Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Cuma, Kasım 26

Şapkamı önüme aldım. Düşündüm taşındım. Türk Futbolunun nereye gittiğinin skimde olmadığına karar verdim.!


Ne kadar tuhaf bi ülkede yaşıyoruz değilmi?

Herkes kendi işine gelen haberlerin olduğu kanalları seyrediyor ve işine gelen yorumcuların yorumlarını dinlerken ağızları açık kalıyor. Hani bi kaç tane farklı düşünen program izleyipte ya bu adamın derdi neymiş acaba diye merak eden yok. Hatta böyle bişeye yanlışlıkla denk gelenler hemen program sunucusundan konuğuna kadar ağzına ne gelirse saydırıp kanalı değiştiriyor. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi gerizekalı ve hatta vatan haini kendisi gibi düşünen herkesi ulema ve vatansever ilan ediyorlar. Bütün bunların farkında olan çözüm üretmesi gereken spastiklerde kenarda masa hakemleri gibi kim ne kadar vuracak diye bekliyor.

İnan bana son 1 senedir ha darbe oldu ha olacak. Ha asker geldi ha gelecek diye içim korkuyla dolu. Huzursuz olmamak elde değil. Dünkü apartman toplantısında bile 6 kişi birbirine siyaset yüzünden girdi. Savundukları şeyde kendilerine beş para kazandırmayan siyasetçilerin fikirleri. Halbuki savunmaları gereken kendi çocuklarının geleceği. Geçtiğimiz günlerde Türkiye ekonomisiyle ilgili rakamlar gözüme çarptı. 750 milyar dolar gibi bi ekonomiye sahibiz ve bu pastanın adaletli dağılmadığının hepimiz farkındayız. O kadar çok saçma sapan şeylere fanatizm derecesinde saplanmışki büyüklerimiz, pastadan kendilerine düşecek payın gelmediğinin farkında bile değiller. Ya da farkındalar ama aşkla bağlandıkları siyasetçilere laf kondurmama görevini bırakıp kendi haklarını aramaya bir türlü sıra gelmiyor.

Ne kadar aptalız arkadaş ya. Siyaseti bitse futbolu başlar. Futbolu bitse dizi zırvalığı başlar. Hele geçen akşam Bursaspor maçında spikerin dedikleri aklıma geliyor da."Herkes şapkasını önüne alıp düşünmeli. Türkiye Futbolu iyiye gitmiyor". Vay be.! İşim gücüm yok Türk Futbolu nereye gidiyor diye dert etcem. Rıdvan dilmen'in maç sonrası yorumları, evlendirme programları, kim kimle haftasonu nerdeymiş haberleri aç karnını zor doyuran insanların evinde hala reytindte zirve yapıyorsa konuşacak fazlada bişey yok aslında. Demek ki biz böyle çok mutluyuz. Hakettiğimiz yerdeyiz vesselam..!!

Not: Resmin konuyla ne alakası var diceksin. Hiç bi alakası yok. Tatlı kızlar ama ne yalan söliyim:)

Çarşamba, Kasım 24

Hayatımın sifonu bozuldu, Çekiyorum ama eskiler bi türlü gitmiyo.!!

Ensenden yakalarım koççum benim diye sallarım sonra da sanki aradan geçen yıllarda hiç büyümemişsin gibi milletin içinde seni rezil rüsvay eder bırakırım. Yok yaa!! Ne güzel iş lan o öyle. Arkadaşım geçmişimdeki mutlu olduğum hareketler beni artık mutlu etmiyor. Benim hedeflerim artık çok daha büyük. Büyüdüm ben be! Artık istediğim mekana istediğim gibi girebiliyor ve trafik polisi gördüğümde kaçmak yerine yanaşıp inadına adres sorabiliyorum. Hatta artık adres sorma işide kapandı lan. Sen uyurken navigasyon diye bişey icat ettiler. Adamın yuvasına kadar götürüyo gözünü sevdiğim.

