Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Cuma, Aralık 31

Yeni yıla girmek için hazırlığa gerek yok, geçen yıl fazlasıyla girdi zaten...


Bir yeni yılın daha başındayım. Ümitler, hayaller ve yeni aşk beklentileriyle birlikte. Sahi ne çabuk geçti dimi lan geçen sene. Her sene aynı masallarla başlayan bitmek bilmeyen bir kısır döngü içindeyiz. Tüketimin dibine nasıl vurdururum hesabıyla tepemizdeki markaların gazına gelip her sene yılbaşında götümüze sokabildiğimiz kadar ekstreleri sokup saat 00:00 olduğunda hoplayıp zıplıyoruz. Bunu yaparken yeni yılın bize hep iyi şeyler getireceğini hesap ederek yapıyoruz. Hala akıllanmıyoruz. Ama yine de hayat herşeye rağmen yaşamaya değer. Bir arkadaşımın çaresiz bir hastalığa yakalandığı haberini aldım yeni yıla girerken. Bir de onun penceresinden bakalım yeni yıla. Hastanede geçireceği bir yılbaşı ve ilk defa hastanede geçirecek bir yaşıtım var. O halde yaşlanıyormuyum lan acaba? Du bakıyım 26 olmuşum bile çoktan. Ya arkadaşım yeni yıldan tek dileğim arkadaşımın iyileşmesi. Ne yeni yıldan dilemesi ya pusulayı da şaşırdım iyice.! Yüce Rabbim senden tek dileğim arkadaşım bir an önce iyileşsin. Yeni yıla gelince. 2011'in mına koyim size bişey olmasın.!!

Pazar, Aralık 12

Az bile istiyorum.!!


* istiyorum ki herkes birbirinin söylediğine inansın. Öyle bi inansın ki "valla mı?" sorusunu hiç duymıyım. Bu nasıl bi alışkanlıktır arkadaş. Çevremdeki herkes yeminsiz bişeye inanmaz olmuş be.!

* istiyorum ki blog takipçilerindeki "Daha fazla" yazısına her tıkladığımda yeni bi kişi takip etmeye başlasın. O linkin takipçilerin devamını göstermek için konduğunu hala kabullenemiyorum tıklıyorum daha fazla kişi gelsin diye...

* istiyorum ki pazartesi günü olduğunda şirkette ilk yarım saat hatta bir saat "dün nasıl geçirdiler size, şampiyon kim olur" muhabbetinin bayanlar dahil olmak üzere yasaklanmasını. Beşiktaşlı olmamın bu konuyla hiç alakası yok.

* istiyorum ki önümüzdeki ay zam ayı olduğu için patronum beni çağırsın "yiğit 100'lerce kişiyle çalıştım ama senin gibi eleman görmedim. maaşına % 70 zam yapıyorum" desin. Bi kere de desin ulan.

* istiyorum ki senelik iznimde bu yaz güney yarım küreye ineyim sonra bi daha da dönmiyim buralara. Amma stratejik bi bölgede yaşıyomuşum be arkadaş çilesi bitmez, derdi bitmez, savaşı bitmez.!

* istiyorum ki arabamı benzinciye götürdüğümde ne kadar abi cevabına "fulle koçum görmüyomusun cüzdanı" diyebileyim.

* istiyorum ki eve gittiğim zaman play stationum bi kere de müsait olsun kasıla kasıla oyunumu oynayabileyim. Yok ama yok.! Her zaman biri var:))

Daha çok şeyler istiyorum ama şimdilik bu kadarı yeter...

Cumartesi, Aralık 11

Üşüyorum ödünç ver ellerini...!


-Evlendirme programına çıksam kaç tane talibim çıkar lan benim
-Kim ne yapsın lan seni
-Ne diyosun kızım sen, ben bi çıksam varya halk ayaklanma çıkarır ondan çıkmıyorum o programlara.
-Esas ben çıksam ayaklanma çıkar.
-Hele bi çık gebertirim lan seni.
-Çıkıcam işte çıkıcam çıkıcam.!
-Sen çıkarsan ben de çıkarım.
-Çıkalım birbirimize talip olalım o zaman...
Evet Kadriyemle dün akşam bunları konuştuk:))

Tnydn unutmadan.! Buz gibi bir istanbul günündeyim. Hani g.tüm dondu dersin ya çok üşüdüğün zaman heh işte bu sabah öyle uyandım abi. Gece nasıl bi uyuduysam uyandığımda ne yorgan kalmış ne battaniye üstümde. Tepinerek yatmakta yeni adet oldu bende arkadaş. Anacım yanımda olsa üstümü örterdi:) (Büyü artık be Yiğit büyü) Annemin yanımda olmadığı aklıma hep sonradan geliyo. Ne diyodum. Lan bu ne soğuk. Uzunca bir aradan sonra ilk defa işe gitmemeyi bu kadar çok istedim arkadaş. Netice de eşşek gibi geldim yine işyerine ayrı konu:) Herkese iyi haftasonları. Grşrz inşallah:)

Pazartesi, Aralık 6

Bitmeyen Hikaye..


Dün akşam Kadriyem anlattı bunu bana. Sinir bozucu ve bir o kadar da komik geldi. Seninle de paylaşmak istedim;

"Kadının telefonu çalar telefondaki patronudur. "Bu haftasonu seninle birlikte bir toplantıya katılıcaz ona göre hazırlıklı ol" der. Kadın hemen kocasını arar ve "Haftasonu evde olamayacağım hayatım, haberin olsun" der. Kadının kocası hemen telefona sarılır, sevgilisini arar ve "Haftasonu karım evde olmayacak, seni bekliyorum" der. Sevgilisi hemen kızını arar ve "Haftasonu dedene söyle bize gelsin, benim dışarda işlerim var" der. Sevgilisinin kızı dedesini arar ve " Dede annem evde olmayacak haftasonu bize gel lütfen" der. Dedesi kabul eder ve sekreterini arayarak "Haftasonu toplantısını iptal ediyoruz." der. Bunu duyan kadın kocasını arar ve "Haftasonu toplantısı iptal oldu evde olucam" der. Adam hemen sevgilisini arar ve "Haftasonu karım evde olacakmış gelme sakın" der. Sevgilisi kızını arar ve "Dedeni ara gelmesine gerek kalmadı" der. Dedesi torunundan haberi alınca tekrar sekreterini arar ve "Haftasonu toplantıya katılıyoruz" der. Kadın kocasını arar, kocası sevgilisini arar, sevgilisi kızını arar, kızı dedesini arar, dedesi sekreterini arar, sekreter kocasını arar. Ve bitmek bilmeyen bu durum sonsuza kadar devam eder. Ne kadar birbirine zincirleme bağlı dimi? Ben böyle ilişkinin .!

Cumartesi, Aralık 4

Bu yazı sadece davetli okuyuculara açıktır.!

Gnydn!

Bloglar içinde sadece davetli okuyuculara açık mesajı aldığım zaman acayip meraklanıyorum arkadaş. İçerde sanki sonsuzluğun şifresi varmışta beni bunun dışında bırakıyorlarmış gibi geliyo. Ve içeri giremediğim için kendimi 18 yaşının altında eğlence mekanı kapısında bekleyen veletler gibi hissediyorum. Harbiden ya acayip gizemli bi mesaj bana göre. Nar'ım balım peteğim blogunu sadece davetli okuyuculara ayarlamış bunu yapmakla kalmamış utanmadan beni davette etmemiş. İçerde neler dönüyo acayip merak ediyorum:)) Ne çeviriyon Nar'ım sen oralarda acayip meraklardayım..!!

Ve мєLєк γiğiт beni blog oscarlarında ödüllendirmiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum.:) Acayip havalar giriyorum lan böyle ödül falan alınca. Sanarsın kitabı milyonlar satmış bi yazarım. Hatta çıkıp basın açıklaması yapasım geliyo. Ama sonra toparlıyorum..

Bende bu ödülü Nar'ıma, Beyaz Büyü'me, Voodoo-ing'e, ayşa'ya, ' პhlἶ ῆმz'a, ! Hayallerin Peşinde Koşan Kız'a , sanitabant'a gönderdim gitti. Yiğit kaçar. Yarın pazar, ancak toparlanırım:)

Cuma, Aralık 3

Keşke arabam gibi etrafımdakileride modifiye ettirebilsem..!!


Miribi diğer yarım. Miribi kelimesini söylerken ağzını büzüştürüyosun ya. İşte o lafı Kadriyem söylerken yüzünün aldığı şekli görsen ulan dersin lanet olsun bu kelimeye. Bana herşey Kadriyemi hatırlatıyor dimi? Evet. Ulan kazayla bigün kıçıma tekmeyi vursa göt gibi ortada kalırım. Nolur terketme beni Kadriyem.! :)

Konuya yine Kadriyeyle girdim:) Kadriyem Ben Yusuf ve Murat arabamı gelin arabası gibi süslüyoruz bu aralar. Hani eskiden telli karaşimşek arabalar varmış. Onlardan alırmışsın bayramda biriktirdiğin paralarla. Sonra onun her santimetrekaresine incik boncuk pullar takar, en son ön camın üstüne denk gelen yere bi iğne saplarmış oraya da bi tane kurdela bağlarmışsın ya aha işte aynen o vaziyette süslüyoruz arabamı. Bu aralar modifikasyonla kafayı yedik aga. Audi A3 tamamen şeklini kaybetmeye başladı. İlk başta sadece motor sesini değiştircektik hesapta ama arka tampon ön tampon derken yavaş yavaş arabam bambaşka bi hal almaya başladı. Bu konuda benden fikirlerini eksik etmeyen Murat'ıma çok çok selam ederim. Lan Murat siktimin modifikasyonu madem bu kadar tehlikeli boyutta saplantı yapıyodu ne diye bulaştırdın lan beni bu işe. Abi acayip masraflı bi olay. Yusuf'un yaptığı tek şey engel olmaya çalışmak:)) Bi de her yaptığın değişikliği ruhsata ekletmen gerekiyo. İşin en kötü tarafıysa her çevirmede banko çevriliyo olman. "Heh modifiyeli bi araba geldi alın sağa bunu arayın her yerini kesin serseridir" muamelesinden artık bıktım usandım. Abi ben işinde gücünde kariyerinin zirvesinde bi adamım ve bu işi sırf hobi olarak yapıyorum. Nolur artık benimle uğraşmasınlar.
Ve unutmadan uzaklarda biryerlerde beni unuttuklarını düşünmeye başladığım ailem. Artık benim öldüğüme kanaat getirdiler sanırım ne arayıp ne soruyolar. Noluyoz arkadaş. Size hiç olmadığı kadar muhtaç oğlunuz Yiğit ufak bir ilgi ışığınızı bekliyor buralarda. Nolur artık biraz ilgi..

Çarşamba, Aralık 1

Aşık olmak güzel de şu sınavlar olmasa...


İyi geceler yavru ceylanım. Geçen pazar yine her pazarki gibi sıkıldım istanbulda, moralim bozuk, ceyran kesik, hele bir de KPSS sınavı varmış ya çok yazık.

KPSS. ismi çok kulağa hoş geliyo. Söylerken bile büyüleniyo insan. Hakkatten lan ne güzel bi sınav adı bu:) Kadriyemin bu pazar günü sınavı vardı. Baktı ki el işinde habire sapıklarla mücadele etmek zorunda kalıyo, bende patronlarının ağzını burnunu kırmak zorunda kalıyorum Kadriyem Kamuya girmeye karar verdi. Harbiden bak soktumun özel sektöründe ne kadar abaza varsa almış sazı eline, güzel bi kız işe başlayınca aklı sikinde atıyo adamların. Lan bunun bi de diğer tarafı var. Yarın öbür gün bizim kızımızda bi yerde işe başlar diye düşünen yok. Uzun lafın kısası Kadriyemin kafasına girdim. "Yaparsın kızım sen bu işi. Zaten Kamu sensiz bi yarım kalıyo. Bi bankaya attınmı kendini sonrasında gelsin paralar" diye verdim gazı. Ve sınava girdi bitanem. Sınav güzel de beklemesi çok sıkıcı arkadaş.! Saatler geçmek bilmiyo. Elinde çanta otur bi kenarda bekle acayip tuhaf bi durum. Sınavda çantalar falan içeri alınmıyomuş malum. Bir tuvalete gittiğinde beklemekten bir de sınavda beklemekten nefret ediyorum.!

Sınav sonrası her zaman ki gibi nasıl geçti diye sordum bitaneme. Güzel ama emin değilim dedi. Ulan nesi güzel o zaman. Ortam mı güzeldi yani. İçerde ikramlarmı güzeldi. Güzel olan neydi yaa!! Ama sınavdan çıkınca sanki dağları taşları aşmış gibi boynuma sarılması bütün o beklememin verdiği sıkıntıyı sildi süpürdü. Her hali bir başka karmaşık olan bu ilişkimin ilerleyen dönemlerinde sanırım Kadriye'm artık memur olarak boy göstericek. Takım elbise de bi başka güzel gösteriyo prensesimi ya. Eğer kazanırsa ilk takımı benden olacak. Şimdilik aramızda kalsın bu söylediklerim. Bekle bizi KAMU Kadriye'mle birlikte çok yakında sana giricez.!

Cuma, Kasım 26

Şapkamı önüme aldım. Düşündüm taşındım. Türk Futbolunun nereye gittiğinin skimde olmadığına karar verdim.!


