Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Perşembe, Aralık 31

Nasıl girersen öyle gidermiş, dikkatli girin..


Öyle dedik böyle dedik. Kutlamıycaz dedik ama gel görki gönül razı gelmedi be abi:)) Bu yıla Bozcaada'da girmeye karar verdik abicim. Bi değişiklik olsun rüzgarı iyiden iyiye alalım üşütelim belki çivi çiviyi söker de aklımız başımıza gelir diye düşündük. Bu planı yapılmasında emeği geçen T'ye selam eder herkesi hakettiği yerinden öperim. (T'de varya suçlu gibi oldu. Zanlı zanlı.) Herkes aynı yerden öpülecekse o zaman ne anlamı kaldı be abicim. Diyeceğim fazla bişey yok arkadaşlar. Hepinizin yeni yılı hayıra karşı olsun. Bu gece fazla abartmayın. Yeni yıla nasıl girerseniz girin ama cenabet girmeyin. Malum nasıl girersen öyle gidermiş. Aman gözünüzü seviyim tikkatli olun. Bu arada tavsiye etmeden edemiyeceğim. Otel Kaikias'ta olacağım bu gece. Orda gircem yeni yıla. Lafa bak yaa:)) Sevgilim olsun adı yeni yıl olsun:))) Türkçe işte çek çekebildiğin kadar.Gideceği yeri hala planlamamış olanlar için tavsiyemdir. Mevsimi olmasa da fırsat buldukça gidilmesinin mahsuru yok zannımca. Gittim gördüm hepsi saygılı insanlar. Parasıyla olunca insanlar zaten hep saygılıdır. Dimi lan. Kereta seni. Seneye görüşürüz...

İnternet bütün kötülüklerin anasıdır..


Günaydın. Naptın müdür? Yoktum arayan soran oldumu? Olmamıştır. Milletin çok skinde Yiğitin naptığı zaten. Olmasın zaten arkadaş. Halimi soran olmasın. Hal hatır sorma işi internet çıktı çıkalı pekte dilde değil artık. Klavye artık tek iletişim kaynağımız. Bi ara mesaj vardı abi. Bayramlaşmanın yerini almıştı şimdi de msn ve diğerleri aldı. Yolda selam vermeyen pezevenk msn açınca yırtık dondan çıkar gibi selam veriyo. Kızlar daha bi manyak zaten. Yolda utancından kafasını kaldırmayan kız msnde denk gelince içine şeytan girmiş gibi oluyo. Diyorum biri kesin şifresini falan çalmıştır bu O olamaz. İnternet kablosuz olmasa dicem ki bu internet kablosunu götüne sokuyo millet. Hani o acıyla ne yaptıklarını bilmiyolar ve bilinçsizce yazmaya başlıyolar. Ama düzeltecem olum hepinizi.!

Arama motorları motor aramaları oldu artık. Yurtdışında arama motorlarında ders araması yapılıyomuş genelde diye bi geyik var. Bizde yapılmıyomuş. Ben ona da inanmıyorum abicim. Bizim içimizde bu kadar manyak birden türemiş olamaz. Yurtdışından bulaştı kesin bu olay bize. Her şeyi amacı dışında kullanmaya meyilli insanoğlu. Yurtdışında sadece isviçre ve Hırvatistan'da bulunma şansım oldu. Hırvatlar iyidir bu arada:)) Sessiz sakin vur eline lokmasını al. Burdan Gloria'ya sesleniyorum unutmadan. Özledim kız seni.. Konuyu dağıtmadan fazla internet çıktı çıkalı tek kullanım nedeni ilişki elde etmek olmuş çıkmış. Malı kaldıran internete giriyo. Gerçi kaldıramayan da erotik sitelere dalıyo. Hatta geçen denk geldim adam porno site kurmuş blog yapcam ayağına. yuh be.!! Ulan ne skimden bişeymiş bu ya.! Feminist geçinen kesimde sustu bu ara. Ulan madem kadın haklarını savunuyosunuz çıkın bi mal gibi kullanılıyo olmanın hakkını arayın. Bi ara modaydı Panter Emel. Sahi lan noldu o? Gerçi o hayvan haklarını savunuyodu galiba.:)) Dur bi arıyım google'da nolmuş? Bak yine internet:))

Bi de bankalardan gelen yavşak yavşak yeniyıl kutlamalarından nefret ediyorum abi. Zırt mesaj pırt mesaj değerli müşterimiz diye başlayan mesajlar. Çok değerliyim gel madem ziyaretimde bulun ulan. Çayımı çorbamı içersin. Milyon adama ortak gönderilen mesajlarla beni kandıramazsınız olum.! Adam olun..!!

Herşeyin iki yüzü vardır muhakkak. Kullanmayı bilene. Silahla ülkeyi koruyan da var, yol kesende. İnternette kaşarlık yapanda var, bilgi verende... Amacı dışında kullanmaktan Allah'a sığınıyorum..

Not: google'ın bi olayı vardı. Site ziyaretlerini denetlemeyle ilgili ona üye olmuştum 1 ay kadar önce. Hani dedim nerden geliyoruz nereye gidiyoruz bi bakalım:)) Google üzerinden gelen aramalara baktım bakmaz olaydım. Bi gelen sabunluydu diye aratıp gelmiş bi gelen kaşar deyip gelmiş. Kaşarlı sabun yapsaydım keşke blogun adını lan.!

Salı, Aralık 29

Japonca bilsem bi dakka durmam lan bu memlekette..!!


Canım benim be.! Ulan varsa Kadriye yoksa Kadriye inan.. Bu kızla sonumun ne olacağını iyice merak etmeye başladım. Arkadaşlığının keyfini o kadar çok seviyorum ki, sevgili gibi olsak kaybederiz diye korkuyorum. Gerçekten bak abi. Eskiden çok iyi arkadaşlık ettiğim kız arkadaşlarım olmuştu ve sevgili olduğumuz zaman boku çıkmıştı herşeyin. Bir kızla bir erkeğin kanka olması ayağı göt ayağı. % 25i geçmez. Bi yerden sonra iki kişiden biri zıvanadan çıkıyo. Bana olan hislerini biliyor olmama rağmen arkadaşlığımıza kıyamıyorum. Bu akşam evde yemekler Kadriye'den.. Aradı sarı böceğim. Bu akşam yemekler benden diyo. Malzeme benden mutfak benden masa benden ee tabiki yemek senden olacak be delidumrul:))

Yılbaşı tatiliyle ilgili hiçbir gelişme yok halen şirkette. İkramiye ne kadar olacak en çok onu merak ediyorum. Malum geçen aydan kol gibi gelen extrelerimi kapatamamış zalim babamın hesaplarıma el koymasıyla iyice zorda kalmıştım. Ulan 1 haftadır arabaya benzin bile atmadım be. Audi audi olalı böyle dip depo görmemiştir eminim. Periyodik bakıma gittiğimde kesin servistekiler bu araba aç kalmış aç derler. Derlerse desinler be abi. Zaten orda bi hatun var acayip derecede yanık bi haldeyim ona karşı. Hakkında bildiğim tek şey evli olmadığı. Amma bilgi sahibiyim lan. Maşşallah yani:)) O gelse böyle, Yiğit bu araba aç kalmış dese, gel hem onu doyuralım hem biz bişeyler yiyelim dese. Yok ebesinin.. Ben niye demiyorum lan. Ama önce o araba aç kalmış demesi lazım. Onu nasıl dedirtcez bilmiyorum.

Velhasıl abicim bugün çok yoruldum. Bakkal iş olmayınca eski defterleri açarmış. Bizim patronda maşallah bit pazarına nur yağdırdı. Ama şunun surasında ne kaldı arkadaş 2010'a. Yeni yıl gelince herşey çok güzel olacakmış ya.:)) yeni yılın heyecanını zerre taşımıyorum lan.! Nasıl girdiğimi hatırladığım yılbaşları 10 yıl eskide kaldı. Hep aynı terane be arkadaş. 10-9-8-7 Yehhooo. Hepimiz çok mutluyuz. Darısı 2011'in başına..

Dikkat ettimde Japonlardan acayip hoşlanıyom lan ben. Bugün yolda bi kaç Japon bi arada gezerlerken çekik çekik gözlerle gülüşürlerken denk geldim. Japon olsun çamurdan olsun be abi. Japoncaya ciddi ciddi merak sarmaya başladım. Öğretcek bi japon ayarlasam ne süper olur be abi. Ama önce küfürlerden başlarım. Yurtdışından gelenlere önce küfürleri öğretiyolarmış ya burda. Bende onlardan önce küfürleri öğreniyim. Küfür et bana Japonum diyim. O da bana etsin. Ben O'na ediyim. Arkadaşlığın dibine vuralım böylece..:)) Hadi iyi akşamlar abicim. Yolcu yolunda gerek..

Son sözü manga söylesin. Severim Manga'yı. Cevapsız Sorular'da iyidir. Bu sene de iyi Manga yaptı he..




Hayatında hangi hatayı yaparsan yap yanında bulacağın tek varlık Annedir..


Anam. Garip Anam. Çilekeş Anam. Elleri pamuk Anam.. Güne annemin telefonuyla başladım bugün. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin duyabileceği en güzel ses annesinin sesi. Hele bi de ayrı yaşıyorsa ailesinden bi başka güzel.
-Alo?
-Günaydın nasılsın oğul, bi ihtiyacın var mı?
-Anam. Hiçbişeye ihtiyacım yok. Sesini duymak yeter..
10-15 dk süren bi konuşmaydı ama ömre bedel bi güç veriyodu be abi. Ne zaman kendimi sıkıntılı hissetsem arar konuşurum zaten. Hiçbişey söylemesin sadece beni dinlesin yeter. Dünyanın en büyük motivasyonu benim için.

13 yaşımda sigara içtiğimi öğrendiğinde aramış bana yeminler ettirmiş, eğer sigarayı bırakmazsam hakkını helal etmeyeceğini söylemişti. Yeminler etmiş olmama rağmen ben sigara içmeye devam etmiştim ama yine de beni affetmişti. İçki içtiğimi öğrendiğinde babam afedersin ağzıma sıçmış ama annem yine yanımda olmuştu. Bana güveni sonsuzdu. Daha bunun gibi beterlerini hatırlamak bile istemediğim yüzlerce olay... O'na söylediğim ağır sözleri hayatımdaki herhangi birine söyleseydim değil beni aramak, yüzüme bile bakmazdı. Başıma gelen her olayda arkamda olduğunu hissettiğim tek varlık yine Annemdi. Aşık olduğum da beni sıkılmadan dinleyen tek varlık yine Annemdi. Arkadaşlarımda dinliyordu ama bazen yüz ifadelerinden "Ulan yinemi be" izlenimi alıyodum.

Bi arkadaşım bundan 2 sene önce hapse düşmüştü. Alacak borç meselesinden dolayı bi yaralama olayına karışmıştı. Ziyaretine gittiğimde dikkat etmiştim. İçerdeki insanların ziyaretlerine %80 gelenler Anneleriydi. Babalar bu konuda biraz daha katılar. Babam şu şu suçla karşıma gelme de ne olursa olsun oğlumsun ve arkandayım der hep. Belki baba olmanın verdiği ağırlık belki de başka bişey. Sanırım baba olduğumda anlıyacağım. Şimdilik bi fikrim yok.

Diyeceğim şu abicim. Hayatta hangi yolu seçersen seç, hangi hataları yaparsan yap, hangi kararı verirsen ver sonunda yanında bulacağın tek varlık Annendir. İyiki varsın canım Anam. Seni çok seviyorum...

Pazartesi, Aralık 28

Ahiretin en küçük konusu dünyanın en büyük konusundan daha büyüktür.!!


Günaydın.. Hava yine karanlık istanbul'da ve içim daralıyor karanlık havalarda. Sevimsiz geliyo herşey kapalı havalarda. İşyerine geleli kaç saat oldu ama daha iş namına hiçbişey yapmadım. Umarım bunun tek farkında olan benimdir. Çalışıyo numarası yapmaya bile halim yok abi ya.