Bugün hiç tanımadığımı sandığım ama 15 dk kadar zorlayınca tanıdığımın farkına vardığım o öküzden bahsediyorum. Acayip değişmissin demekten başka bişey diyemedim. Çünkü hakkatten acayip sinirlendim. Aklıma bi zamanlar yaptığımız bişey geldi. O zamanlar okulda çok sinir olduğum Burak diye bi arkadaş vardı. Uyuz olmamın nedeniyse tabiki aynı kıza aşık olmamızdı:) Bigün Yenikapıda gezerken bunu gördüm. Daha doğrusu gördüğümü sanmışım. Hemen yanımda dengesizlikte sınır tanımayan bi arkadaşım var tabi. Herkesin okulda böyle arkadaşları vardır:) Saldım bunu üstüne. Git dedim dal şuna:) Yaklaştı yanına ama ne yaklaşma. Çat diye yapıştırdı ensesine. "Naber lan o.ç. Okulda görüşemiyoruz hiç. Özledim lan seni" diye. Çocukta yanlış adam çıktı. Bunlar bi girdi birbirine.Ayırana kadar canımız çıktı. Sanırım o hareketlerin diyetini ödüyorum:))

Gelelim artık neyin beni mutlu ettiğine. Misal; Böyle havuzlu bi villam olsun, kapısında mercedesim olsun idi bir zamanlar insanların yaşam amaçları. Ama inan benim böyle hedeflerim yok. Tamamen bana sadık olduğuna inandığım ve sadık kalacağım bir eş adayım var ve çoluk çocuğa karışmak istiyorum artık. Hedefin bundan daha büyüğümü olur. Olmaz adamım olmaz! En azından benim için olmaz! Harbiden yaa evleniyim ben artık:) Evet evet yavaş yavaş yolunu yapmalıyım..

Salı, Kasım 23

Nar'ıma sevgilerle:)

Çok sevdiğim Nar'ım Balım Peteğim bana kutsal bir görev vermiş. Kendisinin görevlerini emir telakki ettiğimden hemmen yerine getiriyorum. En hoşunuza giden resimlerden bitane seçip değerlendirmem söylenmişki bu konuda geçen sene yapılan yarışmada ilk 5'te olduğumu söylememe gerek yok sanırım.! Gelelim resmimize ve yorumlarımıza;

Bu fotoğrafı seviyorum çünkü; her baktığımda Kadriye'mi görüyorum. Zaten o yüzden blogumda da duruyor. Kadriyeyi ne kadar sevdiğimi anlatmama gerek yok sanırım:) Bir afiş olsa bana göre "BİLİNENİN AKSİNE EN ETKİLİ KURŞUN GÖZLERDEN ÇIKAR." olabilirdi. Tedavisi mümkün olmayan bir vuruş bu. Her baktığımda beni vuruyor ve tekrar aşık oluyorum. Ve ben bu resmi çeken kişiyim her ne kadar gerçek hayat bunu teyit etmiyor olsa da. Bundan sonraki resim ise sanırım çok büyük bir ihtimalle Kadriye'm ben ve Çocuğumuzun resmi olacak:)

Meleğim'den Şiirler:)

Günlerden hangi gündü bilmiyorum
Ama bir kış günüydü
Dışarısı soğuktu
Sen ise içimi ısıtmıştın
Bir kış gününde..
Yaramaz tatlı bir çocuktun sanki
Yüreğin sıcak ve içten
Sevilesi bir çocuk..
Adın ne diye sordum
Yiğit dedin
Aslan parçası bir yiğitmişsin meğer
Tanıdıkça seviyor insan seni
Ruhumun neşesi
Dertlerimin sırdaşı da oldun
Kızgınlıklarm da oldu sana,
Özlemlerimde oldu
Kimi gün şakalaştık
Kimi gün hüzünlendik
Kimi gün kalp kırdıkAma hep sevdik..
İyiki tanımışım seni, iyiki varsın
Sevmeye doyamadığım
Sevginin değerini bilen yakışıklıma
BİRİCİK YİĞİDİME
Sevgilerimle

Cumartesi, Kasım 20

...