Ne kadar tuhaf bi ülkede yaşıyoruz değilmi?

Herkes kendi işine gelen haberlerin olduğu kanalları seyrediyor ve işine gelen yorumcuların yorumlarını dinlerken ağızları açık kalıyor. Hani bi kaç tane farklı düşünen program izleyipte ya bu adamın derdi neymiş acaba diye merak eden yok. Hatta böyle bişeye yanlışlıkla denk gelenler hemen program sunucusundan konuğuna kadar ağzına ne gelirse saydırıp kanalı değiştiriyor. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi gerizekalı ve hatta vatan haini kendisi gibi düşünen herkesi ulema ve vatansever ilan ediyorlar. Bütün bunların farkında olan çözüm üretmesi gereken spastiklerde kenarda masa hakemleri gibi kim ne kadar vuracak diye bekliyor.

İnan bana son 1 senedir ha darbe oldu ha olacak. Ha asker geldi ha gelecek diye içim korkuyla dolu. Huzursuz olmamak elde değil. Dünkü apartman toplantısında bile 6 kişi birbirine siyaset yüzünden girdi. Savundukları şeyde kendilerine beş para kazandırmayan siyasetçilerin fikirleri. Halbuki savunmaları gereken kendi çocuklarının geleceği. Geçtiğimiz günlerde Türkiye ekonomisiyle ilgili rakamlar gözüme çarptı. 750 milyar dolar gibi bi ekonomiye sahibiz ve bu pastanın adaletli dağılmadığının hepimiz farkındayız. O kadar çok saçma sapan şeylere fanatizm derecesinde saplanmışki büyüklerimiz, pastadan kendilerine düşecek payın gelmediğinin farkında bile değiller. Ya da farkındalar ama aşkla bağlandıkları siyasetçilere laf kondurmama görevini bırakıp kendi haklarını aramaya bir türlü sıra gelmiyor.

Ne kadar aptalız arkadaş ya. Siyaseti bitse futbolu başlar. Futbolu bitse dizi zırvalığı başlar. Hele geçen akşam Bursaspor maçında spikerin dedikleri aklıma geliyor da."Herkes şapkasını önüne alıp düşünmeli. Türkiye Futbolu iyiye gitmiyor". Vay be.! İşim gücüm yok Türk Futbolu nereye gidiyor diye dert etcem. Rıdvan dilmen'in maç sonrası yorumları, evlendirme programları, kim kimle haftasonu nerdeymiş haberleri aç karnını zor doyuran insanların evinde hala reytindte zirve yapıyorsa konuşacak fazlada bişey yok aslında. Demek ki biz böyle çok mutluyuz. Hakettiğimiz yerdeyiz vesselam..!!

Not: Resmin konuyla ne alakası var diceksin. Hiç bi alakası yok. Tatlı kızlar ama ne yalan söliyim:)

Çarşamba, Kasım 24

Hayatımın sifonu bozuldu, Çekiyorum ama eskiler bi türlü gitmiyo.!!

Ensenden yakalarım koççum benim diye sallarım sonra da sanki aradan geçen yıllarda hiç büyümemişsin gibi milletin içinde seni rezil rüsvay eder bırakırım. Yok yaa!! Ne güzel iş lan o öyle. Arkadaşım geçmişimdeki mutlu olduğum hareketler beni artık mutlu etmiyor. Benim hedeflerim artık çok daha büyük. Büyüdüm ben be! Artık istediğim mekana istediğim gibi girebiliyor ve trafik polisi gördüğümde kaçmak yerine yanaşıp inadına adres sorabiliyorum. Hatta artık adres sorma işide kapandı lan. Sen uyurken navigasyon diye bişey icat ettiler. Adamın yuvasına kadar götürüyo gözünü sevdiğim.

Bugün hiç tanımadığımı sandığım ama 15 dk kadar zorlayınca tanıdığımın farkına vardığım o öküzden bahsediyorum. Acayip değişmissin demekten başka bişey diyemedim. Çünkü hakkatten acayip sinirlendim. Aklıma bi zamanlar yaptığımız bişey geldi. O zamanlar okulda çok sinir olduğum Burak diye bi arkadaş vardı. Uyuz olmamın nedeniyse tabiki aynı kıza aşık olmamızdı:) Bigün Yenikapıda gezerken bunu gördüm. Daha doğrusu gördüğümü sanmışım. Hemen yanımda dengesizlikte sınır tanımayan bi arkadaşım var tabi. Herkesin okulda böyle arkadaşları vardır:) Saldım bunu üstüne. Git dedim dal şuna:) Yaklaştı yanına ama ne yaklaşma. Çat diye yapıştırdı ensesine. "Naber lan o.ç. Okulda görüşemiyoruz hiç. Özledim lan seni" diye. Çocukta yanlış adam çıktı. Bunlar bi girdi birbirine.Ayırana kadar canımız çıktı. Sanırım o hareketlerin diyetini ödüyorum:))

Gelelim artık neyin beni mutlu ettiğine. Misal; Böyle havuzlu bi villam olsun, kapısında mercedesim olsun idi bir zamanlar insanların yaşam amaçları. Ama inan benim böyle hedeflerim yok. Tamamen bana sadık olduğuna inandığım ve sadık kalacağım bir eş adayım var ve çoluk çocuğa karışmak istiyorum artık. Hedefin bundan daha büyüğümü olur. Olmaz adamım olmaz! En azından benim için olmaz! Harbiden yaa evleniyim ben artık:) Evet evet yavaş yavaş yolunu yapmalıyım..

Salı, Kasım 23

Nar'ıma sevgilerle:)

Çok sevdiğim Nar'ım Balım Peteğim bana kutsal bir görev vermiş. Kendisinin görevlerini emir telakki ettiğimden hemmen yerine getiriyorum. En hoşunuza giden resimlerden bitane seçip değerlendirmem söylenmişki bu konuda geçen sene yapılan yarışmada ilk 5'te olduğumu söylememe gerek yok sanırım.! Gelelim resmimize ve yorumlarımıza;

Bu fotoğrafı seviyorum çünkü; her baktığımda Kadriye'mi görüyorum. Zaten o yüzden blogumda da duruyor. Kadriyeyi ne kadar sevdiğimi anlatmama gerek yok sanırım:) Bir afiş olsa bana göre "BİLİNENİN AKSİNE EN ETKİLİ KURŞUN GÖZLERDEN ÇIKAR." olabilirdi. Tedavisi mümkün olmayan bir vuruş bu. Her baktığımda beni vuruyor ve tekrar aşık oluyorum. Ve ben bu resmi çeken kişiyim her ne kadar gerçek hayat bunu teyit etmiyor olsa da. Bundan sonraki resim ise sanırım çok büyük bir ihtimalle Kadriye'm ben ve Çocuğumuzun resmi olacak:)

Meleğim'den Şiirler:)

Günlerden hangi gündü bilmiyorum
Ama bir kış günüydü
Dışarısı soğuktu
Sen ise içimi ısıtmıştın
Bir kış gününde..
Yaramaz tatlı bir çocuktun sanki
Yüreğin sıcak ve içten
Sevilesi bir çocuk..
Adın ne diye sordum
Yiğit dedin
Aslan parçası bir yiğitmişsin meğer
Tanıdıkça seviyor insan seni
Ruhumun neşesi
Dertlerimin sırdaşı da oldun
Kızgınlıklarm da oldu sana,
Özlemlerimde oldu
Kimi gün şakalaştık
Kimi gün hüzünlendik
Kimi gün kalp kırdıkAma hep sevdik..
İyiki tanımışım seni, iyiki varsın
Sevmeye doyamadığım
Sevginin değerini bilen yakışıklıma
BİRİCİK YİĞİDİME
Sevgilerimle

Cumartesi, Kasım 20

...


Ah be Kadriye'm. Ah be canım. O kadar üzüyorsunki beni. Ama kendimce çok sert yapımdan sana belli edemiyorum. O koskoca gözlerini o koskoca kafanı parça parça etmek istiyorum bazen ama kıyamıyorum. Gerçekten yaa seni bazen tekme tokat dövmek istiyorum. Hani bi hikaye var o geliyo aklıma. Sensiz yapamıyor olmamın nedenini en güzel bu hikaye anlatıyor galiba.. Ulan hastalığa benzetiyor olduğumu bi duysa gebertir beni:)) Sen benim canımsın canımmm..!!

-Geçmiş zamanda adamın birine bi hastalık musallat olmuş. Adam yataktan kalkamaz hale gelmiş artık ağrılardan. İyice cansız bi deri bi kemik olmuş. Hastalık adamın bu haline o kadar çok acımış ki ve adamın bedenini terk etmeye karar vermiş. O uyurken bedeninden çıkmış ve karşısına geçip uyanmasını beklemeye başlamış. Adam uyandığından karşısında daha önce hiç görmediği bu canlıyı görünce "Sen'de kimsin!" diye sormuş. Hastalıkta "Ben sana senelerdir acılar çektiren hastalığınım, artık seni rahat bırakmaya karar verdim" demiş. Adam hemen hastalığın ayaklarına kapanmış ve ağlamaya başlamış."Aman beni terk etme. Seni senelerdir taşıyorum. Huyunu biliyorum, suyunu biliyorum. Ne zaman azalırsın, ne zaman çoğalırsın. Neleri yapmalıyım, neleri yapmamalıyım artık hepsini öğrendim. Şimdi sen gidersen senin yerine başka bi hastalık gelir. Çaresini bilmediğim dilinden anlamadığım hastalıklarla beni uğraştırma. Gel yerine geri dön" demiş.

Unutmadan burdan Özlem'e seslenmek istiyorum. Boyun devrilsin Özlem:)) Ulan dünya tersine döndü ya. Özlem'i de kaybetmişiz:))))))

Pazartesi, Kasım 15

Bayramda tatilemi gidilir yoksa akraba ziyaretinemi.?


Açıkçası ailemden aldığım talimatlara göre akrabalarımı ziyaret etmeliyim, ama içimdeki ses bana uzaklara gitmem gerektiğini söylüyor. Bu bayram bi değişiklik yapıp dublör kullanmayı planlıyorum. Aslında öyle bişey olsa ne güzel olur dimi yaa. Bastırsam parayı (ki para bok gibidir söylemesi ayıp) adresleri versem tek tek "gitceksin bunlarla görüşceksin bayram sonrası bana rapor olarak sunacaksın" desem. Nasıl olur sence? Ne dersin hoş olmaz mı? Ama olmaz herhalde yaa. Keşke olaydı be kuzen. İnan varya bayram geldiğinde en çok daraldığım şey ziyaretlerdeki gereksiz sohbetler. İşin yoksa git Çanakkale'ye. Vay be kocaman olmuşsun, heyt be amcasının yiğit'i, gelin bakıyım bi güleşinde görelimler...

Diğer taraftan dini olarak baktığımızda dinimiz akraba ziyaretini emrediyor. Ben bu ikilemde ailemin talimatlarından çok dini açıdan bakarak yine akrabalarımı ziyaret etmeye gidicem. Başka hayırlı bi işim yok en azından bunu yapıyım be abi. Evet yaa ne kadar hayırsız bi adamım ben.! Ama düzelicem arkadaş. Düzelmemi dileyen herkesin dualarını bekliyorum. Hepinize hayırlı bayramlar diliyorum. Bayramdan sonra ya gelirim ya gelmem. Kimseye söz vermiş olmayalım:)

Cuma, Kasım 12

Hani bi kilim yeter.!'di.Bak bi skim yetmiyo işte..


Sevmişte, çok sevmişte yapamazmışta, yanımda olsun yetermişte. Hadi lan bırakın bu ayakları. O eskidenmiş. Ulan murat'la sözlüsünün sözünde bulundum. Aynen kurban pazarlığı gibi. Ne alırsın, ne verirsin. Kaç tane takarsın. Takmazsan iki elim yakanda olur. vs.vs..

Gelin olacak kızların ailelerini anlıyorum. Kızının geleceğini sağlama almaya çalışıyorlar kendilerince. Ama sonuç olarak evlendiği zaman o takıları gerektiğinde zart diye bozduruyolar zaten. Ve ayrıca sadece aile değil. Sözlüsü maşallah o olsun bu olsunla çocuğu daraltmışta daraltmış. Garibim Murat'ım napsın çekmiş çekmiş kafayı gelmiş akşam bana. Napcam yiğit ben. nasıl yapcam. Ulan oğlum sözlenirken banamı sordun da çözüm için bana geliyosun dedim. Bastım tekmeyi aga. Üzerime vazife olmayan işlerde 78 siktirgit gücünde oluyorum.!

Bir kilim yetmez sevgilim. Reklamlarda seni kekliyolar haberin olsun:)

Çarşamba, Kasım 10

Sevdiklerimle kavga ettiğimde idam sehpama tekme atacak kadar kendimden nefret ediyorum..!!


"Su gördüm düşümde karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu."

Karanlıktı ve sen yanımda yoktun.!!

Dün gece bu sözleri sayıklaya sayıklaya uykuya daldım. Bunu yapmaktaki tek amacım yanımda olmasını istediğim kişiyi rüyamda görmekti. Heee bi halta yaradımı diyecek olursan yaramadı tabi. Rüyalarıma hükmetmeyi o kadar çok isterdim ki. Ama görmek istediklerimi değil görmek istemediklerimi gördüm dün gece hep. Mahalle bakkalımızı bile gördüm ama Kadriye'yi göremedim.