Bi arkadaşım radyoda işe başlamış. İnternet üzerinden yayın yapan bi radyo. Ama fazla dinleyeni yok galiba. Dünyanın en dinlenmeyen radyosu sıralaması yapılsa son 5i zorlar gibime geliyo. Çünkü her anons yaptığında istek kutusuna baktığını ve hiç istek gelmediğini söylüyor. 2 ihtimal var. Ya dinleyiciler yayından memnun herhangibir istek dilemiyor, ya da (yüksek ihtimal) dinleyen 15-20 kişi var onlarda radyonun kurucu kadrosu ve arkadaşları. Ama ne olursa olsun ciddi bi girişim be abi. Arada ismimi falan sölüyo acayip heyecanlanıyom. Ben heyecanlıyım canlı yayınlarda ve televizyon röportajlarında. Görende her Allah'ın günü televizyona röportaj veriyorum sanar. Bi kere taksimde yerel bi kanalın muhabiri röportaj için yanaşmıştıda düşüp kalıyodum nerdeyse. Çok heyecanlanıyorum abi ya. Elimde değil. Sanki harbiden tüm dünya izliyomuş gibi geliyo. İnsanların bakışlarından acayip rahatsız oluyorum. Hani bi mekana girdiğinde herkes kafayı çevirip bakar ya. Bundan bile rahatsız oluyorum.

Az önce kapının önünde bi kaç komşu esnaftan arkadaşlar vardı. Konuşuyorlardı aralarında. Konu ahiret, cennet-cehennem, azrail, zebani gibi uhrevi konular. İçlerinde bi tane kız zebaniler ve azraille ilgili bi espri yaptı. Bu tür konularda yapılan esprilere hiç katlanamıyorum. Bu kadar önemli bi konu hakkında dalga geçilmesinden nefret ediyorum. Neden mi abi? Çünkü ahiretin en küçük konusu dünyanın en büyük konusundan daha büyüktür. Çünkü ölümsüzdür.! Sonsuzluk alemiyle ilgili konularla keşke daha iyi eğitilmiş olsaydık..

Pazar, Aralık 27

Liechtenstein'da yaşıyo olsaydık bu kadar zor olmazdı seni bulmak..


İnsan sabah uyanınca yanında birini görmek istiyo be. Alışmış kudurmuştan beterdir aga. E tabi ne kadar yanında görmek istediği ise kişiden kişiye değişir. Uyanınca her zaman gördüğün arkadaşlarını görmek pekte çekici gelmiyo adama. Çünkü arkadaşlarınla yapabileceklerin sınırlı.Murat, Kadriye ve Sevil sabah geldiler evime. Kadriyeye dün gördüğüm kızdan bahsetmiş ve fikrini almıştım. Sarıböceğim kıçıyla gülmüş ve "Lan yiğit iyice delirdin sen, hiç olacak işmi köy yerimi lan burası" demiş Ben ise "Haklısın kızım ama gönlüm dinlemiyo napıyım" demiştim. Tekrar söliyim aklıma gelmişken. Çok seviyorum Kadriye seni.. Toparlanıp kahvaltı yapmak için çıktık abi. Kahvaltı yapmak için en uygun yer yine eminönü sahil geldi. Hem kahvaltımızı yaparız hem de dünkü hatunu belki görürüm diye niyetlendim:) Böyle de saçma huylarım var abi. Ama inan bana yerimde sen olsan gece orda yatardın lan.

Neyse işte abi gittik yedik içtik. Ama tabi bizim hatundan iz yok. Oturduğu yere gittim. Hani dedim belki bana bi not bırakmıştır. Aaa! Evet bi not vardı. Hemde yağan yağmurdan yere yapışmıştı. Belki de biri üzerine oturmuş ütülemişti. Ama önemli olan orada yapışmış bi notun olmasıydı. Hemen heyecanla nota sarıldım. Açtım okudum. Notta şu yazıyodu. "2 ekmek, 1 kg domates, süt, peynir" Nasıl not lan bu dedim kendi kendime. Sonra anladım ki bu evli bir adamın karısından aldığı sipariş listesi. Hani kız bırakmış olsa altına bi de adres bırakırdı dimi? Hani bunları al gel gibilerinden:)) Yani notun hatunla uzaktan yakından alakası yoktu. Ekildiğimi anlamıştım.:)) Kadriye haklı çıkmıştı. Gittim söyledim mutlu olsun sarı böceğim diye. Bişey demedi kuzum. Teselli etti sadece. Saçlarımı okşayıp "gelir annesi gelir" diye zırvaladı. Ama bulacam seni güzel gülüşlü. Mutlaka bulacam..!!

Koskoca istanbul be abi. Kimbilir nerdedir. Belki istanbulda bile değildir. Gireni çıkanı belli değilki anasını sattımın memleketinin. Çocuklardan ayrıldım ve yürümeye başladım sahilde. İnsan önüne çıkan fırsatları her zaman değerlendirmeli abi. Hayat insana 2nci fırsatı vermiyor çoğu zaman. Dün ne güzel karşı karşıya gelmişsin git konuşsana lan öküz. Koca istanbulda nerde bulcan şimdi.

Lichenstein nerden geldi aklıma biliyon mu? Sabah sabah yolda yürürken Lichenstein'li gördüm desem inanırmısın? Ben olsam inanmam. Ne işi var Lichenstein'lının sabah sabah burda. Zaten adamın alnında yazmıyoki. Dur söliyim abicim. Nüfusu 35.000 falan bu ülkenin. Orda birini bulmak istesen toplarsın bi stadyuma tek tek yüzlere bakıp tespit etmen en fazla 3-4 saatini alır. İstanbulda bunu yapmak istesen ömrün yetmez be. O halde ben en yakın zamanda Lichenstein'e yerleşmeli ve hayatıma orda devam etmeliyim. Aynı kişiyle karşı karşıya gelme ihtimalin çok yüksek. Hem anne babama da yakın. Bu konuyu aileme açmalıyım. Bakalım ne dicekler:)

Biraz daha düşündüm sonra. Dişleri o kadar da güzel değildi lan. Sanki çarpıktı biraz. Güzel gülmüyodu da lan sanki. Gözlerde şaş beşti. Hem öyle dik dik bakıyodu. Kafadan sakattı sanırım. İyi oldu gelmediği.:)))

Bi konuya açıklık getirmekte fayda var abi. Terkedilmek zordur evet ama terketmenin verdiği yıkıcı sorumluluk kadar acı vermediğinden terketmek kadar zor değildir. Bence yani. O yüzden çabuk atlabiliyorum.. ve unutmadan Agnes,Gereksiz Alim, sekeral,Lolla,Calypso Nerry ve Roxeline hoşgeldiniz..

Cumartesi, Aralık 26

Erkek adam bakmaz falan hikaye. Erkek adam bakar.!


Günaydın yavruceylanım. Karadutum, çatalkaram, çingenem vay. İçime fatih kısaparmak kaçmadı korkma. Sadece gelirken arabada radyoda çıktı. Her delikanlı gibi kendimi harmandalı oynamaya meyilli buldum. Araba kullanıyor olduğumu hatırladım ve hemen normale döndüm. Dönmesem harmandalı oynarmıydım? tabiki oynamazdım çünkü zor be aga. Bi de ağır. Evde tek başımayken oynarım. Onun yerine ille erkek oyunu oynayacaksam şeyi oynarım abi. Neydi lan adı? Çeçen dansı. (Chechnyan Dance'dir orjinali. Blog içi eğitimi asla ihmal etmem bilirsin) Çok seviyorum abi çeçenlerin danslarını. Bunu da burdan belirtmiş olalım:))

Şimdi abi bi laf takıldı sabah sabah kafama. Erkek adam karı kıza bakmaz. Racona ters falan. Bu laf külliyen yalan arkadaş. Niye diceksin. Desene ulan! Neyse dedin farzediyorum. Erkek adam kıza bakar arkadaş. Kıza bakmıycakta neye bakcak? Efenim? Bakacak abicim ya.! Ulan bakmadan nasıl görcek abi. Bakmaktan kastımız yavşamak değil zaten. Bakcak görcek göz teması şart abi:) Zaten bi adam kıza falan bakmıyosa ayrıca problem vardır. Evlilerden bahsetmiyorum abicim. Onlar üzerine alınmasın. Onlar bakmasınlar. Ama bekarsam bakarım abicim affetmem. Şöyle düzeltelim lafımızı Evli olan erkek adam karı kıza bakmaz.Bekar olan bakar.

Kadında 4 şeye acayip takılıp kalıyorum. Gözler, dişler, saçlar ve eller. He nerden geldi bu mevzu biliyomusun. Ben bugün böyle süzüm süzüm süzerken bi hatunu dişlerine vuruldum be abi. Bembeyaz parıl parıl parlayan dişlerine. Sahilde oturmuş gazetemi okuyup simitimi yirkene karşı merdivene bu oturdu. Bu dediğim gönülçelenim yani. Öyle masum masum minnoş minnoş otururken telefonu çaldı. Artık telefondaki kimse güldü baya bi. Telefonun karşı tarafındaki olmak için dünyalar verirdim. Ama işin en enterasanı kızın dişlerine o kadar çok baktım ki geri kalan uzuvlarını incelemeye pek fırsatım olmadı. Normalde böyle sıradan bakarım abi. Ama bu kızın dişleri o kadar güzeldiki beni benden aldı be abi. Güldükçe bende güldüm. Çok mal bi durumdu abi ya. Karşındaki gülünce ister istemez gülüyosun. Ama O da bana bakıyodu be abi. Hemde küçük bir çocuğun bakması gibi. Sabit:)) Eğer kız kafadan sakat değilse benden hoşlandı diye düşünüyorum. İnşallah denyo falan değildir. Kız ne düşündü bilmiyorum ama aynı böyle çokonat reklamındaki gibi o gülüyo ben gülüyom falan. Çok güzeldi be abi. Ulan yaş oldu 24 hala nelerle meşgulüz abi ya:)) Elinde yüzük falan yoktu. Altın falanda yoktu bileklerinde. Niye bunlara bakıyorum. Abicim ziynet eşyası takan kızlar genelde evli ya da nişanlı oluyo. E biz de elin namusuna göz dikçek kadar şerefsiz değiliz. Yarın yine aynı yerde beklicem. Baya bi bakıştık abi kızla. Eğer gelirse göndercem ana babamı istetcem. Gelmezse kendi kaybeder. Ya da bi de diş haricini süzerim yarın. Sonra ana babamı gönderirim. Ya da bi süre takılırız baktık olacak gibi anamı babamı gönderirim.

Neyse abi uzatmaya gerek yok. Son olarak saçlarına böyle kaynakmı ne zıkkım yapan kızlar var. Rica ediyorum saçlarını adam gibi düzeltsinler. Bu sabah sahilde bi kız gördüm. Kafada saçlar kalkmış o eklenen saçlarda beyin ameliyatı olmuş gibi duruyo. Dikiş atılmış sanki. Dürtüp geçmiş olsun diyesim geldi ama o ara gönülçelenimin dişlerinin etkisindeydim hadi dedim benden bulmasın. Yine şirkete geldik abi. Hava güzelken hiç çalışasım olmuyo be. Ama mecbur çalışcaz. Faturalar durmadan geliyo. Hadi eyvallah abi..

Cuma, Aralık 25

Yeni binyıldan ne gördük ki yeni yıldan ne görücez.!


Evet abi. Günaydın öncelikle:) Son haftaların en önemli gündem maddesi olan yılbaşı hazırlıkları başladı. Ufaktan bi ağaç yapmışlar seviller. Babası masrafı yapmışta yapmış aga. Eve çam ağacımı dikmiş, ocağına incir ağacımı dikmiş anlamadık. Kolumsu bi masraf yapmış adam. Olan yapcak abicim. Ulan bahçem var ama hava yılbaşlarında soğuk oluyo ya. Soğuk havaları sevmiyorum abi. O yüzden yılbaşıyla ilgili planlarım var. İmza toplayıp yılbaşlarını Haziran ya da Temmuz ayına aldırmak istiyorum. Amma kıyak olur ha. Şöyle sere sere otursak aga. Yiğit takvimi diye bi takvim icat etsem aslında yılbaşını Temmuzun 15'ine denk getirsem. Ayların isimlerini de sevdiğim kadınların isimlerini versem falan. Düşünücem ben bi ara bunu.