Ah be Kadriye'm. Ah be canım. O kadar üzüyorsunki beni. Ama kendimce çok sert yapımdan sana belli edemiyorum. O koskoca gözlerini o koskoca kafanı parça parça etmek istiyorum bazen ama kıyamıyorum. Gerçekten yaa seni bazen tekme tokat dövmek istiyorum. Hani bi hikaye var o geliyo aklıma. Sensiz yapamıyor olmamın nedenini en güzel bu hikaye anlatıyor galiba.. Ulan hastalığa benzetiyor olduğumu bi duysa gebertir beni:)) Sen benim canımsın canımmm..!!

-Geçmiş zamanda adamın birine bi hastalık musallat olmuş. Adam yataktan kalkamaz hale gelmiş artık ağrılardan. İyice cansız bi deri bi kemik olmuş. Hastalık adamın bu haline o kadar çok acımış ki ve adamın bedenini terk etmeye karar vermiş. O uyurken bedeninden çıkmış ve karşısına geçip uyanmasını beklemeye başlamış. Adam uyandığından karşısında daha önce hiç görmediği bu canlıyı görünce "Sen'de kimsin!" diye sormuş. Hastalıkta "Ben sana senelerdir acılar çektiren hastalığınım, artık seni rahat bırakmaya karar verdim" demiş. Adam hemen hastalığın ayaklarına kapanmış ve ağlamaya başlamış."Aman beni terk etme. Seni senelerdir taşıyorum. Huyunu biliyorum, suyunu biliyorum. Ne zaman azalırsın, ne zaman çoğalırsın. Neleri yapmalıyım, neleri yapmamalıyım artık hepsini öğrendim. Şimdi sen gidersen senin yerine başka bi hastalık gelir. Çaresini bilmediğim dilinden anlamadığım hastalıklarla beni uğraştırma. Gel yerine geri dön" demiş.

Unutmadan burdan Özlem'e seslenmek istiyorum. Boyun devrilsin Özlem:)) Ulan dünya tersine döndü ya. Özlem'i de kaybetmişiz:))))))

Pazartesi, Kasım 15

Bayramda tatilemi gidilir yoksa akraba ziyaretinemi.?


Açıkçası ailemden aldığım talimatlara göre akrabalarımı ziyaret etmeliyim, ama içimdeki ses bana uzaklara gitmem gerektiğini söylüyor. Bu bayram bi değişiklik yapıp dublör kullanmayı planlıyorum. Aslında öyle bişey olsa ne güzel olur dimi yaa. Bastırsam parayı (ki para bok gibidir söylemesi ayıp) adresleri versem tek tek "gitceksin bunlarla görüşceksin bayram sonrası bana rapor olarak sunacaksın" desem. Nasıl olur sence? Ne dersin hoş olmaz mı? Ama olmaz herhalde yaa. Keşke olaydı be kuzen. İnan varya bayram geldiğinde en çok daraldığım şey ziyaretlerdeki gereksiz sohbetler. İşin yoksa git Çanakkale'ye. Vay be kocaman olmuşsun, heyt be amcasının yiğit'i, gelin bakıyım bi güleşinde görelimler...

Diğer taraftan dini olarak baktığımızda dinimiz akraba ziyaretini emrediyor. Ben bu ikilemde ailemin talimatlarından çok dini açıdan bakarak yine akrabalarımı ziyaret etmeye gidicem. Başka hayırlı bi işim yok en azından bunu yapıyım be abi. Evet yaa ne kadar hayırsız bi adamım ben.! Ama düzelicem arkadaş. Düzelmemi dileyen herkesin dualarını bekliyorum. Hepinize hayırlı bayramlar diliyorum. Bayramdan sonra ya gelirim ya gelmem. Kimseye söz vermiş olmayalım:)

Cuma, Kasım 12

Hani bi kilim yeter.!'di.Bak bi skim yetmiyo işte..