Bi kaç kere uyandım. Son uyandığımda saat 4:15'ti. Kavgalı olduğum Kadriye'yi aradım ve "Seni çok seviyorum lan" dedim. O da "ne diyon Yiğit gecenin bi yarısı" dedi. "Seni sevdiğimden bahsediyorum" dedim. "Bende seni seviyorum ama uykum var" dedi ve kapattı. Uykudan uyanınca bi başka çekilmez oluyo Kadriye'm. Yoktan sebepler yüzünden kavga ediyor olsakta hayatımın vazgeçilmezlerinden biri.

Hemen hemen bütün arkadaşlarımız evlenmemiz gerektiğini düşünse bile biz halen bu konuda bi karar vermiş değiliz. Sebebi ise benim fazla rahat olmam. Ama şu bi gerçek onunla kavga ettiğimde asla rahat edemiyorum. Barışana kadar dünya bana dar geliyor. Ve dün gece aramamdaki sebep galiba bencilliğim. Ondan çok kendimi rahatlatmak için aradım. Ve sanırım işe yaradı. Bu sabah dün sabahtan daha güzel...

Pazartesi, Kasım 8

Hayat eskiden yüzüne bakmadığın hatunları seneler sonra bomba gibi karşına çıkaracak kada acımasız..!!


"Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner"..

Bu lafı benim beynime kazıyan şeyin "Kolpaçino" gibi saçma sapan bi film olduğunu söylesem inanırmısın? Elbette inanırsın. Sonuçta aynı yolun yolcusuyuz. İşte böyle böyle bilgi dağarcığımızı geliştiriyoruz da farkında değiliz aslında. Neyse şimdi konu bilgi dağarcığım değil abicim. Konuyu dağıtmıyım.

Az önce kimi gördüm biliyomusun? Özlemi gördüm. Evet evet 7nci sınıfta bana aşık olan ama benim kendimi bi bok zannedip dönüpte yüzüne bakmadığım özlem varya. heh işte onu gördüm.

Özlem çok güzel diyebileceğim bi kız değildi o zamanlar. Çalışkandı ama bende çalışkandım. Her soruya "örtmenim, örtmenim" diye zıplayacak kadar çalışkandı hemde. Bir gün müzik dersindeydik. Tahtaya kalkıp bi şarkı söyledi. Ve şarkıyı bitirdikten sonra "bu şarkıyı Yiğit'e armağan ediyorum" demişti. Zamanın romantik şarkılarından biri işte. O kadar iplemediğim için şarkıyı bile hatırlamıyorum şimdi. Yoksa hiç unuturmu insan ciddiye aldığı birinin kendisine armağan ettiği şarkıyı. Sonra konuştuğumuzda bana aşık olduğunu söylemiş ama ben pek ciddiye almamıştım. O zamanlar tabi tuzum kuru. Diğer sınıflardan (bi de 8nci 9ncu sınıftan) her ay ayrı bi kızla çıktığımdan dolayı yüz vermemiştim Özlem'e. O ise bugünü bekler gibi sessiz sedasız aşkını kalbine gömmüştü sanırım.

Uzun lafın kısası o Özlemi gördüm. Arabamı park ettim tam. O da park ediyodu arabasını. Derken "Yiğit naber" diye bi ses duydum. Döndüm arkamı "Tanıyamadım pardon" dedim. "Özlem ben hatırlamadın mı" dedi. "Hatırla ulan hatırla, böylesi bi güzelliği nasıl unutursun" diye yiyorum kendimi ama hatırlayamıyorum. Sonrasında hatırlattı kendini. Nerlerdesin napıyosun falan yarım saat oturduk bi yerlerde konuştuk. Valla abi bana yüz verirmi bu saatten sonra bilmem ama uzun zamandır bu kadar keyifli bi sohbet etmemiştim kimseyle. Telefonlarımızı verip ayrıldık. Haftasonu ya da bayramda görüşelim dedim. "Bakarız" der gibi baktı ama ümidim var abi. Gülüşü hala gözlerimin önünde. Artık bi kaç gece rüyalarıma da girer. Napmışım ben be arkadaş! Neyse en azından ümidim var. Gerekirse karşısına dikilir bi şarkıda ben söylerim ödeşiriz. Özlem duy sesimi özlem. Pişmanım...

Pazar, Kasım 7

Hiçbişey yazasım yok diye 40 kere dersen öyle olurmuş..!!


Uzun zaman oldu farkındayım ama napabilirim? napalım olum sende biraz başının çaresine bak yaa.!! Bugün ben burdayım yarın yok olabilirim. Hayatını birilerine bağlı geçirmeyi tercih etmeseydin sende.!

Evet arkadaş 23 Haziran'dan bu yana hayatımda neler değişti neler bi bilsen. 5 ayda 5 yıllık birikmiş değişimi yaşadım. Yeniden işimi değiştirdim. En son iş görüşmemde ilanda aynen şöyle yazıyordu. "Finansal tecrübesi bulunan, tercihen iktisat fakültesi mezunu tecrübeli eleman aranıyor". Gittim tabi "ahha aradığım şey, işte beni tarif eden bir yer nihayet!" nidalarımla birlikte. Görüştük ettik falan filan. Ukalaca mülakatlar. Bekleme salonunda beklerken gelip geçenlerin gıcık gıcık bakışları altında yarım saat geçen süre. ve söz en sevdiğim yere geldi. Tabiki maaş konusuna. 800 tl demesinmi pezevenk. Ulan o kadar deneyime vereceğin para bu mu? Yoksa şirketin finansal sorunları çözmek için gerekli kaynağı maaşlardan keserekmi buluyor" diyesim geldi ama diyemedim..!! neyseki sonraki görüşmeye gittiğim yer daha mantıklı çıktı. Benim gibi bi adamı kaçırmanın neler kaybettireceğinin farkına vardı ve bana 1.450,00 tl başlangıç maaşı teklif ettiler. Bende kabul ettim. Etmesemiydim napsaydım?:)) Ve yeni arkadaşlarım gayet iyiler. Hayırlısı inşallah.

Artık ara ara yine görüşücez abicim. Gözlerinden öperim. Adam ol. Gelene gidene mukayet ol. Yokluğumu fazla belli etme..

Çarşamba, Haziran 23

Doğa İçin Çal..

Doga icin cal ! / Divane Asik Gibi - Official Video from Doga icin cal on Vimeo.

Feci duygusala bağladım. Olur olmaz her boka ağlıyorum. Ailemden ayrı kaldığım gerçeği her dakka karşımda. 5 yaşında veletler gibi oturup ağlıcam yolun ortasında ama yaşımdan başımdan utanıyorum. Bi de dün bi kız yolda bi amca laf atınca "götünün kılları ağarmış be, utanmıyomusun" dedi. İlk defa böylesi bi gözlemle karşı karşıya geldiğim için kendimi tutamadım ve koyverdim kahkahayı. Ama çok enteresan geldi. Bu ara baya dengesizleştim. Ki yazıma bile yansıdı zaten. Galiba yaz geldi ya ailemin yanına gidesim geldi ondan böyle oldum. Evet evet tatile gitmeliyim. Ya da olmadı maçkaya gidiyim. Ne güzel söylüyolar yaa. Keşke bende bu klipte oynasaymışım. Zaten bi ben kalmışım.:)

Perşembe, Haziran 17

Her Yiğit Gibi Benimkide Meydanda...


Selam sevgi pıtırcığı. Uzun uzun aralar veriyorum artık sana. Ama çalışıyoruz boğlum. Hem yeni patronum eskisini mumla aratıyo diye sana söylemiştim. Blogger'ın bensizliğe alışmış olmasının farkındayım. Ama ben yazmak için hala fırsat kolluyorum. Sanki varya ben yazmasam bu alemde blogger madara olacak. İnternet bi eksik gelecek insanlara gibi geliyo:) Öyle ya koskoca ben. Olmazsa olmazım bi yerde. Her varlık gibi görev ve sorumluluklarım var. Ama nedense benim bünyem görev ve sorumluluk deyince böyle abuk subuk şeylere daha bi önem veriyo ve yapamayınca daha bi içleniyo.

Koca gün çalışıyorum artık. Patronum canımı çıkartıyo desem yeridir. Ve ben çalışıyorken sanıyorum ki benim dışımda herkes skiyle ceviz kırıyo. Alemde benden başka çalışan yokmuş gibi gelip bi zoruma gidiyoki sorma. Halbusi (bu halbusi lafıda türk malı dizisinin bana armağanıdır. Boyları devrilsin.) herkes evine yorgun argın geliyo. Misal dün akşam kadriyemle birlikte biyere gitcektik. yaaaa çok yorgunummmm, lütfeeeen oturalım film izleyelim diye anırmaya başlayınca yattı tabi. Ama itiraf etmeliyim anırırken bile çok tatlısın be kadriyem. Canımsın...

Eski kız arkadaşımla birlikte iki üç gezdik tozduk. Ama yürümedi be abi. Eski tadı olmadı yani. Ben çekiniyom o çekiniyo. Böyle tetikte bi ilişkinin kime ne faydası olacak ki. Hazır onunla ilgili tüm acıları çekmişken o da benimle ilgili düşüncelerini sıfıra indirmişken kızcağız yoluna gitsin baaaari diyerekten ayrıldık. Ne boktan bi aşk hayatım var bende anlamadım.

Sıcaklar her tarafımı yakıyor aga. Cimri patron klima alcam diye babamın bana beş senede bisiklet almasına getirdi olayı. Klima diyoruz adama. Utanmasa "ben size daha güzelini alcam" dicek adam. Eeee patronu tepene çıkarırsan olacağı bu. Yüz vermicen arkadaş. Bunu bilir bunu söylerim.

Sağlığım sıhhatim iyi. Arkadaşlarım her zamanki gibi ölümüne beni sömürüyor. Böyle sömürü afrika kıtasında bile görülmemiştir. Yakında BM'den yardım isticem o haldeyim. Ulan birinizde şu bloga giripte okuyun be. Bezdim ulan bezdim.!! Selam saygı hürmet. Grşrz:))

Çarşamba, Haziran 2

Eskiye rağbet olmaz olur mu? Olur... Bal gibi de olur arkadaş.!!


Ulan aradan geçen onca aydan sonra seni yeniden bıraktığım gibi bulabildim ya nasssııı sevindim bilemezsin. Aga eski sevgilimle barıştık. Ama ben böyle barışmaya sokıyım. Ben tripte o tripte eli elime değmesin diye bi dünya ince ayar çekmeler, o benim yanıma gelmek istememeler. Yok efendim geç oldu artık ben kalkıyım şeklinde kız istemeye gelmiş gibi konuşmalar. Kızamıyorum da.. Bi keresinde sıçtığım için ilişkinin içine acayip dikkatliyim. Seviyorum da lan kızı. Hemde acayip seviyorum. Herşeyiyle güzel benim için. Bugün yine yemeğe gitcez. Ama sanki yeni tanışıyo gibiyiz. Uyuz oluyorum arkadaş. Ben böyle hemen unutulsun gitsin. Herşey kaldığı yerden devam etsin demiyorum tamam. Ama bunun yaptığı resmen yeniden tanışmak:)) Ama mecburen idare edeceğim. Altı aydır yalnızım, dardayım, zordayım. Kimseyi takmam triplerindeyim ama zor be kardeşim. Sen bilirsin benim halimi. Artık mecburen kıymet bilcez. Yaş kemale eriyo yavaş yavaş:)) Sevdiğim gerçeğini de eklersek ben bu kızı bu aralar üzmiyim be. Dimi lan? Tabiki:) Hadi sonra bi ara görüşürüz.

Hee unutmadan Nar'ım balım peteğim gelmiş selam vermiş gitmiş. Hoşgelmiş sefa gelmiş. Her zaman bekleriz. Hepinizi:)

Cumartesi, Nisan 24

Yüzü gülen içi kan ağlayan insanlarız artık...


İçim daralıyo arkadaş. Kaç hafta oldu yeni işime başlayalı ama içimde zerre kadar heyecan yok. Baktığım her yerde eski arkadaşlarımı görüyorum. Eski işyerimin duvarlarını görüyorum. Hani böyle aşık olduğun kadın tarafından terk edilirsin de baktığın heryerde onu görürsün ya aynı o haldeyim arkadaş. İşime aşıkmışım meğer de farkında değilmişim. İşimi ben terkettim oysa ki. Tamam fazla kazanıyorum yeni işyerim de ama herşey para değil ki. Ulan yavşak patronum az adam olaydı ben bu yaban ellere gelip işbaşı yaparmıydım. Ama maalesef yavşaktı.

Yeni arkadaşlarla tanıştığım için hepsiyle samimi olmaya başladım yavaş yavaş. İlk işe başladığımda yüzlerindeki gülümseme beni fazlaca mutlu etmişti. Heh dedim tamam artık huzur dolu bir şirkette çalışacağım. Ama nerde amına koyim. ikinci gün başladılar dertlenmeye. Evet abi ya herkes ruhsal anlamda bozuk. Herkes bunalımda. Yüzü zorla gülmeye çalışan ama içinde fırtınalar kopan insanlar topluluğuyuz artık. Elimden bişey gelmiyor üzülmekten başka. Çünkü herkesi mutlu edebilecek bi imkana sahip değilim. Ulan kendime yetmiyorum mutlu olmak için başkasına nasıl yardım ediyim. Komedi filmleri izlemek bu yüzden herhalde bayağı bir revaçta. Herkes dertlerini unutmak için habire komedi filmlerine veriyor kendini. Allah hepimize yardım etsin.