Daha dün gibi aklımda abi 2000 senesine girişimiz. Sloganlar dehşet verici boyutlara ulaşmıştı. Hatta excelle ilgili bi olay vardı. Excel 1999'dan sonrasını yazamıycak 2000 yazamadığı için patlıycak bilgisayarlar çökçek falan. Altı üstü bi bilgisayar programı duygularına engel olamıyo ve kendi kendini imha ediyo. Böyle de onurlu bi program. Hee bişey olmadı tabi. Excel onursuz şerefsiz çıktı. Kendi kendini imha edemedi.

Bi de cam yazıları vardı aga. Hele bu yakın olanlar bilirler. Fatihten aksaray yeraltı çarşısına inmiştim. Yeraltı deyince hep aklıma mafya geliyo abi ya. Yeraltına indim diye anlatıp havalara giresim var. Bendeki bu mafya merakının kurtlar vadisi dizisiyle hiç alakası yok. Asla izlemem, izletmem.! Benim evime dişi kurtlar vadisi giremez arkadaş! Neyse konu dağılmasın abi. Bi vitrinde şöyle bi yazı görmüştüm. "Hoşgeldin Ya Milenyum" Yok deve lan. Ramazan ayında gördüğümüz sloganı adam almış milenyuma kapak yapmış:)) Ama içeri girdim ve içerdeki adamın samimi tavırlarından anladım ki adam gerçekten milenyumu istiyo. Öyle şevk var adamın içinde. Hanım doğum yapıyo deseler yok ben milenyumu karşılıyorum dicek. Öyle bi istekli yani.

He bunu niye anlatıyorum. Abicim ben yeni bin yıla girerken neler bekledim neler. Evler, arabalar, yatlar, katlar, aşklar falan filan.. Ulan hiçbiri olmadı. Hala kiradayım, bi audi arabam var taksitlerini ödüyom,yatım yok hala, katları siktiret dairem 1nci katta bile değil lan giriş katta oturuyom. 9 yıl geçti gerçi binyıldan bişey isteyince de bin yıl beklemek gerekiyosa biz ski tutmuşuz aga. Ona ömrüm yetmez. Artık olursa torunlar alacaklı olur. Yeni yıldan hiçbi skim beklemiyorum. O benden beklesin abi. Birilerinden bişey bekleyen değil, birilerinin bişeyler beklediği olmak lazım. Hediye alacaklar illaki onları bekliyorum yalan olmasın şimdi:)) E bizde eşşek değiliz canım aldık bişeyler. Yeni yıla sap sap gircek halimiz yok. Adı üstünde yeni yıl. Artık kime kısmet olur bakcaz:))

Perşembe, Aralık 24

Allah (c.c.) koskoca evreni 7 günde yarattı, Sen ise 7 saniyede bütün dünyamı paramparça yaptın. İyi yaptın aslında...


7 saniye evet. Hayatımın bi çok anında kararlarımı hep bu kadar kısa sürede vermişimdir. Planlarım falan aylar,yıllar sürüyo olsa da her zaman 2 seçenek kalmış ve bu iki seçenek arasında ne yapacağımı en fazla 6-7 saniye düşünmüş ve öyle vermiştim. Mesela ilk oturduğum beyazıttan fatihe taşınmam sadece bu kadarlık bi süre sürmüş olan tartışma sonrasında verdiğim bir karardı. İnsanları kazanmak yıllar sürmekte ama kaybetmek için saniyeler yetmekte. Üniversitede okuyacağım bölüme karar vermişken bi arkadaşımla ayak üstü sohbet sonrasında bölümümü değiştirmeye karar vermiştim. Araba kullanırken gazdan frene geçmek için maksimum süren yine bu kadarmış. Onu da geçen gün öğrendim. Yani 7 saniyeyi geçersen bodozlama giriyomuşsun artık öndekine. O yüzden hemen karar vermek gerekiyomuş. Gerçi araba sürmekle yaşamak aynı şeyler değil ama yine de aceleciyim kararlarımda. Belki de aynı şeylerdir kim bilir.. Benim gibi birine de senin gibi birinin denk gelmesi ilahi adalet gereği sanırım.

Bitti be abi. Olması gereken oldu yani. Konuşmalarından anlamıştım zaten. Ulan 1 haftadır (bak yine 7) ne yediğimden bişey anlıyorum, ne gittiğimden, ne işyerinde çalışmamdan. Tamam kıskanalım birbirimizi ama bu ne lan. Ulan nasıl kendi kendini teselli ediyosun:)) Neyse abi fazla dolandırmaya gerek yok. Görüşmemiz kısa ve öz sürdü. 7 saniye 7 kelime. "Yiğit seni seviyorum ama sanırım devam edemeyeceğim." Üzüldüm ama belli etmedim abi merak etme. Çok koydu lan. Acayip oturdu hemde. Yaşadıklarımız böyle film şeridi gibi geçiyodu abi. Ulan dedim noluyo gidiyomuyum öteki tarafa. Olur olur abi bünye kabullenmez bu ayrılığı oturur içine geberip gidersin. Ama bişey olmadı. Bünyem kabul etti yani. İnsan en sevdiklerinin yokluğunu kabullenebilecek bir özellikle donatılmış. "unutmak!". Unutmak Allah'ın bize verdiği en büyük nimetlerden biri. Unutmak olmasaydı napardık be abi. Unuturuz seni de. Sen bilirsin dedim her zamanki gibi. Hepte varya sen bilirsin diyom lan. Bi kerede isyan ediyim. Olmaz lan gidemezsin falan diyim. Ama yok abi böyle durumlarda odun kesiliyorum. Dilim tutuluyo. Belki de benimde işime geliyodu abi. Ama harbiden 1 haftadır paramparça olmuştu her şeyim. Bu ayrılık ikimiz içinde hayırlı olacak buna eminim. En azından normal insanlara döner sosyal hayatımıza devam ederiz. Abi iyice manyaklaşmıştık ikimizde. Bende seni seviyom kız. Harbiden bak. Seviyom ama ben de devam edemiycem. Yüzüne yine diyemedim. Olurda bigün burda denk gelirsen okursun..

Candan söylesin, severim kendisini.








müzik - candan erçetin - parçalandım (2002) izlesene.com

Bu da lunelyyn'in tavsiyesi..


müzik - meyra herşey eskir izlesene.com

Salı, Aralık 22

Her yerde üfüren üfürene...


"Anlamazdın anlamazdın" şarkısının şokunu henüz atlatmışken şimdi de başımıza "üflediler söndüm" şarkısı çıktı. Muhasebeye ne zaman gitsem bu şarkıyı dinliyolar. Bunun gibi bi çok yerde bu şarkıya denk geliyorum. İpsiz adam çıktığında da anlamazdın anlamazdın şarkısı böyleydi. Ben bu filmi bi kere daha izlemiştim. Dengesiz müzik zevkinize atlıyım lan sizin.. Üflemezdin üflemezdin diye bi şarkı çıksa ne güzel olur aslında... Arka planda da üflerdim diye bi kız sesi gelse. Bu iki kardeş vardı lan neydi adları.Hah öykü&berk. Bi arada onların direkleri vardı. Ulan amma çabuk sevip, amma çabuk unutuyoz ya:))

Akşam Beşiktaşın maçı varmış. Geçen gün bursa çakmış zaten bize. Ben totem falan da yapmadıydım ondan olsa gerek. Bugün takımımı unutmuyor ve totemin babasını yapıyorum. Sizin oynıcağınız topunda, çekeceğiniz şutunda. Bu akşamda geçirirlerse eğer bırakırım aga ben bu takımı. Ne lan bu avrupada bi numara yok türkiyede bi numara yok. Bırakmam lan bırakmam ağlamayın hemen. (Yönetimden okuyan varsa onlara bu sözüm.)

Moon ve sizofren peri hoşgeldiniz...

Sen bana değil kendine güvenmiyorsun be yavrum...


Bugün son bi haftanın en güzel günlerinden biri. Hem havanın açık olmasından hem de güne O'nun günaydınıyla başladığım için. İnsan yalnızlığa gelemiyo be abi. Hele bi de alışınca hiç duramıyo. Affedildik sonunda prenses tarafından. Ulan eskiden böyle şeylere takılıp kalmazdım ben. Çabucak unuturdum. Ama artık öyle olmuyo. Etkisi geçmek bilmiyo.

Sabah sabah çalan kapıyı açtığımda karşımda O'nu görünce inanılmaz mutlu oldum. Dilim tutuldu lan resmen. Meğer amma seviyomuşum:)) Bi çay yapta içek diyesim geldi. Hemen böyle evliymiş gibi havaya girmemden pek hoşlanmıyo aslında ama fazla kaptırıyorum kendimi elimde değil. Sahiplendiğim zaman çok dengesiz oluyorum. Fazla kıskancım sanırım. İstiyorum ki her gittiğimiz yerde yanımdan ayrılmasın. Kardeşim O da kıskanılmıcak gibi değil ki. Neyse ki aşırı güvenimle üstesinden geliyorum. Güven dediğim hem kendime hem O'na olan güven tabiki.

Konuştuk tabi haliyle çayımızı içerken. Neden bu kadar zamandır gelmedin, neden bu kadar üzdün ikimizi de diye sordum. Ve başladı anlatmaya. Kadriye başta olmak üzere, Ewa ve diğer arkadaşlarımla olan samimiyetimden rahatsız olduğunu söyledi. Kadriye benim hayatıma giren tüm kız arkadaşlarımın benden ayrılmasının en önde gelen nedenlerinden biri. Birlikte o kadar çok vakit geçiriyoruz ki hak vermiyor değilim. İzah etsem de bişey ifade etmiyor ve ayrılıyoruz bi çoğuyla. Ya O Ya Ben sorusu geldimi sinirlerim bozuluyor.

Bana güvenmiyorsun dedim. Sana güveniyorum ama O'na güvenmiyorum dedi hemen. Ulan herşey benim elimdeyken O'na güvenmemek neyin nesi. İçimden düşünmeye başladım. Aslında "Sen kendine güvenmiyorsun". demek istedim. Bi kızı kıskanmaya başladığım zaman genelde fazla güzel olduğundan benden başkasını sevebileceğini düşünürdüm eskiden. Ama insanlar aşık olduklarında güzellik çok arkada kalıyor. Belli bi yaştan sonra tabi. O'nun yaşının henüz 20 olmasına veriyorum bu düşüncelerini. Kaldı ki insan yaradılışı gereği aynı anda 2 farklı kişiyi sevemez. Birine verdiği ilgiyi diğerine de vermesi imkansız. Zaten belli bi yerden sonra saçmalamaya başlıyo ve yakayı ele veriyor. Kendimden biliyorum:)) 18-22 yaş arasında yaşadıklarımdan yola çıkarak buna kesinlikle eminim. Eğer sevdiğimle 22 yaşını atlatırsak sorunlarımızın çözüleceğini düşünüyorum. Ulan 2 senesi var daha. Zor ama imkansız değil:)

Ah be canım benim. Nolur biraz kendine güven. Bana güvenmeni geçtim artık, kendine güven kendine..

Pazartesi, Aralık 21

Paylaşmak böyle değildi..


İşsizlikten artık napcağımızı sapıttık ve kameranın görmediği kör bi noktada buluşup sohbet ettik arkadaşlarla az önce.Paylaşmaktan.İnsanların artık eskisi gibi mallarını paylaşmadığını, paylaşmak yerine çöpe atmayı tercih ettiklerinden falan işte. Tam biz bunlardan bahsederken bi arkadaş geldi bilgi işlemden. Kız kısmı çok meraklı olduğundan ne konuşuyonuz falan diyince biz de haliyle paylaşmaktan falan diye cevap verdik. Paylaşmayı duyan öküz bilgi işlemci de facebook'ta paylaştığı videoları anlatmaya bunlarla ilgili saçma sapan yorumlardan bahsetmeye başladı. Paylaşmaktan anladığı video paylaşmak olan gerizekalı bi kitle var artık. Elindeki bi lokma ekmeği yarıya kırıp paylaşırmış eskiler, şimdi ise bizler paylaşmak deyince facebook'ta bişeyler yayınlamayı anlıyoruz. Hey yavrum hey. Senin paylaşacağının da paylaştığının da... Bi defol git lan.
Resimdeki kızın konuyla ne alakası var. Alakası yok be abi. Çok masum masum duruyodu. Kıyamadım koydum buraya... Türküyü ne kadar çok sevdiğimi biliyosun. Beyaz söylesin. Severim Beyaz'ı. Türkü söyleyince daha bi severim..