Sevmişte, çok sevmişte yapamazmışta, yanımda olsun yetermişte. Hadi lan bırakın bu ayakları. O eskidenmiş. Ulan murat'la sözlüsünün sözünde bulundum. Aynen kurban pazarlığı gibi. Ne alırsın, ne verirsin. Kaç tane takarsın. Takmazsan iki elim yakanda olur. vs.vs..

Gelin olacak kızların ailelerini anlıyorum. Kızının geleceğini sağlama almaya çalışıyorlar kendilerince. Ama sonuç olarak evlendiği zaman o takıları gerektiğinde zart diye bozduruyolar zaten. Ve ayrıca sadece aile değil. Sözlüsü maşallah o olsun bu olsunla çocuğu daraltmışta daraltmış. Garibim Murat'ım napsın çekmiş çekmiş kafayı gelmiş akşam bana. Napcam yiğit ben. nasıl yapcam. Ulan oğlum sözlenirken banamı sordun da çözüm için bana geliyosun dedim. Bastım tekmeyi aga. Üzerime vazife olmayan işlerde 78 siktirgit gücünde oluyorum.!

Bir kilim yetmez sevgilim. Reklamlarda seni kekliyolar haberin olsun:)

Çarşamba, Kasım 10

Sevdiklerimle kavga ettiğimde idam sehpama tekme atacak kadar kendimden nefret ediyorum..!!


"Su gördüm düşümde karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu."

Karanlıktı ve sen yanımda yoktun.!!

Dün gece bu sözleri sayıklaya sayıklaya uykuya daldım. Bunu yapmaktaki tek amacım yanımda olmasını istediğim kişiyi rüyamda görmekti. Heee bi halta yaradımı diyecek olursan yaramadı tabi. Rüyalarıma hükmetmeyi o kadar çok isterdim ki. Ama görmek istediklerimi değil görmek istemediklerimi gördüm dün gece hep. Mahalle bakkalımızı bile gördüm ama Kadriye'yi göremedim.

Bi kaç kere uyandım. Son uyandığımda saat 4:15'ti. Kavgalı olduğum Kadriye'yi aradım ve "Seni çok seviyorum lan" dedim. O da "ne diyon Yiğit gecenin bi yarısı" dedi. "Seni sevdiğimden bahsediyorum" dedim. "Bende seni seviyorum ama uykum var" dedi ve kapattı. Uykudan uyanınca bi başka çekilmez oluyo Kadriye'm. Yoktan sebepler yüzünden kavga ediyor olsakta hayatımın vazgeçilmezlerinden biri.

Hemen hemen bütün arkadaşlarımız evlenmemiz gerektiğini düşünse bile biz halen bu konuda bi karar vermiş değiliz. Sebebi ise benim fazla rahat olmam. Ama şu bi gerçek onunla kavga ettiğimde asla rahat edemiyorum. Barışana kadar dünya bana dar geliyor. Ve dün gece aramamdaki sebep galiba bencilliğim. Ondan çok kendimi rahatlatmak için aradım. Ve sanırım işe yaradı. Bu sabah dün sabahtan daha güzel...

Pazartesi, Kasım 8

Hayat eskiden yüzüne bakmadığın hatunları seneler sonra bomba gibi karşına çıkaracak kada acımasız..!!


"Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner"..

Bu lafı benim beynime kazıyan şeyin "Kolpaçino" gibi saçma sapan bi film olduğunu söylesem inanırmısın? Elbette inanırsın. Sonuçta aynı yolun yolcusuyuz. İşte böyle böyle bilgi dağarcığımızı geliştiriyoruz da farkında değiliz aslında. Neyse şimdi konu bilgi dağarcığım değil abicim. Konuyu dağıtmıyım.

Az önce kimi gördüm biliyomusun? Özlemi gördüm. Evet evet 7nci sınıfta bana aşık olan ama benim kendimi bi bok zannedip dönüpte yüzüne bakmadığım özlem varya. heh işte onu gördüm.