Cumartesi, Mart 27

Güzellik önemlidir. Hemde çok önemlidir. Ama tevazuyu elden bırakmamak şartıyla..


meraba sayın seyirciler. bir fuzuli'nin günlüğünde yeniden birlikteyiz. ewa geldi ya hani. arkadaşıda geldi yanında abi benim dibim düştü. dipsizim dün geceden beri. bir insan evladı bu kadar güzel olamaz. olmamalı. bu kadar güzelse de insan denmemeli. abi yanında nasıl kibarım nasıl kibarım anlatamam sana. kızda bi çıtkırıldım ki sorma. okumaya istanbula gelcekmiş. ama ev problemi varmış. ev problemi olurmu hiç olurmuuuu. evim senin evindir dedim şakayla karışık:)) türkçeyi tam bilmeyen birine espri yapınca anlamadığında insanın göt olması kadar mutluluk veren bi duyguda yok arkadaş. o mutluluk beni 1 hafta falan götürür. önümüzdeki haftaya kadar da burdalar nasıl olsa. endamına kurban olduğum benim yaa. sahiplenesim bir ömür bırakmayasım var. abi benim bu yabancı manyaklığım ne zaman son bulacak ya! kendimi yabancıların arasında daha rahat hissediyorum. bunu da ülkemiz kızlarının aşırı kaprislerine bağlıyorum. harbiden bak. bu bahsettiğim kızı al bi güzellik yarışmasına ilk beşe girmezse gel bu blogun içine tükür. o kadar iddialı bi güzellik yani. bunun yanında da bi o kadar mütevazi. ama bizde 2 gram boyayı yüzüne vuran başımıza kainat güzeli kesiliyo. e bu kardeşin de kaprise gelemiyo arkadaş. sonra neden yabancılarla takılıyosun oluyo. adam olun sizle de takılıyım:)) yani benden mahrum kalmayın arkadaş:) ayrıca bu yabancılara karşı bi düşmanlıkta var bizim kızlarla. sanki her yanımızda takılan kızla gece gündüz sevişiyomuşuz sanılıyo. kardeşim öyle bi dünya yok. zaten öyle bi can da yok. erir gider arkadaş insan. canmı dayanır:) bizim kızlar çok tuhaf arkadaş. neyse abicim bu aralar ewalarlayım. bu bahsi tekrar gerektiğinde açarım. öpüyorum alnının çatısından. görüşürüz..

Cuma, Mart 26


moralim çok fena bozuk abicim. selam bile vermek gelmiyo içimden bu aralar. bir bir takılmaya başladı bütün dişliler hayatımda. çarkımın içine edilecek ramak kaldı farkındayım. ne yapıyorum biliyomusun. fırsat buldukça uyumaya çalışıyorum. işin en kötü tarafı bunları arkadaşlarıma yansıtmamaya çalışıyorum. çünkü bilinen bişey varsa o da benim her şartta neşeli biri olduğum. ben bu neşeli kimliğin içine sokayım.

işyerinde bölümüm değişti ve sudan çıkmış balığa döndüm. herkes sanki arkamdan bişeyler çeviriyomuş psikozundayım. bi türlü toparlayamıyorum. ulan paranoyak olucam böyle gidersem.

eski kız arkadaşımı bi başkasıyla gördüm zaten. amma aç gözlüyüm ben arkadaş yaa. istiyorum ki dünyadaki benim hoşlandığım kızların hepsi sıraya girsin bende tek tek onlarla geziyim. bencilliğin zirvesindeyim bu aralar. he işte o kızı çocukla el ele görünce siklemiyomuş gibi göründüm ama sinirlerim bozuldu abi. aynı mekanda takıldık bi süre. sonra kız bununla dudak dudağa öpüşünce yıkıldım resmen. hele bi de hayal alemine daldım da bunların yalnız zamanlarını düşündüm. ne oluyo bana arkadaş yaa. bunu düzensizleşen hayatıma bağlıyorum. hani filmlerde olur ya kız başkasını öperken ex aşkını keser bi yandan aynen o anı yaşadık. ben de mal gibi bakıyorum hala. güzel günler yaşamıştık kendisiyle aklıma geldi be abi. neyse artık bu ateşli öpüşme sahnesinden sonra artık kapılar tamamen kapanmıştır. kapımda ulusa dönüp bakmam. yoksa bakarmıyım. neyse artık kapımda ulusunda konu komşunun tepkilerine göre bakarız artık:) bakarım lan süper bişey bu yaaa. delirtti beni yaaa:)))

haftasonu ewa ile 2 arkadaşı geliyo polonyadan. onları gezdirirm artık. ecnebilerle takılmakta bi dert. abuk subuk her boka gülüyolar falan. tokatlayasım geliyo. ama ülke tanıtımına bi nebze de olsa katkım olması adına hepsini sineye çekiyorum. harbiden lan sineye hee:))

okuyan gözlerin, dinleyen kulakların ve ruh halimi hayal eden belleğin zarar görmesin. haftabaşı görüşürüz:)

Cuma, Mart 19

Komşu alma ev al..!!


Hayırlı cumalar abicim. Uzunca bir aradan sonra yeniden birlikteyiz. Eeeee artık zamanı gelmişti yazmanın. Gerçi sıra sana bi türlü gelmez oldu inan. Yeni ameliyatım sonrasında yaklaşık olarak 2 aydır hiçbir dişi kuşa değmedi bedenim. Bunun verdiği bi gerginlik var üzerimde yalan değil. Dürüst olmak gerekirse hayatımda artık bir kadın olmasının zamanı geldi de geçiyor bile. Günlük ilişkiler artık iştahımı kabartmıyor. Tamam yaşamıyor değilim ama ne biliyim be abi. Artık çok sıkıcı gelmeye başladı. Sorumluluk sahibi olmak ve artık çocuklarımın dertleriyle dertlenmek istiyorum inan. Yolda gencecik kızları erkekleri ellerinde bebeleriyle birlikte görünce varya nasıl içim gidiyor anlatamam. Bu normalmi acaba abi? Hayır normalse neden hala bi karar veremiyorum. Kadriyede elden gidicek kalcam sik gibi ortada. Canım benim yaa hala beni ne kadar sevdiğini biliyorum. Ama biraz daha bekar yaşamam gerekiyor. Çünküüü hala ev alamadım amına koyim. Biriktir biriktir hala kafama göre bi yer için gerekli birikim çıkmadı ortaya.

Yaaa arkadaş bu ev alma komşu al diyen adamı bulsam tokatlarım. Komşusunu yiyim abicim bu zamanda hiçbi komşu hiçbi komşuyla ilgilenmiyo. Al ameliyat olduk 2 kat üstümdeki yaşlı teyzenin dışında komşularımdan bir tanesi gelipte Yiğit bi isteğin varmı diye sormadı. Hiç evine bile gitmediğim yaşlı teyze gelip halimi hatrımı sordu. Gerçi biraz kafamı ütüledi sohbeti ama her türlü çekerim kahrını artık. Bir numaralı adamım o abicim apartmanda. Komşuymuş ne komşusu.! Hepsi yiyici lan bunların. Yemeğe içmeye çağırdın mı hepsi en önde. Ama hastalıkta falan bi tanesi yok. Komşu almıcam arkadaş ev alcam.!!

Patronum sağolsun beni her an kovmaya hazır vaziyette. Galiba izinli olduğum zamanlarda işler aksamayınca (hani benim işleri millete kilitlemiş) benim olmasam da olacak bir personel olduğuma kanaat getirdi ki hep üzerime üzerime geliyo. Rest çekmemi istiyo sanırım. Ah be arkadaş üç beş milyar para verdilermi böyle köle muamelesi yapıyolar yaa hasta oluyorum. Ama üçe beşe de bakıyorum yani. Boru değil arkadaşım:))

Yarın bi yerlere gidicez bi kaç arkadaş. 2-3 aydır böyle bişey olmamıştı iyi olacak. Seviyorum tanımadığım yerlerde tanımadığım insanlarla vakit geçirmeyi. Değişikliğe acayip ihtiyacım var abi ya. Güzel birileri denk gelse de haftasonum bok gibi geçmese bari. Güzel gözlerinden öper selam ederim. Seni seven, özleyen ama bi o kadar da vakit ayıramayan Yiğit...

Cumartesi, Mart 13

Bir Umudum Var Sende Anlıyor musun?



Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne -üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?


AHMED ARİF

Çarşamba, Mart 10

Ortak noktamızı buldum.! Hepimiz öleceğiz..!!

Ortak noktamız yokmuş. Ortak nokta meselesi çok önemli abi. Sevinçlerimiz ortak olmalı. Aynı şeylere üzülmeliyiz dese neyse. Ama artık son zamanlarda o kadar abartıldı ki bu olay aynı partiye sempati beslemeli aynı siyasal fikirleri savunmalıyıza kadar geldi. 20yaşında bir kızla siyaset konuşmak istemiyorum artık. Sanki birer militanmışcasına yaşamaya kadar geldi nerdeyse. Ben gelecek planları yapmak istiyorum. Birlikte nerde nasıl yaşarız hayalleri kurmak istiyorum ama yok arkadaş yok. Bu kadar içimize işleyen siyasetten artık nefret ediyorum. Bırak siyaseti siyasetçi yapsın. Bırak topu futbolcu oynasın. Bırak ulan bırak!! Sevgi paylaşmak istiyosun olmuyo. Kötü konuşuyosun hiç olmuyo. Ulan herhalde ben biriyle hayatımı paylaşacak olgunluğa gelmedim. Yaşım 40-45 olacak o zaman anlıycam galiba. Ortak noktalarımız yok.! Ortak noktamı arıyorsun bre dengesiz. İkimizde öleceğiz başka ortak noktaya ne gerek var...

Pazartesi, Mart 8

Yazasım geldi yazdım. Başlığına sokturma..!!


Selam lan zibidi. Günün anlam ve ehemmiyetine binaen bi yazı yazmadan gideceğimi mi sandın? Çok yanıldın olum hiç tanımamışsın beni. Dünya kadınlar günü diye bugün herkeste bi havalar. Yok çalıştığımız yerdeki kızlar bugün bize kibar olun. Yok hediyeler almacalar vermeceler. Acayip nefret ediyorum abi böyle olur olmaz tuzaklarla insanları alışveriş manyağı yapmaya çalışan uygulamalara. yuh mına koim ne biçim bi cümle oldu lan bu. Neyse aga. Bende kadınlar deyince aklıma birlikte olduğum hatunlar geliyo. Kadınım dediğim ama saygısızlıktan kaybettiğim kızlar. Hem onun bana hem benim ona saygımın kalmadığı. Tek tek arayıp ya da mesaj yazıp kutlasam terbiyesizlik olur diye düşündüğümden etrafımdaki kadınların kadınlar gününü kutladım. Çok komiğime gidiyo yaa. Cidden bak. Sırf böyle ciddi bi işletmede çalıştığım için saçma sapan kibarlıklar yapmak zorunda kalıyorum. Bazen böyle bağrımı açıp gelesim var işyerine. Bakımlı olmasam onu da yapıcam da bu namussuz bünye çok bakımlı be aaaaabiii.. Bağrımı açsam kucağıma atlayanlar olur diye böyle takılıyorum. Yoksa biliyosun her türlü varım yani:))

Diyeceğim o ki abicim dünya kadınlar günün de kadınların kendisine saygısı yok ki benim onlara saygım olsun. Artık ülkemizde kadınlar reyting malzemesi olmuş, yolda gördüğün kadınlara herkes bi şekilde sarkmanın peşinde, satamayan kitaplar bile kapaklarına çıplak hatun resimleri koymakta. Eskiden poşette satılan porno kitaplar şimdiler de gazete bayilerinde hemen orta yerlerde. Kadınlar günüymüş. Çıkın hakkınızı arayın ulan kadınlar. Gününe sokayım size bişey olmasın...