Yalanlarla dolanlarla, geçti ömür solanlarla, yıkılan duvarın altında kalanlarla..


Kadriyeyle çok yakın kaderlerimiz var. Şöyle ki; geçen gece Ewa'yla yemek yediğimi söylediğim için O'nunla hala görüşmüyoruz. Kadriye önceki gece bizimle birlikte olduğunu söylediği için bi kamyon ceza almış. Tam tersi yapsaydık diye düşünüyorum, yalan söyleyip ben çocuklarla birlikte maç izliyoduk deseydim, Kadriye'de bi kız arkadaşında kaldığı yalanını söyleseydi herşey normal seyrinde devam ediyor olacaktı. O'nun durumu biraz farklı gerçi. Tek başıma yaşıyor olduğum için haliyle anne babası yiyişiyoz sanıyo. Doğru söylemek en kötü alışkanlığımız olmuş oluyo haliyle. Harbiden ya sanane ulan sikiyim doğrusunu salla yalanı herkes mutlu olsun.

Hakkatten abi ya. Keşke yalancının önde gideni olsaydık da kimsenin kalbini kırmıyor olsaydık. Bi ara bi kız arkadaşım vardı. Berbat yemek yapıyodu. Yine böyle bigün yemek yapmıştı. Ama harbiden ömrümde yediğim en berbat yemekti. Harcadığı malzemeye yazık denecek kadar kötüydü abi. Bu ne lan kusucam şimdi dedim diye küsmüştü. Sonra konu büyümüş zırlamaya başlamıştı. Yok ben senin için uğraşıyorum ediyorum. Sen beğenmiyosun falan bi dünya laf. Derken bitti gitti zaten.. İnsanlar mutlu olmak için yalan sözler duymak istiyorlar abi. Hoşuma gitmeyen bir durumu söylemek yerine karşımdaki üzelecek diye saçma sapan hoşlanıyormuş gibi davranmak daha saçma değilmi, ve daha yıkıcı sonuçlar doğuruyo.

Bi yarışma vardı o geldi aklıma. Arkadaşlara birbirlerinin özelliklerini soruyolardı. Sonra bu verilen cevaplarla yarışma konusu olan kişinin kendi cevapları karşılaştırılıyo ve birbirlerini ne kadar tanıdıkları anlaşılıyodu falan. Eğer birbirlerine samimi davrandılarsa doğru çıkıyodu da ne hikmetse arkadaşlarının verdikleri cevaplarla kendi cevapları hiç tutmuyodu. Demek hep yalan dolan tanımışlar birbirlerini. Eee zaten bu kadar evlenme boşanmalardan da anlamak lazım aga. Evlenene kadar herkes birbirinin nerdeyse bokunu yiyo. Evlendikten sonra isyanlar başlıyo. Halbuki adam gibi tiksinince söylese, kızınca belli etse birbirlerini daha iyi tanımış olurlar ve gerçekten anlaşıp anlaşamayacaklarını anlarlar. Adam gibi karar verirler.

Ulan hiç üzerime vazife olmayan yerlere girdik yine. Neyse abi vatan hizmet bekler. Zaten kameralar sarmış dörtbir yanımı. Huzursuzluğun zirvesindeyim. Ben çalışıyım biraz. Görüşürüz sonra..
Nazan Öncel'i eklemekte fayda varmış evet:) Tşkler stuven. Bana yalanlar söyle, bakarsın iyi gelir..



Nazan Öncel 05 Zehirli Sarmaşık 7n Bitirdin 2006 - Funny videos are here

Pazar, Aralık 20

Kendimi bilime adadım, geri kalan herşey sizin olsun...


Günaydın. Her gün yeni umutlarla doğarmış. Yooo hiç alakası yok. Ben bu sabah yine uyandım ve yine bi beklentim yok. Sanırım umutlarım hala uykuda.İnsanın uyuyunca bedeninden ruh çekilirmiş ya. Benim bedenim baya bi çekiliyo sanırım. Uyandıktan sonra kendime gelmem 4-5 saat sürüyo.Nasıl bi beden-ruh ilişkim var anlam veremiyorum. Aşktada kaybediyorum zaten. Dün gece cumartesi nasıl olsa yarın ikimizde çalışmıycaz bi gidiyim görüşelim istedim. Özlüyoz abi. İhtiyaçlarımızı inkar etmek bizi biz yapan değerleri inkar etmek demektir:) Aradığım halde telefonu açmadı. Ama yatmama 5 dk kala mesaj atıp beni ne kadar sevdiğinden bahsetti bitanesi. Yani ilişkimiz telefon operatörünün şefkatli ellerinde yürüyo. Hattımızı küt diye kesse ilişki diye bişey kalmıycak. Ya da yolda şarjı falan bitse ikimizden biri ayrılmış olucak. Öyle hissediyorum yani. Aşkta kaybediyorum madem kumarda kazanırmıyım diye düşünüyorum. Ama ben kumarda oynamıyorum ki. Kumarın her türlüsüne karşı olduğumu müteaddit defalar (bu lafı da bi tartışma programında duydum çok beğendim) söyledim zaten.

Madem aşkta şansım yok.Kumardan da haz etmiyorum.O halde bende kendimi insanlığın hizmetine veriyim dedim. Bilim adamı olabilirmiydim acaba diye düşündüm.Akşam sevillerde bunu tartıştık.Tartışmakla kalmadık ulan gelin boş boş durcağımıza bişeyler icat edelim dedik. Elde malzeme kısıtlı olunca tabi ele geçen alet edevatla bişeyler yapmaya çalıştık. Malzeme listesi şöyle; Leğen,İki ucu açık elektrik kablosu,pet şişe,kontrol kalemi.Deneyimiz şöyle gelişti.Kadriye pet şişeden leğene su damlatıyo, tahta sandalye üzerinde Murat bi ucu prizdeki kablonun diğer ucunu pet şişenin içine sokuyo,Sevil leğene öküz gibi bakıyo ve bendeniz elimde kontrol kalemi leğendeki suya kontrol kalemini dayamış bekliyorum.Deneyimizin konusu elektrik yüklü suyun damlası elektriği taşıyomu taşımıyo mu? tam anlamadık.Su damlayınca kontrol kalemi yanar gibi oluyo ama tam yanıyo denemez.Biz de bi bok bulamadığımız için vazgeçtik.Bi gün sonraki gazetelerde "Ülkemizin son dönemde yetiştirdiği bilim adamlarından Yiğit ve arkadaşları evde deney yaparken elektrik gerilimine kapılıp geberip gitti" diye üçüncü sayfaya manşet olmaktan korktuk açıkçası. Hep bu gebermeyesiC Kadriyenin haltları zaten. Aklı başında bişey tavsiye etse şaşar kalırım.Ama bu bizi yıldırmıycak illaki bişey icat etcez aga.

Burdan anlıyoruz ki bir adamın hayatında kesinlikle bir kadın şart arkadaş.Eski tarihlerde bilim adamları da sanırım aşkta kazanamamaktan bilim adamı olup çıktılar.Abicim Einstain'a bak.Dil dışarda bi karış.Baktı olmucak bari bilim adamı olayım dedi.Ama adam matematikten çakıyodu.Ben de o da tam sayılmaz.Alıcam başımı gidecem bu diyarlardan abi...

Son olarak laurel-hardy hoşgeldin..

Cumartesi, Aralık 19

Kamera çıktı mertlik bozuldu...


Akşam oldu hüzünlendim ben yine... Nasıl hüzünlenmiyim abi ya.Olan biten bi internet eğlencem vardı.O da baya bi riske girdi.Bugün öğlen gelen bir ekip şirketin götüne başına her biyerine her odaya tuvaletler hariç kameraları taktı ve gitti. Artık şirketimiz bir BBG ya da Big Brother havasında olacak. Her hareketimiz kameralar tarafından izlenecek.Ya ben bilgisayarda işle ilgili bişey yazarken bile başımda birinin durmasından rahatsız oluyorum bu kameralar nerden çıktı.

En önemlisi ne biliyomusun. Explorer kısıtlandı diye firefox yüklemiştim. Girmek istediğim sitelere ve bloga da ordan giriyodum. Şimdi bu kameralar acep tepemden kayıt yaparken bilgisayarın monitörünü net gösteriyomu göstermiyomu acilen tespit etmem lazım. Yoksa başka bi derdim tasam yok yani. Bilgi işlemdeki kızla aram iyi Allah'tan. İki üç sırnaşsak tüm görüntüleri alırız evelallah.

Aslında hiç gerek yoktu be patron.Zaten ben hayatının her alanının da yaptıklarının kayıt altına aldığına inanan biriyim. Kamera falan nedir bu Guantanamo zihniyeti.Beni bu şekilde baskılarla yıldıracağını sanıyorsan çok yanılıyorsun koçum.Ayrıca çalışıp çalışmadığıyla ilgili şüphelerin varsa, neden tutuyosun bu personeli o ayrı bi tartışma konusu.Heee sen ille biz ne yapıyoz ne ediyoz diye merak ediyosan birer tane motor kaskı gibi kask yaptır. Kameralı kask olsun onun adı. Şirketin içine girince takalım kafamıza. Ne tarafa bakarsak görürsün. Böylece personel nereye bakıyo,neyle ilgileniyo, kimi kesiyo, gelen gidenin mahremine bakıyomu görmüş olursun.Hem daha net görürsün cidden bak. Böyle sadece kenar köşe kameralarıyla zapt edemezsin bizi. Tuvalete gidince kamerayı kapatmam haberin olsun. İzliyceksen herşeyi izliyceksin. Yok öyle işime gelen yeri takip ederim, işime gelmeyeni takip etmem. Ya hep ya hiç.!

Darlandım abi ya. Kameralar yarın devreye giriyomuş. Pazartesi ilk iş nereleri görüyo, bilgisayarıma denk gelen kamera netmi değilmi onu anlamak olacak.Bilgi işleme bu akşamdan sırnaşsam pazartesi sorunsuzca görebilirim herhalde:) En sevdiğim yer sizsiniz lan bilgi işlem . Cidden bak. Yoksa kamera kayıtlarının sizde olmasından değil.:)) Ulan sanal alemden kopmamak için gösterdiğim çabayı iş hayatıma sarfetsem şimdiye kendi işimi kurmuştum.Ama alışmış kudurmuştan beterdir abi:))

Herkese iyi tatiller ve Odorica Ion hoşgeldin.

Sana ihtiyacım var ama şimdi değil..


Günaydın. O'nunla tartışmamızın ikinci günü sabahı bugün. Özledim hem de eşek gibi özledim ama çaktırmamaya çalışıyorum. Aramadım da.Ama dönüp dönüp telefona bakıyorum. Belki aramış etmiş ya da mesaj göndermiştir diye.Tik oldu lan resmen:)) Sigara tiryakilerinin sigarayı bırakması gibi bişey aşık olup ayrı kalmak. Sigarayı bırakan adama sigara ikram ettiğinde kasıla kasıla "bıraktım olum ben, tam 4 yıl 3 ay 5 saat'tir içmiyorum" demesi gibi. Sigarayı bırakmış değil ara vermiştir çoğu farkında bile değildir. Aşk sigaradan daha tehlikeli bence. Saçlarını beyazlatıyo lan adamın. 24 yaşımda ilk beyaz saçımla tanıştım aşk sayesinde. Ayrı kaldığında seviyorsan bu detaylara dakikalarda ekleniyor.

-Ne kadar zaman oldu ayrılalı?
-Unuttum olum ben O'nu.Tam 2 yıl 4 ay 5 saat 17 dk'dır görüşmüyoruz. gibi:)

İşte bunları düşünürken az önce bi mesaj aldım O'ndan. Kısa ve öz."Seni seviyorum" yazmış. Okurken seviniyim mi üzüleyim mi karar veremedim. Seviyordun da neden görüşmedik.Merak ediyor insan.Tabi merakıma engel olamadım aradım. Çok sazanım ben harbiden:) Aşkın bi kuralı da sazan olmak belki de.Neyse işte. Aradım neden görüşmedik 2 gündür diye. Küçükhanımın baaaazı sorunları varmış ve çözmesi gerekiyomuş. Tepem attı abi. Nasıl yani ya. Sorunların olduğunda yanından olmayacaksam sokayım ben böyle aşka da ilişkiye de. Aşk mutlulukta birliktelik dertte kederde görüşmemek mi? Sorunlarını çözmekte bana ihtiyacı olmayan birine nasıl ihtiyacım olabilir.Beni sadece mutluluğunda görmek isteyen bi kıza nasıl aşık kalabilirim. Bu sorularla doldu taştı beynim. Sordum da zaten.