Özlem çok güzel diyebileceğim bi kız değildi o zamanlar. Çalışkandı ama bende çalışkandım. Her soruya "örtmenim, örtmenim" diye zıplayacak kadar çalışkandı hemde. Bir gün müzik dersindeydik. Tahtaya kalkıp bi şarkı söyledi. Ve şarkıyı bitirdikten sonra "bu şarkıyı Yiğit'e armağan ediyorum" demişti. Zamanın romantik şarkılarından biri işte. O kadar iplemediğim için şarkıyı bile hatırlamıyorum şimdi. Yoksa hiç unuturmu insan ciddiye aldığı birinin kendisine armağan ettiği şarkıyı. Sonra konuştuğumuzda bana aşık olduğunu söylemiş ama ben pek ciddiye almamıştım. O zamanlar tabi tuzum kuru. Diğer sınıflardan (bi de 8nci 9ncu sınıftan) her ay ayrı bi kızla çıktığımdan dolayı yüz vermemiştim Özlem'e. O ise bugünü bekler gibi sessiz sedasız aşkını kalbine gömmüştü sanırım.

Uzun lafın kısası o Özlemi gördüm. Arabamı park ettim tam. O da park ediyodu arabasını. Derken "Yiğit naber" diye bi ses duydum. Döndüm arkamı "Tanıyamadım pardon" dedim. "Özlem ben hatırlamadın mı" dedi. "Hatırla ulan hatırla, böylesi bi güzelliği nasıl unutursun" diye yiyorum kendimi ama hatırlayamıyorum. Sonrasında hatırlattı kendini. Nerlerdesin napıyosun falan yarım saat oturduk bi yerlerde konuştuk. Valla abi bana yüz verirmi bu saatten sonra bilmem ama uzun zamandır bu kadar keyifli bi sohbet etmemiştim kimseyle. Telefonlarımızı verip ayrıldık. Haftasonu ya da bayramda görüşelim dedim. "Bakarız" der gibi baktı ama ümidim var abi. Gülüşü hala gözlerimin önünde. Artık bi kaç gece rüyalarıma da girer. Napmışım ben be arkadaş! Neyse en azından ümidim var. Gerekirse karşısına dikilir bi şarkıda ben söylerim ödeşiriz. Özlem duy sesimi özlem. Pişmanım...

Pazar, Kasım 7

Hiçbişey yazasım yok diye 40 kere dersen öyle olurmuş..!!


Uzun zaman oldu farkındayım ama napabilirim? napalım olum sende biraz başının çaresine bak yaa.!! Bugün ben burdayım yarın yok olabilirim. Hayatını birilerine bağlı geçirmeyi tercih etmeseydin sende.!

Evet arkadaş 23 Haziran'dan bu yana hayatımda neler değişti neler bi bilsen. 5 ayda 5 yıllık birikmiş değişimi yaşadım. Yeniden işimi değiştirdim. En son iş görüşmemde ilanda aynen şöyle yazıyordu. "Finansal tecrübesi bulunan, tercihen iktisat fakültesi mezunu tecrübeli eleman aranıyor". Gittim tabi "ahha aradığım şey, işte beni tarif eden bir yer nihayet!" nidalarımla birlikte. Görüştük ettik falan filan. Ukalaca mülakatlar. Bekleme salonunda beklerken gelip geçenlerin gıcık gıcık bakışları altında yarım saat geçen süre. ve söz en sevdiğim yere geldi. Tabiki maaş konusuna. 800 tl demesinmi pezevenk. Ulan o kadar deneyime vereceğin para bu mu? Yoksa şirketin finansal sorunları çözmek için gerekli kaynağı maaşlardan keserekmi buluyor" diyesim geldi ama diyemedim..!! neyseki sonraki görüşmeye gittiğim yer daha mantıklı çıktı. Benim gibi bi adamı kaçırmanın neler kaybettireceğinin farkına vardı ve bana 1.450,00 tl başlangıç maaşı teklif ettiler. Bende kabul ettim. Etmesemiydim napsaydım?:)) Ve yeni arkadaşlarım gayet iyiler. Hayırlısı inşallah.

Artık ara ara yine görüşücez abicim. Gözlerinden öperim. Adam ol. Gelene gidene mukayet ol. Yokluğumu fazla belli etme..