Cumartesi, Mart 6

Pratikte güzel olan herşey sözde güzel görünmeyebilir. Denedim ve yanılmadım:))


Edepli kızlara hastayım arkadaş. Hele böyle başını önüne eğipte kafayı kaldırmıyomu beni benden alıyo o tavırlar. Heh işte tam bu tanıma uyan bi kızla tanıştım bu sabah. Tanıştım derken o beni siklemedi ama ben tanıştırdım kendimi. Zorla arkadaş. Ben yiğit dedim. O hiç oralı bile olmadı. Ulan koskoca beni iplemeyen kıza ben hasta olmıyım da ne olayım. Bazen saatlerce kendimi izleyen biriyim ki artık işi iyice abarttığımı düşünüyorum. Ama kendimi sevmicem de napcam be abi. Herkese tavsiye ederim. Önce kendinizi sevin arkadaşlar. Kendinizi beğenmek ya da büyüklerde görünmek değil tarif ettiğim. Kendinize saygı duymak aslında. Ya da naparsanız yapın arkadaş çokta skimde yaa.
Neyse konumuza dönelim. Kız beni iplemeyince zoruma gitti aslında ama kızda güzeldi Allah için. Kadriyemin arkadaş grubundan bi kız. Sonra bu kızı işte face'te ekledim bu da kabul etti. Ulan bi de ne göreyim. 20 yıllık motorlara taş çıkartan bi poz var profil resminde. Baktım bi daha baktım. Her yer meydanda aga. Ulan bu kız eve girince bi haller oluyo herhalde. Face ortamı ev ortamı olduğundan olsa gerek rahat rahat çekilmiş resimleri salmış ortaya. Yıkıldım abi resmen. O resimde gördüğüm kızla başı önündeki kız arasındaki dünya kadar fark beni resmen yıktı. Nasıl yaparsın bunu bana ulan.!! Ben senin masumiyetine vurulmuşken sen nasıl olurda karşıma heryer meydanda resminle çıkarsın. Kısmetime tüküriyim arkadaş yaa.
Sonra noldu biliyomusun? Uzun zamandır görüşmediğimiz götüme tekmeyi basan bi kız arkadaşım vardı o beni aradı. Naber nasılsın falan böyle masum konuşmalardan sonra kapatıyoken güzel bi sözün yokmu dedi. Bende buna cevap olarak "senin ...... koyim" dedim. Bağırdı çağırdı ve kapattı telefonu. Nasıl koymuşsa bana o zaman götüme tekme basılması artık bi anda çıkıverdi. Burdan yola çıkarak diyebiliriz ki uygulamada güzel olan herşey söze döküldüğünde aynı güzellikte algılanmıyor. Uygulama da gayet güzel aslında be:)))) Ama rahatladım ne yalan söyliyim. Neyse abi evime gidiyorum artık. Kal sağlıcakla. Beni seviyorum...

Pazartesi, Şubat 22

Hayat benim için sanki yeniden başlamış gibi...


günaydın abi. normal hayatıma döndüm artık. yeniden doğmuşum gibi resmen yaa. galiba bana bi dersti bu. sahip olduklarıma şükretmem için. dersimi aldım ve kaldığım yerden devam ediyorum hayatıma yavru kuşum. arabamı dehşet özlemişim heee. biner binmez böyle bi sarılasım geldi ki sorma. sanarsın yüz yıldır araba görmemişim ya da araba icat olmuşta keşfi ben yapmışım gibi bi mutluluk. kadriyemle birlikte gezdik dolaştık dün. galiba ben bu kıza aşık olmaya başlıyorum. hasta yatağımda nerdeyse bi dakka başımdan ayrılmadı sarı şekerim. güzel gözlerine kurban olurum ben senin yaa. babası izin vermiyor olsa da hep yanımdaydı. mahalle baskısı malum. bi gören olur evde napıyonuz bi başınıza diye düşünülüyo hep. evet abi yaa her başbaşa kalan yatıyo kalkıyo diye düşünülüyo sanırım. ama millette haklı biraz. adam otobüste minübüste utanmasa ırzına geççek tuttuğunun. evde bi başına kalınca neler yapmaz. zaten otobüste köşeye sıkışmış yalana yalana seyahat edenlerden nefret ediyorum. kız cam kenarına yapışmış çocuk utanmasa kucağına oturtcak kızı. garibim kızda napsın camdan dışarı çıkamıyo haliyle:))) ayıp diye bişey var be arkadaş. sizin yüzünüzden ben kadriyemle başbaşa kaldığımda laf çıkıyo ulan. adam olun adam!! oysa onu o kadar masum duygularla seviyorum ki. evleneceğim kız galiba kadriye benim. dün gece hep onu gördüm rüyamda. hayatımda bu aralar düzgün giden bi tek o var. işyerimle henüz konuşmadım. kovuldukmu kovulmadık mı onu bile bilmiyorum. ulan Allah rızası için bi ara bi sor. noldun yiğit bi ihtiyacın varmı de be pezevenk. demezse demesin yaaa. gerçi hakkını yememek lazım maaşımı evime kesintisiz gönderdi:)) o da bişeydir yani. önümüzdeki hafta başı işe başlıycam kısmet olursa. bu gece misafirlerim var hırvatistandan:)) bakalım napcaz. doktorun söyledikleri doğruysa normal hayatıma artık geri dönmem lazım. yaşayıp görücem abicim. şimdilik bu kadar abi. güzel bir bahar sabahı ve akşam için alışveriş yapmam lazım. gözlerinden öper çok çok selam ederim. kal sağlıcakla...

Çarşamba, Şubat 17

Bedenim genç ama ruhum yaşlandı. Ve anladım ki en hayırlı evlat emekli maaşı...

Artık evimdeyim oğlum zoruna gitmesin. Ziyaretime gelen onbinler yüzünden baltalimanı hastanesi beni kapı dışarı etti ve bi daha gelirsen belini biz kırar ikiye ayırırız seni dediler. Bende tamam be abicim stres yapmayın geldiğimiz gibi olmasa bile gitmesini biliriz dedim. Ne demişler "Gitmeyi de bilirim, Gitmeye de bilirim." Tahsilin babasını yapmış adamım kafamı attırmayın.
Hastanede bu yaşta fıtık ameliyatı olan numuneliklerden biri olarak her tarafım yaşlı teyzeler ve amcalarla doluydu haliyle. Hepsi birbirinden tatlı ve birbirinden dertli. Laf lafı açıyordu ve dinliyordum haliyle. Birlikte haberleri falan izlerken bi amca çıktı televizyona. Ve şu tarihe altın harflerle yazılacak cümleyi kurdu. "En hayırlı evlat emekli maaşı. Her ay bana hiç ses çıkarmadan geliyo" dedi. Haklıydı harbiden. Hayırsız bi nesiliz abicim biz. Allah hepimizi ıslah etsin.Kal sağlıcakla. Görüşürüz.

Salı, Şubat 16

Koşarak koşarak gel bana geeeeeeeeeel


Olmuyo be abicim. Yat yat olmuyo. Kalktım bugün biraz dolaştım bi hemşireyle. Dünyanın en iyi kalpli insanı bana denk geldi sanırım. Hani çocuklar yürümeyi yeni öğrenirlerde anne babaları koş bakıyım babana/annene derler ya ahanda öyle çağırıyo beni kendine. Bende mal gibi değneklerle gülen gözlerle koşuyorum. Meğer hemşireler ne kadar iyi kalpliymişte ben bilmezmişim. Boncuğum geldi aklıma. Boncuğum bana hiç böyle davranmıyodu. Demekki ben aslında hasta olup yanına gitseymişim boncuğumla hiç ayrılmazdık. Neyse yaaa şimdi onu da dertlerimin arasına ekleyemiycem. Her geçen gün daha iyiye gidiyorum moruk. Emeklemeyi geçtim artık yürümeye geçtim. Hemşirem sağolsun.:))

Kadriyem ziyaretime geldi bu sabah. Naber lan malulen emekli dedi. Güldüm ama acayip zoruma gitti. Allah yatağa bağlı kalanların yardımcısı olsun. Yeşil sahalara dönmem 1-2 ayımı alacakmış. Çok değilmiş be abi. Neleri atlattı bu bünye onumu atlatamıcak. Hangi sevdiğimin ahı tuttu bilmiyorum ama kesin bi beddua var üstümde:)

Gazete manyağı oldum ayrıca. Dergi gazete her santimetrekaresine kadar okuyorum. Ulema olup çıkıcam bu hızla gidersem. Görüşürüz abicim...

Pazartesi, Şubat 15

Manzarada boğazı görünce insan kendini padişah zannediyo..

Denize nazır bir pencereden sesleniyorum sana. Gözlerimi açtığımda kendimi osmanlı döneminde padişah sandım ilk. Hani etrafa bakınca koca koca pencereler duvarlarda işlemeler falan görünce adamın götü ne kadar kalkabilirse o kadar kalktı. Boğaz manzarasını pencerede görünce tamam dedim. İşte artık hakettiğim yerdeyim. Soyumun osmanlı padişahlarına dayandığı tespit edildi ve şahsıma bi saray verildi. Bunu düşünecek kadar da gerizekalı olabiliyo insan bazen. Sonra gözlerimi önüme doğru çevirdiğimde inleyen sızlayan insanları gördüm. Heh Yiğit al sana bi sürü padişah torunları daha. Ulan benim gibi çok kişi tespit edilmiş demek. Yoksa bu kadar adamla aynı yerde ne işim var diyorum:) Hala hastanede kabul edemiyorum kendimi yani:))

Uzun lafın kısası belimden ameliyat oldum. Ve baltalimanı kemik hastanesindeydim bi süre. Sana yazmak derdimi anlatmak isterdim ama o sıra belimle cebelleşiyodum. Hemşirelere eskisi gibi olacakmıyım diye soruyorum. Belki diye bakan gözler. O acıyan bakışlar. Yooo ben bu genç yaşımda performansımı kaybetmek istemiyorum bakışlarımı solduruyordu. Ama doktorum sağolsun. Eskiden daha iyi olacaksın adamım korkma dedi. Ulan sen eski halimi nerden biliyodun ki? Neyse moralimi düzelten hep doktorlar oldu zaten. Hemşireler çok tatlıydı ama yaa:))14 Şubatımı 5 hemşirenin ortasında geçirdim oh ne ala memleket:)) Du bakalım şurdan bi çıkıyım teşekkür ziyaretleri yapcam elbet. Emekleri çok üzerimde.

Hem bu vesileyle anamı babamı da görmüş oldum. Daha ne istiyorum ben yaa. Ağrılar sızılarla dolu bir boğaz manzaralı odadan aktaracaklarım bu kadar abicim. Fırsat buldukça görüşücez yine. Ve beni merak eden voodoo, Beyaz Büyü, Zere (Alesse) ve lunelyyn sizlere çok çok teşekkürler. Bu kalabalıkta merak ediyor olmanız büyük nezaket. Eksik olmayın. Ve bana blogunda hediye veren Lanetli Melek almaya geçte olsa gelicem inşallah:)) Kusuruma bakma ama belimden arızalıyım. Geçici bi süre servis dışıyım:)) Tekrar görüşene kadar kalın sağlıcakla...

Perşembe, Ocak 28

Ekonomik kriz feci vurdu, artık hediyelerimi kuponla alıyorum..


Agacım bugün çok fazla görüştük farkındayım ama elden gelen bişey yok. Bunların hepsini seneler sonra okumak için yazıyorum. O kadar da kahrımızı çek artık. Kadriye'm kursa gidiyo biliyosun. Hani şu İSMEK kursları varya aha onlara. Dikiyo biçiyo kendine şekil şekil elbiseler yapıyo sonra da giyip "nasıl olmuş yiğiiiiiiiiiiiiit" diye dikiliyo. Diktiği herşey üzerine dehşet yakışıyo. Çuval giyse yakışır abi benim gözümde. Bugün televizyonda reklamlarda bi baktım abi. Bi gazete dikiş nakış incik boncuk ansiklopedisi veriyo. Aha dedim işte bu! Bundan güzel hediyemi olur Kadriye'me. Hemmencik koşup kaptım bi gazete abi. 29 kupon biriktirip dünyanın en güzel ansiklopedisini alıcam minnoşuma. Bakalım sevinecek mi. Sevinmezse ağzını burnunu kırar oracığa sererim cansız bedenini. Burdan sölemiş olayım. Ben o kadar kescem biçcem kuponları sonra beğenmiycek ağız büzücek varmı olan öyle dava?

Eskiden böyle çok şey veriyolardı kuponla. Utanmasalar kuponla evlendirceklerdi insanı. O kadar ileri gitmişti iş. Hatta bi abi var bizim şirkette o kupon keserken görünce beni dediki "yiğit bey, ben bi gazeteden müzik seti almak için biriktirmiştim de minnacık kasetçalar vermişlerdi. Senin ansiklopedi sakın cep tipi çıkmasın" İçime şüphe düştü abi. Ama koca koca reklamlar veriyolar yapmazlar herhalde öyle bi hata. İşi insan hakları mahkemesine kadar taşırım abicim. Gereksiz şeylerin takibinde 2500 bilinçli tüketici gücündeyimdir.!

Bi de biri aradı az önce. Huş sesli bi bayan. Bi arkadaşımdan almış numaramı. Ona su arıtma cihazı satmışlar. Çok misafirpervermiş arkadaşım. Beni tavsiye etmişte, benim bi çayımı içmek isterlermişte. Kızla aramızda geçen konuşma aynen şöyle;
-Misafiriniz olmak isteriz.
-Ben geç geliyorum ama eve.
-önemli değil efendim. kaçtan sonra müsait olursunuz?
-10-11 gibi geliyorum eve.
-tamam ileticem ben arkadaşlarıma.
-arkadaşlarıma mı? siz gelmicekmisiniz?
-hayır efendim. ben sadece randevu almakla görevliyim.
-sen gelmiceksen gelmesinler:)))))
Kız bi duraksadı. Peki beyefendi iyi günler dedi ve kapattı:)) Ne düşündü çok merak ediyorum. Soramadım da. Bu zor günlerimde hiç kazıklanasım yok be yavrucum. Ben seni kazınlanasım gelince ararım demek vardı ama saygılıyımdır biliyosun. Olay yerinden aktaracaklarımız bu kadar. Ölümüne çalışıyorum. Terfi etmem an meselesi. Yeni koltuğumu amortisörlü isticem terfi edersem. Şimdiki belimi ağrıtıyo:))

Sevinç gözyaşları her zaman gözlerden çıkmaz..