-Biz sadece mutlu günlerimizde mi görüşeceğiz?
-Hayır tabiki, ama sana kızmıştım...

Şimdi biraz işlerim var deyip kapattım telefonu. Ama inan bana abi acayip moralim bozuldu. Şimdi düşünüyorum da kesinlikle biz birbirimize aşık değiliz. En azından onun yaşadığının aşk olduğunu sanmıyorum.Ama vazgeçemiyorum da. Lan sıçıyım ben böyle ilişkiye. Aklıma arabesk şarkılar geliyosa aşıkmıydım.? Beyaz saçta eklendi kafaya. Ulan noluyo bana yaa:))))))))

müzik - ozcan deniz - kalp yarasi | izlesene.com

Cuma, Aralık 18

Eskiden Alem-i Cihan bizden korkardı. Şimdi de korkuyo ama gücümüzden değil çükümüzden.!!


Günaydın. İnternetle o kadar haşır neşir oldukki artık herşeyi internette aramaya başladık. Buna eş arama da dahil. Her girdiğim internet sayfasında pazarlama reklamları boy boy çıkıyo. Çocuklar için açılmış oyun sitelerinde bile bi tane kaşar resmi yanında özellikleri, arayışları, zevkleri bilmem ne bir sürü şey yazmakta. Neydik nolduk demekten kendimi alamıyorum. Polonyalı bi arkadaşımdan bahsetmiştim bi zaman. Ewa evet:) Dün akşam babasıyla birlikte istanbula gelmişler yine görüşme şansımız oldu. Özlemiştim zaten iyi de oldu. Konu konuyu açtı ve bizim inançlarımıza onların inançlarına geldi. Koyu bir katolik Ewa. İşte bi onlardan bi bizden anlatırken Ewa çok ilginç bişey söyledi. Babası ona Türkiye'yi anlatırken müslüman bi ülke ama kesinlikle müslümanlara duyman gereken güven Türkiye için geçerli değil demiş. Yani normalde müslümanlara güven ama Türkiye'deki müslümanlara güvenme. Nedeni ortada arkadaş. Sapıklık dört bir yanımızı sarmış durumda. Ewa güvensin de ırzınamı geçsinler. Her gelen yabancıya orospu muamelesi yapan bi ülkeyiz artık. Ve bunun herkes farkında. Yemek yediğimizi söylediğimde Ewa ile ilk aldığım tepki "Yedin dimi lan karıyı, ulan insan bi haber verir" oluyosa bende güvenmem arkadaş. Kız arkadaşım bile kabul etmek istemiyo. İnanmadı zaten bana. İnançlardan konuştuk diyorum. Tabi tabi, kesin öyledir zaten dedi. Siktirgit diycektim zor tuttum kendimi. Çağırdığım halde gelmeyip sonra bana trip yapmak acayip sinirlerimi bozdu. Kalbini kırmamak için kapattım telefonu. Büyük ihtimalle 1 hafta-10 gün görüşmeyeceğiz. Ya da bu son görüşmemiz olarak kayıtlara geçicek. Hayırlısı olsun abi ne diyim.

Dün akşam Ewa ile bi mağazaya gittik. Bazı ihtiyaçları varmış almak için. İçerde 2 tane bayan masa başında oturuyolar. Biri anladığım kadarıyla işyeri sahibi diğeri satış için orda. İçerde geziyoruz ama "saldım çayıra mevlam kayıra" Bi gelip ilgileniyim falan yok. Seslendim kıza bakarmısınız bi diye. Hemen geliyorum beyefendi dedi. Ama hala bilgisayar başında kırıtıyo. Gülüyo bi yandan bi yandan yazıyo. Dayanamadım gittim. Arkada ayna var ordan görünüyo. Kız msnde yazışıyo. Ulan içeri müşteri girmiş kız hiç oralı değil. Ewa'yı çağırdım. Tam çıkarken kız koşarak geldi. Buyrun yardımcı olıyım dedi. "Gerek yok. Alacağımız malları o internetteki arkadaşınıza satarsınız" deyip çıktım. Geçim kaynağını hafife alan bir nesil yetişiyo. Bu kafayla bu memlekette işsizlik olmasın da ne olsun. Benim böyle bi personelim olsa 1 gün tutmam siktirederim.

Bi de bişey daha dikkatimi çekti. Güzel kızların çalıştığı işyerlerinin sattığı mallar genelde kalitesiz oluyo.Harbiden bak. Ya da bana öyle denk geliyo. Bu yüzden güzel kızların çalıştığı yerlerden mal almıyorum. Zaten marka meraklısı da değilim çok şükür. Çirkinlerden alışveriş yapıyorum:)) En azından işine gücüne sahip oluyolar ve sattıkları malları tanıyolar. Sorularıma kırıtarak ve sırıtarak değil kendinden emin şekilde cevap veriyorlar. İş hayatında ciddiyet olmazsa olmazımdır abi. Ciddi olsun 5 lira fazla olsun.

Hicri yılbaşıymış dün. Hepinizin yeni yılı hayırlı olsun. Ve unutmadan iris ve birmasalanlatsam hoşgeldiniz.

Perşembe, Aralık 17

Yorumsuz:)) yok yok yorumlu..hemde bol yorumlu..

Ben bu msn açılış sayfasından bıktım aga. Bi kere uyarmıştım zamanında kardeşim çeki düzen verin şu haberlere diye. Hatta ilk blog yazımdır. Beni burda yazmaya iten msn giriş sayfasıdır. Kendileri kaybetti tabi. Bak şimdi msn'de değil blogger'da takılıyom aga. Onlar kaybetti. Beni siklememenin cezasını bensizlikle çekiyolar. Ama çeki düzen konusunun peşini bırakmadım tabi.Ara ara girip adam oldularmı acep diye bakıyorum.Ama nerdeeee.Aynı tas aynı hamam.
Az önce gördüğüm bir haber.Şimdi ben düşünüyorum da bu kadın Türkiye'de olsa haberlere falan çıksa o kanalı basmazlarmıydı abi. Basarlardı sanırsam:)) Hepimiz bağımlıyız, yalnız değilsin sloganları eşliğinde. Zaten bizim millete slogan olsun. Üç kişi bi araya gelsek slogan atıyoz anasını satıyım. Slogan ve destek potansiyelinin olduğu yorumlardan belli zaten abicim. Toplam yorum sayısı ayrı bi komik. Bu kadar denk gelir :))) Hangi kadından mı bahsediyorum. Aha buyur buraya tıkla abi sende gör.

Yorum demişken abi bişey aklıma geldi onu da diyim de evimin yolunu tutayım ben. Gezdiğim sayfalarda yazıları okuduktan sonra yorumları okuyorum ya. Yorumları okumak acayip keyifli geliyo bana yaa:))) yorum manyağı oldum abi okuya okuya. Her boka yorum yapasım geliyo.Ama yapmıyorum tabi.Git geller yaşıyorum beynimin derinliklerinde.Blogla kafayı yemem an meselesi.:) Allah sonumu hayr etsin.

Konuştu bir şeyler söyledi beklediğim sözler bunlar değil, Yüzüme baktı gözlerime ama senin gibi değil...

Dün gece hiç tanımadığım bir hatuna sırf sana benziyor diyeee usulcaaa sokulup, "Her zaman gelirmisiniz buraya, ben ilk kez geliyorum, acemilik dönemimde yanımda olurmusun?" dedim. Demesem iyiydi ama tutamadım kendimi. Genellemelerden nefret ediyorum ama hepimiz aynıyız evet. Sadece bi anlık boşluğuma geldi. Normalde böyle gaza gelmezdim ama nasıl bi ruh haliyle geldiysem artık. 4 gündür görüşmüyoruz bizimkiyle sanırım ondan olsa gerek. Ya O'nun işi oluyo ya benim. Bunun etkisi oldu büyük ihtimalle:)) Ulan gitmişiz memleketin en aval kızını bulmuşuz. Tek başıma otursam daha iyiydi. Okuldan bi başladı anlatmaya, sanki ben O'nun velisiyim de ona notlarını sordum. 550 km yol teptikten sonra okul hatıraları dinlemek, benim O'na askerlik anılarımı anlatmam gibi bişeydi. Dinlemek istemiyorum ama bi kere bulaştık çıkamıyoruz içinden. Tamam çabuk kaynaşıyorum, çabuk güven veren biriyim ama bu kadarına gerek yoktu be yavrucum:))
Bu gelişmeler olurken zart diye mesaj geldi telefona."Beni gerçekten seviyormusun?". Ulan böyle bi zamanlama olamazdı arkadaş yaa.Beni aldı yerin dibine soktu çıkardı resmen.Yok yok çıkarmadı yerin dibine soktu bıraktı.Daha 5 dk geçmedi bi mesaj daha "Hayatından çıksam gerçekten üzülürmüsün?" yazmış bu seferde. Ulan bi sıkıntı girdi içime. Sanki basılmış gibi bi ruh haline girdim. Ama hemen çıktım:)) Çok temiz kalpli bi sevdiğim olduğunu o an bi kere daha anladım. Yanımda olsa bu kadar isabet ederdi bu laflar. Yaptığımdan acayip pişman oldum abi. Sanki aynı mekandaymış gibi gönderdiği bu mesajlar zamanlama olarak bu kadar iyi gönderilemezdi. Kadınların 6ncı hissinin kuvvetli olduğunu biliyodum ama bu kadarı da artık pes dedirtti be arkadaş. Konuştuğum kıza "tamam sen kapat ben seni ararım" deyip hemen mekanı terk ettim tabi. (Düşün artık o kadar etkisinde kalmışım ki mesajların kızla telefonla konuşuyorum saıyorum.) Zaten yol yorgunu halimle ne işim var olum benim burda diyorum kendi kendime. Git bi yat dinlen dimi arkadaş yaa.! Hemen aradım bizimkini. Gecenin karanlığı çökünce acayip bunalıma giriyo kızlar:) Teselli ettim. İş hayatının zorluklarından falan bahsettim:)) Harbiden seviyorum nefesini ensemde hissettiren kızları. Afferin kızım böyle ol canımı ye.!! Seviyosan sahip çıkacaksın aga. Götü 5 metre yukarda olmayacak.! Güzel olmak aptal olmayı gerektirmiyo..
Bi de mekan çıkışında bi kaç arkadaşa denk geldim. İçeri girerken "vay şenol abi hayırlı işler" diye selam veriyolar. Devamlı buranın adamıyız izlenimi vermenin en kolay yolu:)) Ama içkili mekanlara girerken hayırlı işler diyenleri hiç anlamıyorum. Ne hayırlı işleri be arkadaş adam içki satıyo bunun hayırlısımı olur. Camiye girip şeytanınız bol olsun diyomusunuz? tabiki demiyosunuz. O yüzden lütfen rica ediyorum meyhaneye girip çıkarken hayırlı işler demeyin..!! Hangi mekanda nasıl hareket edilir tek tek öğretcekmiyiz arkadaş..!!
Leoparik Hatun.,MOMOL,lunelyyn, Hayalet ve Ayşa sizler de hoşgeldiniz..

Salı, Aralık 15

Ferman patronunsa yollar benimdir..


İyi akşamlar abi. Yolculuk göründü yine. Patron sağolsun cezamı verdi hediyemi verdi naptı anlamadım iki akrabasıyla birlikte izmire gönderiyo beni. İzmiri severim, izmirlileri de severim. Nedeni tamamen duygusal. Bizimki duymasın:) Bu akşamdan götürcem akrabalarını, akşam da ne götürebilirsek götürcez bakalım artık.

