takımı benden olacak. Şimdilik aramızda kalsın bu söylediklerim. Bekle bizi KAMU Kadriye'mle birlikte çok yakında sana giricez.!