Selam kuzen. Ne var ne yok? Görüşemedik 2 gündür. Özlemişsindir sen de beni:)) Ben benim kıymetimi bitkisel hayata girince anladım. Bi keresinde ameliyat olmuştum. Az lafa bak. Kuracağın cümleye sokayım oğlum senin. Ameliyatta hani insanın bilinci kapanıyo ya. Ameliyat oldu bitti kendime geldim ilk hareketim noldu biliyomusun. Kendime sarılmak oldu. Harbiden bak mal gibi sarıldım kendime. O kadar özlemişim ki elimi kolumu gözümü kaşımı. Hani böyle toplu taşıma araçlarından inince cepte cüzdan duruyomu diye malı tutuyosun ya onu bile yapmıştım. O kadar seviyorum özlüyorum kendimi sende beni özlemek zorundasın olum! Özlemiyceksen de bi dakka tutmam seni iç dünyamda defolur gidersin. Anladın mı lan? Zibidiliğin alemi yok!

Esas konumuz dün akşam yaşadıklarım abi. Hani bazen el üstünde tutucam bu kızı, tamam lan işte bu kız o kız dediğim kızlar olur ya. İşte bu da öyle bişey aga. Sana bahsettimmiydi ben. Bahsettim varsayıyorum. İşte onla birlikte izmire gittik. Yanımda ralli pilotu yardımcı pilotu gibi götürdüm onu. Bi de harita verdim eline yalandan oyalansın diye. Gündüz yolculuğa bayılıyorum abi. Kız da bayılıyo olacak ki aaa burdan şuraya gidiyomuş, şurdan beriye çıkıyomuş gibi sevinç ünlemleriyle çınlattı arabamın içini. Kaloriferi de cayır cayır yakmışım aga arabada. Yanıyoruz resmen. Bi arkadaşım geldi aklıma. Çocuk bildiğin sapık. Böyle fantaziler falan yazıyo kendi kendine. Diyo arabaya binicen aga. Açıcan klimayı sona kadar. Terlicen falan:))))) Bi siktir git feridun yaa:)) Feridun ne komik bi isim dimi abi yaa.

Neyse abi izmire vardık yavrukuşumla. Bişeyler içmeden gitmeyelim dedi. E bende kıyamadım. Onca yol tepmişiz gelmişiz kıza zaten hastayım. Kırmıyım zedelenmesin arkadaşlığımız dedim. İçecek bişeyler alıp arabaya döndüm. Alkol almam lazım benim dedi. Sanarsın 20 yıllık alkolik. Hadi kıyamadım yine. 2 tane bira aldım. Ben içmiyorum malum arabadayız. Yakalanırsak oralarda siki tutarız eve dönemeyiz. Ehliyeti hemen kapıyolar biliyosun. Abicim bu iki tane birayı bi içti. Aynen bi göt oldu. Kusacak gibi hareketler. Arabaya bişey yapmasın diye hemmen koşup kapısını açtım. Napcaksan dışarı yap kızım dicem diyemiyorum da. Ulan az önce alkolik triplerindeki kız gitti. Yerine bi zombi geldi. Geğiriyo, konuşurken tükürükler saçıyo. Tükürük geliyo yüzüme. Kızım sevinç gözyaşlarına sahip ol diyorum anlamıyo bile. O kadar gitmiş kafası. Vakit kaybı yaşamadan hemmencik ailesine götürdüm. Alın dedim bu servis dışı oldu. Bi daha da benle muhatap etmeyin bunu dedim. O kadar sert konuştum anlıycağın. Ve patinaj yaptırarak arabama uzaklaştım oradan.

Ne zaman bi kızdan hoşlanmaya başlasam bi anormallik oluyo. Acaba diyorum kız bana ne kadar free takıldığını göstermek içinmi bira içti. Kızın alkolle hiç arası yok abi. Sarışınlardan yana hiç kısmetim yok abicim benim. Gözlerimi kapatıp seçicem bundan sonra. Sen konuş ben seni gönül gözümle dinliyorum dicem. Ama ya çok çirkin bişey denk gelirse. Zaten güzel sesli kızların hepsi çirkin oluyo. Of be abicim napcam ben yaa. Çalışıyım en iyisi. Yoksa patron o müthiş sesiyle tepemde dikilecek. Kal sağlıcakla. Sonra görüşürüz:)

Kim arar söyle kim arar, vefasız olanı kim arar..


Kabul ediyorum evet. Vefasızın tekiyim. Ama eski arkadaşlarımı arayıp sormayı alışkanlık edinemedim. Çok yapmacık geliyo. Nerdesin, neler yaptın, kimlerlesin diye merak etmediğim halde ediyomuş gibi davranmak bana göre değil. Sen'de onlardan birisin. Seveceği insanı resimlerden seçen biri olmuşsun. 2-3 saat süren konuşmamız boyunca anlattığın arkadaşlarının hemen hemen hepsini internet denen zıkkımdan düşürmüşsün. Düşürmüşsün lafı genelde benim hemcinslerim tarafından kullanılır ama burda sana daha çok yakıştı. Evet yaa manyaksın kızım sen. Tarladan mahsul beğenir gibi binlerce resimden kendine eş arayan bi manyaksın. Ortak noktalarımız varmıydı seninle onu bile hatırlamıyorum. Sahi biz seninle neden arkadaş olmuştuk. Onu bile hatırlamıyorum. Neyini merak ediyim de arayıp sorayım. İnsanın hayatında fazla arkadaşa ihtiyacı yok. Şimdiye kadar hayatımdan geçen insan sayısı yüzlerce ama görüştüğüm devamlı birlikte olduğum kişi sayısı 5i geçmez. Ne senin bana ihtiyacın var ne de benim sana. Sitem edipte moralimi bozmaya hiç hakkın yok. Nerden çıktın şimdi durduk yerde ya!! Bana vefasızlığımı hatırlatmak için geldiysen dediğim gibi farkındayım vefasız olduğumun. İhtiyacım yok senin gibi sadece işi düştüğünde hatrımı soran insanlara. Sen git binlerce resim arasından seçtiğin arkadaşlarınla görüş. Ne kadar kötü bunları yüzüne karşı söyleyemiyor olmam. Dünya ne kadar yalancı yaptı beni. Dürüstlüğün erdem olduğu kafama çakılarak büyümüştüm oysaki. Nerdesin ey dürüstlüğüm. Hani korkusuzca her gerçeği söylemek zorundaydım? Tüm bunları sana söyleseydim eğer bi dakka bile durmaz giderdin. Belki de gitmezdin yaa. Başımı ağrıttın ulan sabah sabah. Sohbetin ilgimi hiç çekmedi. Eskiden de çekmiyodu zaten. Ben sana hep yalan söyledim. Üzülmemen için katlandım arkadaşlığına. Nolursun aniden ortaya çıktığın gibi aniden ortadan kaybol ve gördüğümü bi hayal olarak kabul ediyim...

Salı, Ocak 26

Evimi kültür mirası listesine aldırsam, ziyaretime sadece Japonlar gelse...



Heeeey meeen. kam onnnn. İngilizce sallamaya geçtimmi turist falan tanımam ölümüne sallarım aga. Bugünde aynısından yapmak zorunda kaldım. Ama burda sallamak zorunda kaldığım turistler anlıyomuş gibi baktılar ve hatta anlıyomuş gibi bakmakla kalmadılar cevap bile verdiler. Sanırım bunun neden turistlerin japon olmasından kaynaklanıyodu. Japonlar çok tatlı be abi. Gülüyo bi de bi çakacam ağzına görecek gülmeyi. Neden japonlar bu kadar kibar arkadaş yaa. Neden ben bir japon gördüğüm zaman önlerinde saygıdan eğilesim geliyo. Bu adamların selamlaşma şeklinin eğilmek olmasına şaşırmıyorum. Çünkü ben nerde bi japon görsem otomatik olarak eğiliyorum. Bi araştırma yapılmıştı zamanında dünya üzerine turizm firmalarının en memnun kaldığı turistler sıralamasında zirvede japonlar vardı. sonlarda ise ispanyollar, fransızlar falan vardı. hayret biz nasıl sonuncu olamadık diye düşündüm. Sonra aklıma şey geldi. Bizim genelimizde tanımadık yerlere gidince osmanlı hanedanı torunu gibi hareket etme alışkanlığı var. Sanarsın evinde parmağının ucunda yürüyoruz hepimiz o kadar kibarız. Söylenenin aksine Türkleri sokaklara tükürdüğünden tanıyoruz falan diyolar ya. Külliyen yalan abicim bence. Onlar olsa olsa yunanlılardır. ya da fransızlar. Tip olarak her iki ırka da benzediğimizden sırf bizim adımızı lekelemek için öyle pis pis hareketler yapıp sonra 1-2 tane türkçe cümle kuruyor ve adımızı lekelemeye çalışıyolar bence. Yoksa bizde asla yere tükürülmez. Dimi lan? Böyle de sorumluluklarımın farkındayım.

Bugün 16 yaşında dünya turuna çıkacak olan bir kızcağızın haberlerini gördüm. ismi Abby. Ne güzel bişey dimi abi? Keşke benim de böyle bi imkanım olsa. Açsam yelkeni çıksam boğazdan Ege'ye ordan Akdeniz, ordan atlas okyanusu falan. ehhhh ne dicektim yaa. Blogunu takibe aldım gelişmelerden an ve an haber vericekmiş:)) Bakalım çok sıkıntılı geçmiyosa yolculuk ben de yapacam. Hele bi kardeşimiz sağ salim gelsin de.

Bana dünya kadar işi bana veripte sonra etraftaki yardımcı olması muhtemel arkadaşları alıp üst katta başka bi birime yardım etmeye gönderen patronuma burdan seslenmek istiyorum. Allah'ın dan bul oğlum. Beynim döndü resmen abi yaa. Eve gider gitmez uyumak istiyorum. Ya da önce bi sakaryalı güzelliğimle buluşurum sonra uyurum. olmadı bişeyler yeriz içeriz. Niye erkenden yatıyorum ki. Bi daha mı genç olucam be arkadaş. Zaten varya işten çıkar çıkmaz uyku falan kalmıyo:)) Hadi kal sağlıcakla. Kısmetse yarın görüşürüz.

İşsizliği dert etmiyorum, koskoca seyyar piyasası beni bekliyo..


Günaydın abicim. Beklenen oldu ve patron bizi bi araya toplayıp işlerin gidişinden personelle ilgili alınacak kararlardan falan bahsetti. Meşhur yollarımızın uymadığı arkadaşlarla yollarımızı ayıracağız cümlesi de cabası. Artık her türlü durumu hazırlıklı olduğumdan bu seferki konuşma pek rahatsız etmedi beni. İşsiz olmaktan korkmuyorum lan. İyice gamsızlaştım bu aralar. Bunda birazda başka bi şirketten arkadaşımın bana personel alımı yapacaklarını söylemesi de etki etti. Sanki koca firma beni bekliyomuş gibi bi rahatlık geldi. Ulan tamam personel alacakta senimi alacak gerizekalı. Dimi? İşyerimden değilde arkadaşlarımdan ayrılmak zor geliyo. Sanki kardeş gibi olmuşuz be abi. Hayırlısı olsun artık.

Dün akşam işten çıkarken Murat geldi yanıma. Seyyar satıcılık yaptığım zamanlarda takıldığım yeni cami arkasındaki abilerin yanına gittik birlikte. Orda bi abi var. İsmi malüm şahıs:) Onu görünce soğuk falan demedik takıldık yanında. Çok seviyorum böyle serbest işleri. Kafana göre istediğin zaman gel istediğin zaman git. Patronluğun en kralı:) Eğer işten çıkarılırsam ve diğer arkadaşımın şirketi beni işe almazsa hemmen seyyar satıcılık sektörüne geri dönebilirim. Hem piyasaya artık yabancılarda el atmış. Siyahi arkadaşlar var yarım yamalak türkçeleriyle dehşet pazarlık yapıyolar. Saat ve parfüm sektörünün sahibi onlar artık:) Hani elindeki parfümü 150 lira deyip orjinal aaabiiii diyen arkadaşlar. Pazarlığın en görgüsüz olanını onlarla yapıyorum.-Kaç lira abicim?-90 lira aaabiii-10 lira olurmu?-15 ver aaaabiii.:))

Ordan dönüşte bi kafede takıldık. Murat'ın bi arkadaşının arkadaşı kızla tanıştım. Çok sevimli bi kız abi. Hem güzel hem salak değil. İkisi bi arada çok az denk gelir. İstanbulda oturmuyo ama problem değil:)) Sakarya şurdan kaç km be arkadaş. Hem değil sakarya yeni delhiye giderim böylesi için. En ufak bi gevşek hareket yok. Aga çok önemli şeyler bunlar. Sarışınlara karşı inanılmaz bi zaafım var. Kabul ediyorum. Hala aklımda gülüşü yaaa.:)

Bugünlük durum bundan ibaret abicim. Güzel bir istanbul sabahı. Her yer karla dolu. Sigarasız günlerime devam ediyorum çok şükür. Bu başarıda en büyük desteğim yine Kadriye'm. Evlenip gidene kadar o benim en iyi arkadaşım. Görüşürüz abicim. Dikkatli olun üşütmeyin sakın..