Digital platformumdan aradılar şaşırttılar lan beni. Üyelikten falan bahsediyodu telefondaki ses.İstersem üyelikle ilgili bi paket yükleyebilirmişim ve bi sürü kanal seyredebilirmişim. Başta baya bi çekici geldi tabi.Kızında sesi böyle mayhoş mayhoş, e benimde işim yok dedim biraz vakit geçsin.Anlat bakıyim kız dedim.Başladı anlatmaya.Aile paketi diye bişeyden bahsetti.İsmi hoşuma gitti tabi.Ailemden ayrıyım ya dedim belki aile özlemimi bu paketle giderebilirim.Nedir bu paketin içeriği bitanem dedim.Bitanem demedin lan sallama.İçerdiği kanallar falan filan aha bi baktım kanal isimlerini sayarken Erotik falan bişeyler sayıyo kız.Hop orda dur bakiyim dedim.Ulan ne ayak bu şimdi.Aile paketi ailece seyredilcek şeyler değilmiydi.Çoluk çocuk oturup erotik film izleyen bi aile varmı lan bu ülkede.:))))))) Düşünsene "hanım çocukları çağır bak Gecekeyfi başlıyo" falan.Velhasıl bu paket benim işime gelmedi arkadaş.Kapattım telefonu.Ben bunu evime alsam bizim çocuklar birbirine saldırır aga.Sonuçta aile paketi. Aile olmayanların izlememesi lazım.Sonra çık işin içinden.Sen sebep oldun diye anası babası dayansın kapımıza uğraşamam abicim.

Az önce Cupy sağolsun aklıma getirdi. Abi ben dövmeli kızlara acayip hastayım.Özellikle böyle yazın belde, omuzda ve bilekte dövmeleri olan kızlara karşı meyilleniyorum. Çekici geliyo bana. Hani kız arkadaşımı kıskanmasam ikna edip bi kaç yerine dövme yaptırtmasını isticem. Ama kıskanıyorum abi ya. Yoksa acı çekecekmiş bilmem neymiş hiç umrumda değil yani. Maksat hayatımız daha renkli olsun. Verimlilik artsın.Bencilim abi ya.. :)))

Gidene yol yakışırmış abicim. Patron tarafından sırtıma yüklenen bu iki hatunu izmire teslim ediyim de geldiğimde kız arkadaşıma soriyim bakıyım ne düşünüyo bu dövme konusunda. Ulan o da bana yaptır falan derse. Yok abicim ben dövme falan yaptıramam canım tatlıdır benim.Ama ilhan mansızın yaptırdığı kartal dövmesini göğsüme düşünebilirim.Karar verene kadar sakızlardan çıkan dövmelerle idare edicez sanırım.Hangi sakızdan dövme çıkıyodu bilen varsa haber versin bi zahmet..:)

100 yıl önce doğsam İstinyeli Deli Eşref olurmuşum...


Hani amcama vermiştim ya arabayı haftasonu için! Haftasonu dün bitti. Ve aradı sağolsun. "Yeğenim arabayı getircem, nerdesin". Bende tam arkadaşlarla yola çıkmış istinye park'a gidiyorum."Amca sana zahmet istinye parka gel.Ben seni dönüşte bırakırım" dedim. Neyse abi biz oturduk işte orda kahve falan bişeyler içiyoz.Amcam ufuktan göründü.Ama ne görünmek."Huopp yeğenim" sesleniyo falan.Tamam komik bi durum ama etraftakilerden tavırlarından acayip rahatsız oldum.Sanki varya hepsi paşa torunu, hepsi anasından istinye park'ın içine doğmuş.Ulan üç kuruş para geçti elinize adammı oldunuz.Adam oldunuz da banamı denk geldiniz.Benim amcam orda samimiyetin zirvesinde bana sesleniyo.Yok çık çık çık lamalar. Yok kafa sallamalar falan.O an karşı masada duran gruba komple dalasım geldi. Kimsiniz olum siz ya. Hele o mavi saçlı bitane vardı. Ulan sen aynaya bakta kafana gül.Ya koca götlüye ne demeli. Açta kıçına gül lan sen.! Hayırdır arkadaşlar bişeymi var dedim. Hepsi hemen ciddi ciddi döndü önlerine. Ama hala bitane kız öyle gıcık gıcık çık çıklıyo. "Bitanenizden çık çık sesi duyuyim hepinizi keserim lan" dedim. Demedim be abi demedim:))))) Ama diyebilirim de. Garantisi yok:)) Asla laf ettirmem abicim eş-dostuma.Benim amcam kadar samimi olunda başka bişey istemeyin. Bağıra bağıra kahkaha atarken iyi, benim amcam yeğenini görmüş sevinçten seslenincemi ayıp. Az kendiniz olun ya.!

Unutmadan Doris,Turuncu Bir Dünya ve baskasininsesi hoşgeldiniz.

Pazartesi, Aralık 14

˙˙˙¿ǝu ɐɯɐ ɹɐʌ ʞilsɹǝʇ iq ǝʇşi nq


˙˙˙ɯiliğǝp şıɯɐluɐ ɐɯɐ oʎipiƃ sɹǝʇ ɹǝlʎǝşiq ǝpuiɹǝʎşi
(((((:ɹilǝƃ ʞuǝp ǝʎip ʇɹɐz uǝɯǝɥ˙ɐʎ ʞoʎ ziɯiʇǝʎiu ıq ǝlʎö ɐʎɹɐʌ uɐln˙ipǝp "uısɐɯlo uǝpǝu ɐɹuos uɐʇʞıʇşɐluɐ ǝʇʇǝɹɔü" iʎǝşiq ǝlʎöq iqiƃ şnɯoʎilʞǝq iʞuɐs ɐp o˙ıɹɐlɟɐl ɯipɹǝʌ ɐʎıɔıuɐllnʞ ʞli uɐʞıç ɐɯışɹɐʞ ǝuisǝʇis ʇǝuɹǝʇui iq ɯipɹiƃ uiçi ʞɐɯɹɐʞıç iɯiɹiuis

¡¡˙ɐƃɐ ʞɐɔɐʇɐ dlɐʞ o˙ʇɹɐs zıɯɐɯɹıʇʇɐ iqlɐʞ unslo ɐsɹnlo ǝu˙iqɐ ɯıʎilɐɯɐɯlɐʞ zisşi

uisʞǝɔǝɹiƃ ʞɐɹɐlo zisşi ɐuışɐqlıʎ ǝlşipiƃ nq ɐsʞoʎ ʇiğiʎ ɹǝʌ uǝzüp iʞǝç ǝuipuǝʞ˙ɯiɹǝp ǝp uǝq ɯɐslo ǝp uǝq iqɐ ɹǝp˙ipǝp ʞɐɔɐlo iʎi ʞoç uǝsɹǝʌ ǝuişi iuipuǝʞ zɐɹiq uɐsoʎnlo lnƃsǝɯ ǝlʎǝu ɐpɹɐʎɐsiƃliq o˙ʞipǝlʞǝ iuiʎɐlo ƃolq ɐunq ǝp ıq nunsnuoʞ ʞɐsɐʎ usɯ ʞɐɹıq˙zoʎüʇɹüs ǝpusɯ ɐlɐɥ zıq ɯɐpɐ ıpǝp ʞɐsɐʎ usɯ˙ɐʇşɐuʎo züɯüzöƃ ǝʇşı ziɯilʞɐ˙şɐpɐʞɹɐ ǝq ılʞɐɥ ɯɐpɐ ıçɹǝƃ˙ɯiʎɐpunɹoz ʞɐɯuɐlʇɐʞ uǝʇʇǝʎıɹnqɔǝɯ ˙ɐlzɐɟ ɹɐpɐʞ ʞɐɔɐʎɐɯɐliʇɐ ɐuɐqɐʎ ǝʌ ɹɐʌ ɯiɹɐlçɹoq üʞuüç ɯipɐɯɐdɐʎ ɐɯɐ iplǝƃ ɯisǝpiƃ diʎɐlɐɔɹɐd diɹiʞ nunɹoʇiuoɯ uiɹɐʎɐsiƃliq diɹiplɐʞ uɐ o˙ɯɐɯɐʇɐluɐ iʞ nplnzoq ɯilɐɹoɯ ɹɐpɐʞ o˙uɐl npunʞop ɐɯnɹnɹnƃ diʎɐɔɐ˙ɯɐşʞɐ ɯɐşʞɐ ıpɐlɐçɹıɟ iq ɐʎɐq ǝʌ ışɯʎılɐʇɐɥ ɹɐlɹodɐɹ uüʇüq ɯığıpɐlɹızɐɥ ɐʇɟɐɥ uǝçǝƃ ˙oʎıɯşiɹɐq çiɥ ɹɐlɐɹɐ nq zıɯıɹɐlzıplıʎ ɐluoɹʇɐd

Mim ne olum ya:)))


Aha bu Cupy olacak boyu devrilesice bana bi mim diye bişey deyivermiş.Bim market geldi hemen aklıma lan:)) Agacım biz öyle blog dilinden fazla anlayan biri değiliz. Bi gün can sıkıntısıyla başladık bu olaya. Ne üyelik kurallarını okuduk ne de blog sözlüğünü. Bana öyle bişey pas ederken ne olduğunu da açıklarsan iyi olur. Yoksa geberdürüm..!!

En sevdiğim 5 yer:

1-Polat Champions Bar & Restaurant (Böyle canlı kanlı bi yer.Bilardosu, langırtı ve Lig Tv'si ile gidince keyifle vakit geçiriyoruz)

2-Süpermarketler (Hangisi olduğu hiç önemli değil büyük marketleri çok seviyorum. Gez gez bıkmam. Özellikle yapı marketler favorim)

3-Fatih Çarşamba Pazarı (Semtim olması dolayısıyla her çarşamba olmazsa olmazımdır. Alırım Kadriyemi koluma alışverişimi yapar gelirim)

4-Beşiktaş Dolmabahçe caddesinden Tarabya caddesine kadar tüm sahil şeridi. (Park et arabanı Kabataş'ta yürü gücün yettiği yere kadar)

5-Tabiki Çanakkale. (Yerim,yurdum,vatanım,ocağım)

Başka bi diyeceğim yoktur. İlk aklıma gelenler bunlar. Ama işin özü sevdiğin yanında olsun da mekanın ne önemi var?:))

Simitçiyi vurmasınlar..


Acayip uykusuzum lan. Uykusuzluğumun en birinci nedeni Fatih Altaylı'nın programı. Tam böyle yatmadan önce zaplıyodum televizyonu bi baktım Altaylı'nın konuğu Cübbeli. Ulan dedim bi bakalım ne diyo. Sorular cevaplar Murat Bardakçıyla konuşmaları falan sürükleyici gidiyodu. E biraz daha biraz daha derken uykunun içine ettik tabi.Sonra da uyumam saat 3'ü falan buldu. Dikkatimi çeken şu Cübbeli'ye gelen soruların neredeyse %90'ı cinsel hayatla ilgili. Bi ara gözlerimi ovuşturdum dedim uykulu uykulu göremiyoz yoksa konuk Haydar Dümen'mi? Yoo bildiğimiz Cübbeli. Nedenmi böyle düşündüm. Buyur aga sen de bak:
-Niye erkeklere huri var da bize dalyan gibi delikanlılar yok ?
-Her cinsel ilişki sonrası gusül almam lazım mı?
-Masturbasyon günah mı?

Seviye düştükçe düşüyodu.Fatih Altaylı zaten işin taşşak geçmeden sorumlu devlet bakanı olarak elinden geleni yapıyodu.Kendi demesiyle 1000'ler 10000'ler tane gelen sorular içinde cinsel hayat dışında hiç soru seçmiyodu maşallah. Başka bi boku merak etmiyodu demekki. İyice zıvanadan çıkmışız aga.Burda bi polonyalı arkadaş var.Kulakları çınlayasıca.Onun lafı geldi aklıma.Diyoduki "aklı-fikri, dini-imanı fiki fiki".Özledim Ewa seni :))

Apar topar çıkmak zorunda kaldım sabah evden.Hemen kalkmasam işe geç kalıcam çünkü.Ulan dedim gidiyim yiyecek bişeyler alıyım.Eminönü Yeni Cami önünde simitçiler var. Bi de biraz içerde yeni simitsarayları falan açılmış onlar var. Simitsaraylarını oldum olası hiç sevemedim. Simitçilerin ekmeğiyle oynadıkları için sevmiyorum hiçbir simitsarayını. Koca koca dükkanlarda simit satılması yasaklansın arkadaş.Simiti seyyar satıcıdan olunca seviyorum. Seyyar satıcılık geçmişim var abicim. Bi tane simit alacaksan onu da seyyar satıcıdan almalısın.Ben simit sarayına gidiyim, sen simit sarayına git kim alcak lan bu simitçilerden simit.!!. Büyük sermaye sahipleri de para kazanmanın başka yollarını arasınlar. Bakkallar geberdi sıra şimdi simitçilerde mi?

Bi arkadaşım sigarayı bırakmış.Ama içmeyi değil hee.Almayı. Murat sana diyorum olum.Sıçarım böyle sigara bırakmayı. Sigarayı bırakan adam içmez. Abi varya canımızdan bezdirdi bizi. Ver bi sigara ver bi sigara daha. Ulan 1 ay oldu. Sponsor yaptı resmen bizi ya:))) Otlakçılardan hiç hoşlanmam. Askerde de vardı bitane böyle. Yüzünüze diyemiyorum. Ama adam olun olum yaa.!!

Pazar, Aralık 13

Kol-Su-Elektrik...


Kafam karman çorman abi. Sabah sabah faturam gelmiş onları getirdiler.Bi pazar sabahı huzur dolu kahvalatı keyfimiz olacaktı.Onunda içine ettiler arkadaş.! Doğalgaz gelmiş kol gibi.Ulan daha kış gelmeden 360 lira faturamı olur. Bunun kirası var, Elektriği var, suyu var, interneti var. Ulan böyle dertler evlenince olmuyomuydu.Ben niye erkenden başladım bu dertlere.! Ödediğimiz vergiler bize yol su elektrik olarak dönecek dedikleri bumuydu lan. Benimkiler yol-su olarak değil, kol-su olarak hatta kolumsu olarak dönüyo.Ben o dönüşlerin faturayla olacağını düşünmemiştim.Tam böyle aşk hayatım düzene giriyoken böyle maddi dertlerle kafamı meşgul etmemeliydim arkadaş.Düşündüm. Devlet böyle sevipte kavuşamayanlar diye bi fon ayarlasa. Aşık çiftlere belli aylıklar bağlasa. aile içi şiddet uygulayanlardan, birbirini boynuzlayanlardan vergi alıp gül gibi geçinenlere verse. Ama bunu şu 15 gün içinde yapsa..Ya da biri bana borç verse bu ay. Ulan baba. İyisin hoşssun da bizi düşürdüğün hale bak.! Sanki varya kombiyi babam geldi açtı:))

Böyle parayla pulla ilgili mevzular girince kafama başladım sörfe abi. Ha orasıydı ha burasıydı derken bi baktım bizim azeri kardeşlerimiz bi rap parça yapmışlar.Adı da "PUL". Rap'in ortak bi dili var sanırım. Anladığım tek yer şarkıda "Cepte varsa pul" kısmı. Geri kalanından hiçbi bok anlamadım.Ama yine de hoşuma gitti. Hoşuma gittiği için de paylaşıyorum aga.Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmiştir..
nihalette, voodoo a.w. ve myhoş sizlerde hoşgeldiniz.




Cumartesi, Aralık 12

Beklediğime değdi mi? Evet değdi:))


Günaydın:) Bugün başka bi güzel geliyo be.3 gündür umursamıyor görünmeye çalıştığım kız arkadaşım dayanamadı ve aradı.Abi ben biliyorum cevap vermemen halinde kadınların %90'ı geri gelir. Son ağır konuşanın yaşadığı psikolojik baskı varya herhalde onu yaşadı.Belki de gerçekten özlediğinden, Allah bilir artık orasını. Ama sebebi ne olursa olsun özledim demesi bile bana yetti be. Bende tabi yılın aynalı sazanı olarak O özler de ben eksik kalırmıyım hiç. Ben de seni çok özledim diye atlayıverdim. Ama harbiden özlemişim lan. E görüştük tabi.Yedik içtik gezdik tozduk. Sanki yıllardır görüşmemiş gibiydik.(İnsan gibi değil hayvan gibi. Her zaman abi..) Arada bi kavga etmek iyi oluyo be. Daha istekli oluyo insan.Ve bu güzel gelişmeyle 3 gün aradan sonra huzur dolu uyuyabildim arkadaş.Sabah biraz geç kaldık işe ama olsun. Ben burda istikbalimle ilgili düzenlemeler yaparken işte ne oluyomuş.!!

Allah her insana bi artı bi eksi özellik vermiş.Mesela şişmanlar çok kibar, zayıflar çok komik, güzeller çok saf, çirkinler çok akıllı, çakma sarışınlar çok hain, fabrika çıkışı sarışınlar fazlasıyla sadık, keller zeki, kısalar otoriter (götü yere yakından korkucan aga), patronlar kalleş, işçi kardeş.(sola çekmeye başladı yazı) Neden bunu yazma gereği duydum. Akşam yemekten dönerken bi araba arkadan dokundurdu benim caaaanım arabama. İndim aşağı olur yani böyle şeyler. Olgunlukla karşılıyorum bi de:)) Arabadan bi kız indi. Ama bildiğin Akrep Nalan'ın kardeşi.Ama nasıl kibar.Arkadaş varya kadındaki mahcubiyet beni o kadar ezdi ki utanmasam ben suçluyum hanımefendi neyse masrafınız karşılıyım dicem. Abi kadına tamam bişey yok diyorum hala uzatıyo. Hatalıyım.Benim suçum. Hatalıysam buyrun cebim beni burdan arayın falan. Baktım bi yavşama sözkonusu dayanamadım.Yeter lan suçlusun işte ödiyceksin olm eşşek gibi dedim.O kaşındı arkadaş.Bu kadar kibarlığa gelemiyorum.Kızların kaba olanlarını daha çok seviyorum ya:)))) Böyle kibar insanlar mümkünse gelsin hep bana vursun.Şaka tabiki lan. İyi valla kibarım diyen gelir vurursa işimiz var.!

Arabayıda haftasonu amcama vericem zaten. Amcamız gezsin biz otobüslerde sürünelim. İyi yere dükkan açtın lan amca.Nedense yeğeninin varlığı hep araba gündeme gelince aklına geliyo. Hadi kan bağı var diye sesimi çıkarmıyorum ama bi gün fena patlıcam.Haberin olsun.

Hava yağmurluymuş kimin umrunda, gönlümün yağmuru dinmiş yemişim yağmurlu havayı:))
halimcegünce,Morpheus,Osman TUNCAY ve Lanetli Melek hoşgeldiniz.

Cuma, Aralık 11

Dur.O kaşarla evlenemezsin..!!

Siz olsanız arkadaşınızın okulda yatıp kalkmadığı kalmayan bir kızla evleneceğini öğrendiğinizde ne yapardınız? Ben az önce davetiye dağıtmaya geldiğinde kızı yanında görünce şaşırdım kaldım. Ulan bula bula bunumu buldun be arkadaş..!! Sanki varya koca istanbul'da kız kalmadı gittin bu kaşarı buldun. Eeee davul dengi dengine:)) Her önüne gelenle yatıp kalkarsan her önüne gelenle yatıp kalkan denk gelir.:)))) Sessiz kalcaz abi mecburen. Çünkü böyle bi konuyu hangi laf arasında anlatabilir ki insan arkadaşına. Bi keresinde böyle bi mevzu olmuştu.O zaman bi arkadaş inceden bi ima etmişti de nerdeyse öldürüyolardı birbirlerini:)) Hem evlenecek kadar ciddiye gelmiş bi konuda benim böyle bişeyden bahsetmem belki de arkadaşımın bana düşman olmasına neden olacak. Keşke davetiyeyi tek başına getirseydi de en azından görmeseydim.Ulan banane yaa.Arkadaş arkadaşa her konuda fikir veriyo ama konu evlilik olunca bazen sessiz kalmak gerekiyo.Ne demişler "Aşkın gözü kördür".Acaba nikahta çıkıp bağırsam mı lan "dur, o kaşarla evlenemezsin.!" diye.Keşke herşey yazmak kadar kolay olsa..Boşver be Yiğit, Alan razı veren razı.Sanane olum yaa..!! Pamela Anderson bile giymiş gelinlik o kızın da hakkıdır.Evlilik müessesesine olan saygımdan dolayı susuyor ve evlenecek çifte bir ömür mutluluk diliyorum...

Zorla bunalıma soktun lan beni..!!

Bizimki akşam mesaj göndermiş.Aynı Beyaz Büyü'nün dediği gibi vermiş kamçıyı vermiş kamçıyı. Çok etkileniyorum ben abi ya. Aşırı duygusallaşıyorum. Ama belli etmiyorum tabi bunu O'na.Belki de ediyorumdur ya.Ediyomuyum yoksa lan. Kavga ettiğim zaman sevdiğimle işim hiç düz gitmiyo. Ne yapsam ters gidiyo. Basiretim bağlanıyo sanırım.Karar verme mekanizmam alt üst oluyo.Buna rağmen cevap falan vermedim. Zaten artık bu saatten sonra barışşak kime ne faydası var. Babamın telaşı bana bu aralar fazlasıyla yetiyo.Bir dertte senle katamam bülbül. Artık önümüzdeki maçlara bakıcaz.
İki damla yağmur yağmasıyla bütün herkes gözlerine perde çekilmiş gibi araba kullanıyo. Ona bağır buna çağır derken yolda bi tane şerefsiz önüme atladı. Ama varya arabayı bi yere gömmemek için akla karayı seçtim.Güç bela durdum.Bu şerefsiz de durdu.Tam arabadan indim sinirliyim ya gidicem konunun anlam ve ehemmiyetine binaen bi konuşma yapcam.Aha! bi baktım bizimki bastı gidiyo.Ulan senmisin giden.Atladım arabama peşinden bende.O kadar kafaya koymuşum ki Kars'a kadar gitse takip edicem yani.Kovalamaca tam sahil yolundan sultanahmete çıkan yokuşa kadar sürdü tabi.Orda ışıklarda yakaladım ibneyi.İndim arabadan gittim yanına.Açtım kapıyı.Bi baktım levyeyi arabada unutmuşum.:)) Yok yok öyle değil. "Ulan şerefsiz yedin bi bok, adam gibi dur bi bak bişey oldumu " dedim. Çocukta benden biraz ufak.O da panik yapmış zaten.Bu tam cevap verecekken arabada 2 tane bayan olduğunu gördüm. Ne yapıyon olum sen dedi içimden bi ses.:) Kapattım kapıyı arabaya döndüm.Arabada bayan olduğunu bilsem hiç takip etmezdim.Zaten o kadar kovalamacada heyecan arayan gönlüme biraz olsun su serpmişti:) Kafamı biraz olsun dağıtmış oldum.Böyle arabayla birini takip etmek acayip hoşuma gidiyo.Aynı filmlerdeki taksi şoförleri gibi.Neyse abi işte geldik işimizin başına.
Gazeteyi açtım ve baktım ki Nobel barış ödülü Amerikan Başkanına verilmiş.Ulan bu nasıl barış ödülü.Dünya üzerindeki savaşların neredeyse %90'ından sorumlu olan bir ülkenin başkanına verilen barış ödülü benim gözümde artık barış ödülü falan değildir.Gözümde değerin bitti Nobel. Sende adam değilmişsin.!!
Bu arada Desperate Housewife,Nicethingforniceboys ve Burcu hoşgeldiniz..







Teoman-İstanbul'da Sonbahar - The funniest home videos are here

Perşembe, Aralık 10

Gündüzler size kalsın verin karanlıkları..


Eveeet. Bir gün daha ite kaka bitti. Mesai başlar başlamaz uykum geliyoken mesai saati bitmeye gelince canavar kesiliyorum nedense. Burdan yola çıkarak kendimle ilgili bir tespit daha yaptım abi.Ben geceleri gündüzlerden daha çok seviyorum. Çünkü gündüz her fırsatta uyumak istiyorken akşam olup karanlık çökünce uyku nedir bilmiyorum.Gece imkanım olsa hiç uyumayacam.İşe geliyoruz diye mecburen yatıyorum ve uyumam 1 saatimi falan alıyo.Zaten arkadaşlardan falan ayrılmamız yaklaşık olarak 11-12'yi buluyo.Onlar daha beter.Bi çoğu çalışmadığı için zaten böyle yatmak gibi dertleri yok.