Pazartesi, Ocak 25

Yıl 2010: Türkiye'de metrekare'ye düşen abaza sayısı kaçtır.?


Zorlu bir otobüs yolculuğu sonrası kendimi işyerime atmam, iliklerime kadar donmuş olduğumdan ısınmam, mim cevabı yazmam sonrasında yavaş yavaş ısınınca aklım başıma gelmiş olacak ki yüzyılımızın hastalığına kendimce değinmek istedim. Nedir yüzyılımızın hastalığı. Her kız karşısına çıkan erkeğe potansiyel abaza, her erkek karşısına çıkan kıza potansiyel verici gözüyle bakıyor mu bakmıyor mu? Galiba bakıyor. Bundan aylar aylar önce şirketimize gelen kızların rahat olması için bi çoğuna kardeşim, abicim diye karşıladığımı falan söylemiştim. Ama geçen gün bi blogda bi kız arkadaş bu tarz konuşmalarla yaklaşıp beni düzmeye kalkıyolar diye yazınca noluyoz lan dedim kendi kendime. Acaba bu kafaya sahip kaç kişi vardır buralarda. Çevremde bu kafa yapısına sahip insanların olduğunu sanmıyorum. O yüzden kendi kendimi rahatlattım. Sonra bu kendini düzmeye kalkan insanlardan rahatsız olan kızın profiline girdim. Okuduğum her yazının sahibinin profiline bakıp meraklarını takip ettiği sitelere falan göz atarım. Prensip olarak:) Derken takip ettiği sitelerin çoğunun malı kaldırıp yazıya dökenlerden, bunu resimlerle süsleyip, fantazilerle, hayallerle porno dergisi hikayelerini aratmayan türden bloglar olduğunu gördüm. Açıkçası ben utandım girip bakarken. Sonra neden şikayetçi bu arkadaş diye düşündüm. O'nun bunun yaptığını takip ediyim, kurcalıyım, yorum yapıyım. Sonra bu abazalarda abazalar diye şikayet ediyim. Sonra bişey daha var. Porno sitelerinden farksız olan blogların takipçilerinin yarısı kızlar. Bana inanmayan gitsin kendisi baksın. Yani en az abaza erkekler kadar abaza kızlarla dolu bu ülke.

Bu yazıyı yazmamın nedeni mükemmel bir yazar olan sanitabant'ın yazısı. Yazılarını okurken ağzım açık kalıyor. Bugün kendisinin yakınmalarını okuyunca üzüldüm. Ama erkekler kadar kadınlarında suçlu olduğunu artık kabul etmemiz gerek. Yabancı filmlerdeki gibi hatta artık yerli filmlerdeki gibi her konuştuğu kızı yatağa atacağını sanan erkekler yok mu? Elbette var. Ama bunun yanında her tanıştığı erkekle yatmanın halt olduğunu sanan kızlarda var. Ya da bana mı denk geliyo anlamadım. Bundan 2 sene önce bi kıza aşık olmuştum. Ama öyle böyle değil. Sonra ilerledi arkadaşlığımız ama ben hala kıza aşığım falan diyemiyorum. Aşıkken mallaşmam pek aslında ama bu kıza ciddi ciddi tutulmuşum. Sonra bigün bu kızın evinde kaldık. Ertesi sabah dünyanın en mutlu adamıyım. Artık açılmalıyım aşkımı itiraf etmeliyim diye düşünüyorum. Dikildim karşısına "Ya .... ben sana aşığım" dedim. Önce sarıldı sonra da "Yiğitcim girsin çıksın kalbini bozma" dedi. Hadi şimdi gelde gebertme. Uzun lafın kısası çizgisi belli olmayan bi gün abazalardan ağlarken, ikinci gün facebookta yarı çıplak resimler paylaşan, iç çamaşırı renklerinden facebook iletisi yapma fikrine geçen abaza kızlardan da şikayetçi olun. Allah her iki cinsi ıslah edilecek gibilerse ıslah etsin. Islah edilecek gibi değillerse belalarını versin. Ya da dünyayı ben mi düzelticem arkadaş kim ne istiyosa ondan yakınsın dursun. Evet evet ben o kızın dediği gibi yapıyım. Girsin, çıksın kalbimi bozmıyım...

Mim Kemal Öke...


Günaydın abi. Her yerde kar var. Evim buz gibi. Sabaha kadar 3 yorgan sarındım da yattım. Göt dondurucu soğuklar hakkında Meteoroloji uyarıyor. Kabuslu geceler başlar bu aralar. Malum bi yerin açıkta kalınca kabus görürmüşsün soğuktan. Hava zaten soğuksa bi yerin açıkta kalmasına gerek yok. Direkt kabusa bağlanıyo rüyalar. Neyse abicim esas meselemiz dwarfwaves arkadaşımızın mimi. Lafa bak yaa mimiiiiiiii:)) Mim bana uymaz diye bişey varmı Allah'ını seversen. Emir telakki ederim:) Ceku sağolsun ödül vermiş eksik olmayasıCa:) üzerime düşen bazı şartlar var olduğundan hazır sabah sabah işimde yokken borcumu ödiyim dedim. Öncelikle Ceku'ma teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.:) Bu hediyeyi yine blogumda sağ taraftaki arkadaşlara pas ediyorum. Heykeli dikilesi müstesna şahsiyetler onlar. İlginç özelliklerim nelerdir? nelerdir lan! çabuk anlat. Herkesle birlikte bende dinliyorum. İçsesime bırakıyorum sözü;
  • Takıntılıyım. Bi işi yapma şeklini kafamda çizdiğim zaman dünya yıkılsa farklı bi yol deneyemiyorum. Farklı bir yol bulsam bile yine ilk yoldan çözüme ulaşmaya çalışıyorum.

  • Simetri manyağıyım. Odamda, masamda en ufak bi yamukluk gördümmü rahat edemiyorum. Askerlikten sonra daha bi azdı bu hastalığım.

  • Çabuk unutabiliyorum. Herşeyde böyleyim. Çabuk kızıp çabuk unutuyorum. Birinin yaptığı kötülüğe karşı kin tutma huyum yok. Ailem ve arkadaşlarımla ilgili bi mesele olmadığı sürece unutabilirim. Terkedildiğim zaman da böyleyim.

  • Hakkını yiyeceğim korkusuyla bi çok kadınla birlikte olmaktan çekiniyorum. Ahirette verilecek olan hesapta kul hakkı çok zor bi hesap olduğundan ahını almamak için maksimum çaba sarfediyorum. Bazen kabul etmek istemediğim halde sırf egosunu tatmin etsin diye çıktığım kızlar oldu. Düşündükleri gibi olmadığımı göstermek için baya bi emek sarfettim. Bu emeği ilişkinin devamı için kullansam belki de şimdiye kadar evlenmiştim:)

  • Spora olan tutkum sadece yüzme. Yüzme oyunlarını izlemeye bayılıyorum. Arkadaşlarım ne kadar uğraştıysa da futbol ve basketbol'a bi fanatiklik oluşmadı. Bi oturuşta 12-13 saat yüzme oyunları izlerim.

  • Aşırı ağır bir uykum var. Uyuduğum zaman o kadar çok kopuyorum ki dünyadan bazen odadan odaya götürdüğü halde arkadaşlarım uyanmıyorum. Hırsız girse evime üstümdekileri çıkarsa götürse uyanmam. O kadar leş oluyorum uyurken.

  • Fazla duygusalım. Ailemden uzakta yaşadığımdan olsa gerek ne zaman bi arkadaşımın evine gitsem ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Hoş ağlasam anlaşılmaz. Gözyaşı pınarlarımla aram 1 seneden fazladır yok. Damla yaş gelmiyo. Daha çok acı veriyo.

  • ve kendimi çok seviyorum:)

Pazar, Ocak 24

Otobüse binmek kolay inmek çok büyük mesele...


Günaydın:) Dün akşam eve arabayla gelmek yerine otobüsle gelmeyi tercih ettim. İyiki de öyle yapmışım. Bizim sokakta bi iki arabaya kaya kaya gelen arabalar gömdüler abi. Otobüsle seyahat her zaman zevklidir biliyosun. Hele bi de balık istifi olunca araba civcivler gibi ısınıyosun. Kimin eli kimin cebinde belli değil. O kalabalıkta yer bulunca herkes apaçiler gibi saldırıyo aga koltuğa. Bende saldırıyom tabi armut toplamıyom herhalde. Bi yer bulup oturdum neyse. Sonra bi teyze geldi. Tabi kalkıp yer verdim. Arkalara doğru ilerledim yer verince. 10 dk sonra falan teyze başladı beni çağırmaya. İsmimle değil ama. Şöhretim ama o kadar da değil yani:)) Az önce bana yer veren çocuuuuuk. Heh işte buydu benim adım. Yeri bana geri vermek için çağırmış:) Tekrar yerime oturdum abi. Ne var biliyomusun abi. Böyle koltuğa oturunca acayip benimsiyorum. Son durağa kadar kimse gelmese hiç kalkmasam diyorum öyle sahipleniyorum.

Neyse işte yanımda da bi tane kız oturuyo. İneceği yere gelince kalkıcam ayağa yer vermek için kız rahatsız olmayın dedi. Bende yan döndüm tabi. Kız geçicek bi türlü geçemiyo. Ulan kaldık kilit kızla. Bi saniye siz yerinize oturun ben kalkıyım diyorum. Kız tamam tamam geçtim diyo. Ama o an biri fotoğraf çekse rezil olucaz sosyeteye. Abi 30-40 saniye uğraştı kız. Tam geçti kurtulduk dicekken araba bi fren. Hoooop kız oturdu kucağıma:)))))))) Abi beni bi gülme aldı. Utanmasam hoo hoo hooo bil bakalım sana ne getirdim dicem. Bi yandan ben gülüyom bi yandan kız gülüyo. Kız döndü bana çok afedersiniz. Özür dilerim diyo. Ben gene gerizekalı yaaa. Lütfen özür dilemenize gerek yok yerinizde kim olsa aynısı olurdu dedim:))) Ne dedim ben yaa diye düşünürken kız kalktı kucağımdan o özür diliyo ben özür diliyorum. Ulan duraktan geçcez hala özür dileniyoz. Sonra kız bana iyi akşamlar dedi ben hala gülüyorum ama. Abi dengem bozuldu yaa. Hepiniz aynısınız dedi ve tokadı bastı. Yok yok tokat kısmını salladım. Ama gerisi doğru:))

Dün gece evli çiftlere baya bi özendim abi. Dün gece buz gibiydi ya. Kombiyi de fazla açmıyorum fatura kalınlaşmasın diye. Malum geçtiğimiz aylarda baya bi sıkıntıya girmiştim. Yatağıma bi girdim buz anasını sattımın yatağı. Ulan dedim şimdi evli olsam ne güzel eşime sarılır ısınırdım. Böyle düşündüm dün gece evet. Yatak ısınınca geçti ama. Çok çabuk karar değiştiriyorum.

Cumartesi, Ocak 23

Kaşınmak güzeldir. Öyle güzeldir ki yer mekan tanımaz.:))


Kaşınmak. Öyle pis, öyle tatlı bişeydirki geldimi tutamazsın. Yalnız yaşadığım için hani şu sırt kaşıma amaçlı kullanılan tahta eller varya onlardan bile var bende. Süper bi icat. Ama sadece sırtımı kaşıyom. Bi de göbeğini kaşıyan adam benzetmesi var. Bi ara çok modaydı. Özellikle seçim dönemlerinde ülkenin çoğunluğunun cehaletini dile getirmek için kullanılıyo bu laf. Ayrıca dağdaki çobanla Aysu Kayacı oyu arasındaki 9 fark var. Hiç bu konulara girmicem korkma abicim. Şekle bakınca göbeğini kaşıyan adama kurban olsunlar abicim. Bak biz nelerle uğraşıyoz. Erkek olmak çok zor harbiden. Bakmaya kıyamadığın bi canlıdan böylesi bi hareket adamın bütün hayallerini yıkıyo. Göbek iyidir. Kaşısında göbeğini kaşısın:)) Bende gelecek seçimde şey dicem göbeğini kaşıyan adamla götünü kaşıyan kadının oyu bir olurmu kardeşim.!!

Nemrud'un kızııııııııı yandırdı biiiziiiiiii. Çarptı silleeeesiiiiiiniiii feleeek misaaaaliiii..


Her ateş başına toplananın akdeniz akşamları söylemesi gibi her sıra gecesinin vazgeçilmez türküsüdür Nemrud'un kızı. Türkünün tamamını bilmediğimizden bozuk plak gibi habire aynı yeri söyleyip durduk aga. Nemrud'un kızııııııııı yandırdı biiiziiiiiii. Çarptı silleeeesiiiiiiniiii feleeek misaaaaliiii.. İşte böyle inledi apartmanımız. İnledi diyorum çünkü komşulardan da gelenler yaşça büyük olunca artık ipini koparmışlar gibi olduk. Allah ne verdiyse bağrınıyoz. Evet yaa baya baya rahattık dün akşam. Hem uzun bi aradan sonra kendimi aile ortamında buldum abi. Başımızda büyük biri var, ne yapsak yavaş biraz, tamam sessiz olun, dur yeter diye seslenince gidip Birol amcanın alnından öpesim geldi. Gerçekten sarj oldum resmen. Kadriye'm ay parçam, sarı şekerim şalvar giymiş, puşi ayarlamış bana ulan utanmasa rahmetli kazancı bedii'nin tayfayı getircekmişte sordum utanmışta getirmemiş. Hele bi çiğ köfte yoğurma timi vardı ki tam evlere şenlik. Hani neredeyse adım başı olan "Meşhuuuur" damgalı çiğ köftecilerden birinden almışlar 1 kg çiğ köfte yoğuruyomuş gibi hareketler. Nimetle şaka olmaz dedim yapıştırdım zaten aga tokadı. Naile'ye burdan dünyalar kadar teşekkürlerimi sunuyorum. Yayında ve yapımda emeği geçen tüm arkadaşlarıma ayrıca tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Hem bu sabah Dark Butterfly beni ödüllendirmiş. Kendisine de teşekkür ediyorum. Amma teşekkür ettim be. Bi sene teşekkür etmesem olur artık.

Gecenin kapanışı da bi acayip oldu. Ders çalışmaya gidiyoz diye izin alan 2 tane arkadaş vardı. Ulan kızlar hep aynı yaa:)) Bunlar kaçak dövüşmüşler içki falan içmişler. Kafayı bulmuşlar bi yandan gülüyolar bi yandan da ne dicez diye ara ara ağlıyolar. Sakız aldık yolda evlerine bırakırken ağızlarda yumruk kadar sakızlar. Hani Cartoon Network'ta Ed,Edd ve Eddy varya onların bi çenekıran diye sakızları var. Hah işte ondan abi. Çizgifilmleri asla kaçırmam, favori kanalım Cartoon Network'tur.

Buz gibi bir istanbul sabahından seslendim sana abi. Kar fırtına demeden işimin başındayım. Ne kadar çalışkanım gör abicim. Arabadan şirkete gelene kadar dondum. Allah dışarda kalanların yar ve yardımcısı olsun. Sıramı savdım darısı diğerlerinin başına:) Görüşürüz.

Cuma, Ocak 22

Sıra bende. Ben de yapacam...!!


Düşündük taşındık ve kararımızı verdik. Minnoşumla birlikte sıra gecesi düzenlemeye karar verdik. Yeterli kalabalığı ayarlayıp evimde sıra gecesi yapcaz. Artık bu gece kovarlarmı bizi naparlar bilmiyorum. Ama güzel olacağına hiç şüphem yok. Emo fikrinden iyi olduğu kesin:))) Elin gavuru geliyo yapıyo, manken bozmaları yapıyo biz niye yapmayalım deeemi? Evet evet yapacam, bunu da yapacam. Ulan bu kızda zerre akıl varsa ben noliyim. Gerçi hadi onda akıl yok ben neyime uyuyorumda böyle şeylere bulaşıyorum hayret bana yaa:)) Aslında bi kaç gün önceden haberim olsa misafir sanatçı falan ayarlardım. Harbiden lan dansöz bile ayarlardık. Bi dahaki sefere artık. Artık bi kurban ayarlıcaz aga:)) Naile'nin bi arkadaşı var sanırım Anteplilermiş. Onlarda artık çiğ köfte falan yoğursunlar canım. Eşşek değiller ya. Olmadı Naile'ye yoğurttururum zaten. O nasıl bi laf oldu ya öyle yoğurttururum. (Yaz bunu güzel laf)
Komşulardan bi iki tane yandaş ayarlamak şart abi. Yarın öbürgün şikayet olursa benden yana olmaları için. Yoksa olmasa da olur. Komşuluk ilişkilerim son derece zayıf. Neden sence? Çünkü herkes evli barklı. Napsınlar benim gibi baltazarı tek başına. Arkadaşınla gitsen evine fatih buna pek hazır değil. Hazır olmaması da işime geliyo sanırım. Pek ziyaret etme alışkanlığım yok zaten. Bakalım nolcek. Kadriye'n varmı derdin var abicim. Varlığı bir dert yokluğu yara resmen. Güne veda ederken sizi Bahaetdin Karakoç'un şiiriyle başbaşa bırakıyorum. Severim kendisini de şiirlerini de. Yaşlandı gitti heyhaaat. Bizzat tanımak isterdim böylesi şiir yazan insanları. Eğer başka şiirlerini de okumak isterseniz ahanda linki burda . Gidin bakın arkadaş. Herşeyi de benden beklemeyin:)

Heyecanlandığım zaman iki lafı bi araya getiremiyorum..!!


Eveeeet. Bugün sigara kullanmayışımın aybaşı. (Aybaşı ne kadar uyuz bi laftır yaa) 1 aydır kullanmıyorum sigara. Huzurlumuyum? hayır abi yaa. Acayip sinirliyim. Önüme gelene tekme tokat girişmek geliyo içimden. Bi de şirkette giydiğim kıyafetler beni boğuyo. Açıp böğrümü isyan edesim var ulan! Bu nasıl bi sağlıklı yaşamaktır aga. Kendime kastım var resmen. Bi iki fırt çekip normale çevirsem kendimi. Ama eczaneci kadın korkuttu beni. Bi tane bant verdi tamam mı? Tamam mı lan!! Hee adam ol. Bunu bantlıcan kendine amaaaa sigara içersen aşırı nikotinden geberir gidersin dedi. Direkt geberirsin demedi aslında. Felç olursun dedi. Fena halde korkuyorum o yüzden. Ama böyle daha kötü. Hani oruçluyken insanlar saldırgan oluyo ya iftara doğru (ki çok yanlış bişey) aynen o halde gibiyim. Ama içmiycem aga. İçki konusunda öyle bi derdim yok. Zaten o kadar fazla içmiyodum. Bi hafta daha devam ederim eğer böyle devam ederse keserim abi bu bant olayını. Sabrediyorum şimdilik.

Dün gece saat 4'e kadar uyuyamadım zaten. Evimi, ocağımı özledim. Bu gece soğuktu ya abi. Daha bi aradı gözlerim anacığımı. Garip anam, çilekeş anam, elleri pamuk anam. Seni çok seviyom. Önümüzdeki ay gitmek istiyorum ama babam ne dicek bakalım. Çok korkuyorum babamdan be:)) Olsun korkmamaktan iyidir. Sabah gelirken polis çevirdi zaten. Korktum dedim de aklıma geldi. Acayip paniğe giriyorum çevirmelerde. Ulan bilmeyende diyecek arabada ceset taşıyo bu. Terliyorum daralıyorum. TC numaram okunmuyo ehliyette onu sordu polis heyecandan kekelemeye başladım. Sapıttım bildiğin yaa.:)) Gidiyim çalışıyım abi ben. Size Hayırlı Cumalar. Hava karanlık, soğuk. Akşam olsa da çıksam dışarı. Bu akşam bi değişikliği hakediyorum. Emo çıksın karşıma onla bile takılırım bu akşam. Değişiklik olsun be abi. O kadar daralmışım anla...

Perşembe, Ocak 21

Bu işyerinde sanal reklam uygulanmaktadır...


Koca gün bitti abi. Ama varya bi gıdım yorgunluk yok üzerimde. Neden biliyomusun? Çünkü iş güç yok abi. Akşama kadar ense kebabı yapıyoz. Ulan bu ne kesatlıktır yaa. Sanarsın beni oraya kuluçkaya koymuşlar altımda yumurta çıkana kadar durmakla görevliyim. Yemek yeme arası olmasa hiç kalkmıycam yerimden. Abi bu işler nereye kadar böyle gidecek. Harbi harbi korkmaya başladım. Patronun yerine koyuyorum kendimi. Ulan işyerinde birilerini kovmam gerekse ilk Ben'i kovardım herhalde. Tabi yaa. Millet çalışıyo numarasımı yapıyo, chatin dibine vuruyoda ben çalışıyolarmı sanıyorum bilmem ama koca gün cayır cayır yazıyolar aga. Bi ben gerinip gerinip duruyorum.

İşi olmayan her personel gibi bende vaktimi değerlendirme yollarını aradım abi. Tabi canım boş boş oturmakla olmaz bişeyler kovalıyım. Borsaya bi giriyim çıkıyım. Kota olayım mesela borsada diye. CNBC-e açık bizim şirkette bütün gün. Alttan geçen rakamlar, yanda dolanan şekiller beynimi döndürüyo. Bi de masmavi bi arka plan var. İçim dışım mavi oldu abi. Dedim bi değişiklik olsun. Bi geziyim kanalları memlekette neler olmuş bitmiş bi göriyim. (Yeni darbe planları ortaya çıkmış, Erman Toroğlu Lig Tv'den kovulmuş, Haftasonu kar yağışı artacakmış. Haberler-Spor-Hava Durumu.) Zap zup derken bi baktım aga bizim uyduda bissürü kanal varmış. Yabancı kanallarda gezerken bi baktım cıbıl cıbıl kızlar. Abi hemmen değiştim ortada bi de televizyon inşallah kimse görmemiştir. Adımız çıkcak Allah korusun. Uydu uymadı bana abi. Bu kanalları kapatsın patron söliyim de. Yoksa hepten dibe vurcaz.:))

Dışarı çıktım yemek için abi. Bi tane turkcell bayii. Vitrine büyük ekran bi Plazma koymuşlar hani reklam dönen ekranlardan. Bilgisayarla bağlantılı ama sanırım bi hata olmuş. Kullanan kızın masaüstü vitrinde naklen yayınlanıyo. Bu garibim ekranda reklam dönüyo sanıyo ya. Msnde yazıyoda yazıyo, facede ona kırpmalar buna gülmeler ben de izliyom. Arada bi içeri bakıyom işaret parmağımla seni seniii yapıcam ama ne gerek var takılsın öyle mal mal. Ciddi duruyo bi de utanmadan. Kızım ben senin ne mal olduğunu biliyom yeme beni şimdi. Bi ben değilim demek işyerinde daralan abi. Turkcell'de bile var. İçeri girdim gözler fazla ekrana bakmaktan olacak tam seçemiyo. Duvarda "bu işyerinde asgari ücret uygulanmaktadır" yazısını "bu işyerinde sanal reklam uygulanmaktadır" diye okudum. Televizyonla 1 saat takılmanın cezası budur abi.

Bir gün daha böyle bitti aga. Sıfıra sıfır elde var sıfır. Kadriye'mi de özledim. Özlüyom keratayı ya. Gidim de ağzını burnunu kırıyım çapkının. Kal sağlıcakla.

Çirkin kadın yoktur Avatar izlememiş erkek vardır. Sevdiğinize sahip çıkın yoksa kuyruklulara kalırsınız...


Selam abicim. Afferin tükkana sahip çıkmışsın. Gittim geldim herşey yerli yerinde. Böyle sahip ol canımı ye. Malı kimselere kaptırma. Başlıktan da anlaşılacağı üzere AVATAR filmini izledim dün. Kadriye'mle birlikte izledik daha doğrusu.Hemide Bursa'da. Bursa çok güzel bi il. Ne tarafa baksan Osmanlı'dan bişey görüyosun. Avatar hakkında çok kişiden çok şey duydum. Ama kendim görmeden karar vermediğim için dedim gidiyim bi bakıyım napmış bu zibidiler. Millet paso ödüller yağdırıyo bilmem ne. Nedir bunlar inmidir cinmidir bi anlıyalım. Dimi abi yaa? E herılt yani..

Sinemaya girerken baya bi izdiham oldu. Bilet kalabalığı değil be abi. Beni gören bursalı hatunlar imza almak için birbirlerini eziyolardı. Çığlıklar, bayılanlar falan. Sallamıyom lan harbiden bak:)Girdik abi işte filme başlarda sıkıldım. Kadriyeye yürü gidelim paramızı geri isteyelim diyorum. Ya dur işte yaaa. Çok merak ediyom ben yaaa. Ağlarım ben yaaa. diye zırlıyo bu. Ağzına bi çakcan yığıcan oracığa. Öyle yamultasım geldi öyle zırlarken. Zırlak kızlardan nefret ederim aga. Kız dediğin her şartta taş gibi olacak:) İşte filmde adam ayrı bi bedene giriyo. Koloninin arasına karışıyo. Karışmakla kalmıyo bi de koloninin prensesine atlıyo. Tam beklediğim gibi oldu. Daha yeni aralarına karıştı. Kadriye'ye dedim zaten. Bu herifin bakışı bakış değil. Bu adam ormanda bu kızı yer. Bizimki dur bee diye güldü. Sonra bunlar ormanda başbaşa kalınca bi dürttüm bunu. Bizimki deli dumrul gibi kahkaha atıyo.

Güzeldi velhasıl. Sinema izlerken Kadriye'den iyi bi eş bilmiyorum. Canım benim yaa. Sinemadan çıkar çıkmaz döndü bana ve "Yaa Yiğit, ordaki adamları gördükten sonra gözüme başka bi güzel geldin" dedi. Ben de "Demek senle takıldığıma şükrediyim diye getirdin beni buraya" dedim. Filmdeki mahlukları görünce ne demek istediğimi daha iyi anlıycaksınız. Asena çıksa karşına filmden sonra diz çöker ilanı aşk edersin. O kadar çirkinlerdi aga. Bu kadar film anlattığım yeter. Vatan hizmet bekler abi. Görüşürüz:)