Kitap okumaya fazla fırsat bulamıyorum bu aralar.Ama internette gezerken eski bir şiire takıldı gözüm. Şiir kitapları romanlardan daha çekici geliyo bana.Hem satırlar az az oluyo hem de konuya odaklanmama o kadar gerek olmuyo. Sonunu getirene kadar başını unuttuğum romanlar biliyorum. Sıkılmadan sonunu getirebildiğim için seviyorum şiirleri.. Bugünü de kazasız belasız atlatmanın verdiği sevinçle bloguma kapanışı bir şiirle yapmak istiyorum .! Hadi görüşürüz yarın.Gecemi bekletmiyim...

Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün serin karanlıkları.
(N.F.K.)

Alıp başımı Afrika'ya gidecem o olacak..!!


Abi geçen gün iş yok dedik ya sanki bizim patron bunu duydu geldi yığdı da yığdı arkadaş evrakları. Hemde varya iş sıfatına girmeyecek iş. Ben de benim yanımda stajyer olarak çalışan bi kız vardı ona yığdım büyük bi kısmını. Dürüst olmak lazım arkadaş şimdi ben burda senelerimi vermiş biri olarak ben mi oturmayı hakediyorum yoksa O'mu? Elbette ki Ben:)) Bencilim en iyi benim.!! Neyse yarı yarıya pay ettik işte kızla. Bi yandan laflıyoruz bi yandan çalışıyoruz.Telefonu susmak bilmiyo ama bi görsen.Zırt çalıyo pırt çalıyo.Çalması kesiliyo zort diye mesaj geliyo.Telefon ses çıkardıkça bu masum masum gülüyo falan. Kavga etmiş sevdiğiyle garibim. Ufacık tefecik bişey:)) Çokta tatlı ya. Kıyamam..

Konu böyle güzelliğe masumluğa gelince bişey dikkatimi çekti abi benim.Onu dedim hemencik yazıyım.Aklımda duracağına blogumda dursun.Güzel sınıfına giren tüm kız arkadaşlarım hep bahçesi olan tek katlı evlerde oturuyo.Bahçede yetiştirdikleri gıdalarlamı besleniyolar nedir bütün bahçeli evde oturan kızlar güzel be aga. Afrikanın en ücra memleketine git manken benim diyen mankene pabucunu ters giydirir. Gittim gördüm, sevdim sevildim afrikada ordan biliyorum. Yamyam diyosun ama bizimkilerin yanına getirsem ki fırsatını bulursam getircem dibini düşürür. Güzelliğe makyajsız karar veren biri olarak bi kızın en makyajsız en doğal hali çok önemlidir benim için. E bunun içinde uykudan kalkınca yakalamak lazım. O da uzun iş be. Akşam eve gelince pijamaları giyip makyaj tazeleyerek bilgisayarın başına oturan arkadaşlarım var.Harbiden yaaa duysalar böyle dediğimi geberdurler lan beni:)))

Bunca karmaşık şeyin içinde bi yandan da çalışıyorum hala. Çalışmak tamam da bu kızdan neden hala haber çıkmadı arkadaş ya.!! İnsanın en zor yaptığı şey umursamaktan delirirken umursamıyor gibi davranması herhalde. Ulan yanımızdaki bacak kadar kız bile bizden iyi ilişkisini idare ediyo. Utanmasam gidicem kıza sorcam nasıl beceriyosun diye.Bi baltaya sap olamadan gidicez arkadaş ya..!!

...


-Alo oğlum.
-Efendim anne.
-Napıyosun, iyimisin?
-İyiyim de senin neyin var anne.Sesin kötü geliyo.
-Baban ameliyat olacak oğlum.
-Ne gerek var ameliyata anne öpiyim de geçsin.
-hahahahahahaha.Bu halimde bile güldürdün beni oğlum.
-Ne oldu anne?
-Baban prostat ameliyatı olacak oğlum.
-/%'^%&?*!
Mantıklı düşünmek gerekirse prostat, babanın da olsa öpülmez yani...

Büyük ihtimalle ayın 24ünde yolculuk var.Babam yine her hastalandığında olduğu gibi vasiyetini anlatmaya başlayacak ben de dinliycem.Şuna borcum var, bundan alacağım var.Çok tatlı canı var babamın. Ama şu bi gerçek ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın o benim babam ve ben onu çok seviyorum..

Durdum durdum, Allah'ımdan buldum...


10 Aralık 2009 saat:09.27 (psikologun hasta gözlemleri gibi bi giriş olsun) Dünyada hiçbirşeyin tesadüfle olmadığına inanan biriyim ve bu olanların da tesadüf olamayacağına inanıyorum. Biraz çıkarcı bi inancım var sanırım.Ne zaman zorda kalsam manevi anlamda dua ediyorum. Her inanan ister müslüman, ister isevi, ister musevi olsun dua'yı elden bırakmaz ne de olsa.Yazarın silahı kalemse, inananın silahı da dua. 1 haftadır görüştüğüm bi kız arkadaşım var. Herşey yolunda gibiydi 8 Aralık gecesine kadar.

Vodafone denen yerin dibine giresice operator, telsimden aldığı çekememe bayrağını onurla temsil etmeye devam ediyor.Vodafone kullananlar bilirler.2 gündür çekmiyo, çekiyo.Mesaj gönderilemiyo falan baya bi sıkıntılı.Neyse işte yeni kız arkadaşımla 2 gündür görüşemiyoruz. Telefonuma mesaj gönderdi işte "Telefon hemen kapanıyo, konuştuklarımızdan bişey anlaşılmıyo boşuna arama" diye.Bende bu durumda telefonu yanımda taşımak yerine eve girer girmez bi kenara bırakıyorum. Yine 8 aralık akşamı telefonu eve girip bi kenara bıraktım ve çaydı çorbaydı bişeyler hazırlıyım dedim. E malum evde tek başımızayız.Ana yok baba yok maaacir geldik agacım:))) Bizimki mesaj göndermiş bana.Ama tam mesaj gelirken sarjım bitmiş ve telefonum kapanmış.Gerçekten böyle yani. Telefonu ertesi sabah açınca gördüm ki mesajda "Çok özledim seni.." yazıyordu.Eee tabi bizimki de ben bu mesajı görünce kapattım telefonu sanmış. Ardından bi mesaj daha göndermiş "Seni özledim diye mi telefonu kapatıyosun." bu da kendisinden alınan son mesaj zaten..Bi kaç kere aradım ama telefonu kapalı.Her kız gibi tribin zirvesinde.Ulan önce bi sor et bilmem ne.Yok ama ille trip yapacak.Zehir edecek.Ve ben de 2-3 aramadan sonra pes ettim ve ne olacaksa beklemeye karar verdim.Bugün ayın 10'u ve kendisinden hala bir haber alınamadı:))

Dua diye söze başladım çünkü önceki gece bu kızla ilgili dua etmiştim."Hakkımda hayırlı değilse, ne O'na eziyet olsun, ne bana vakit kaybı" diye.Galiba duam kabul olmuş olacak ki aramıza soğukluk girdi.Hayatta kendime toz kondurmam yani:)) Olsun be abi.Ben de öküzlük var tamam ama kızda da öküzlük var.Önce bi sor et. Hemen kendi kendine triplere girmeler falan.Liseli aşıklarmıyız olum biz.!!Zaten gece rüyamda metro'da seyahat ederken gördüm kendimi.Kadriye'ye anlattım metro konusunu kendisi çok iyi bir rüya tabircisi olarak "Senin gibi bi öküz ya tren görür ya metro" dedi.Kendisini burdan şiddetle kınıyor ama yine de çok sevdiğimi belirtiyorum.Keşke herkes senin kadar samimi olsa...

Beşiktaş'a yine gecirdiler abi bu arada.O konuya hiç değinmicem:)) Boyları devrilsin, iç diz yan bağlarında ödem tespit edilsin de 4 hafta yeşil sahalardan uzak kalsınlar..!!

Ve marlabiliards.Mademoiselle Coco ve çok tuhaf günlük hoşgeldiniz.

Salı, Aralık 8

Uyumak güzeldir...İşyerinde uyumak daha da güzeldir...


İşlerin yokluğundan artık varya çalışıyor olduğumu unuttum ve uyumuş kalmışım işyerinde abi. Ama öyle böyle uyumak değil.Resmen masaya yatmış kalmışım:)))) Blogları okuyodum vakit geçsin diye. Bi tanesinde ismini hatırlamıyorum kalkar kalkmaz panikle kapatmışım exploreri falan:))) Bi müzik çalıyodu. Aslında böyle açılır açılmaz müzik çalan siteleri pek sevmem ama bunda ninni gibi böyle sadece müzik vardı.Yedi Karanfil'miydi neydi tam anlayamadım ama güzeldi be.

Uykular sevgiliyle birlikte uyumak dışında ikiye ayrılır bence. Sevgiliyle uyumak rakipsiz olduğu için onu bu kıyaslamanın içine sokmuyorum bile.Kıyaslamayı evde uyumak ve işyerinde uyumak arasında yapıyorum.İşyerinde uyumak acayip zevkli lan. Gerçi insanın biraz boynu tutuluyo ama olsun.O kadarına da katlanmak lazım. Mecburen katlanıyorum.Ama benim uykumdan daha önemlisi niye bu kadar işsizlik var arkadaş ya. Şimdi patron beni yakalamış olsa misal uyurken bana bişey demeye hakkı yok.İş vardı da benmi yapmadım arkadaş! Getir bana iş ben sana en babasını yapıyım.Bu işsizlik böyle gittiği sürece ben uyumaya devam ederim aga.Nedenleri değiştirmeden sonuçları değiştiremezsin..

Bu akşam Beşiktaş'ın maçı olduğu için her Beşiktaş maçı öncesi yaptığımız geleneksel totem uygulamamızı bu akşam da yapıcaz tabi ki.Unuturmuyum be arkadaş hiç. Başarılar benim gol atma özürlü takımım.Ne demişler "Fakirin tavuğu tek yumurtlar" Benim fakir takımım da 1 golden fazla atamıyo, bazen onu da atamıyo..Rastgele..
ve sen de hoşgeldin Medusa...

Satışta yeteneksizim ama önemli olan kovulmaktı...


Günaydın abi. Tam iyileştim derken yine şifayı kaptım sanırım arkadaş.İnceden hışırtılar geliyo yine. Eve giren çıkan belli değilki anasını satıyım.! Böyle olunca tabi tekrar şifayı kapmak kaçınılmaz oluyo. Ve hastalanmaya meyil aldığım zaman farkettim ki konuları sonlandıramamak gibi bi problemle karşı karşıya geliyorum.Arkadaşlarla bişey konuşurken konu sıktığı zaman normalde konuyu değiştirmekte üstüme yok ama azcık bedenime virüs girsin konuyu değiştiremiyorum ve sohbetin ilerleyen bölümleri işkence haline geliyor. Ama karşı taraf bunu hissetmesin diye de sesimi çıkaramıyorum.Çünkü hissettirirsen kırılıyo güceniyo bilmem ne. Bi saat gönül alma faslı başlıyo. O daha çekilmez oluyo.

Konuyu kapatamama rahatsızlığımı ilk olarak bi alışveriş mağazasında çalışırken farketmiştim.Bi tür çeyiz eşyaları satan mağazaydı ve ben gelen müşterilerle ilgileniyodum.Kimine göre müşteri temsilcisiydim kimine göre satış elemanı:) İçeri gelen ve benim ilgilendiğim müşterilerle saatler süren muhabbete giriyor ve sonrasında bi bok satamadan yolcu ediyordum.Ama dertlerine kederlerine birazcık olsun ortak oluyodum. Satış elemanından çok dert babası pozisyonunda çalışıyo gibiydim. Bu durumdan memnun olmayan müdürümüz (adı geçmişken kulakların kopsun senin müdür kere.) beni çağırmış "Yiğit, satış konusunda yetenekli olduğunu düşünmüştüm, fakat yanılmışım.Saatlerce insanları gezdiriyor ve bişey satamıyorsun" demişti. Halbuki ben orda altyapıyı kuruyor belki de ilerde kovsan da gitmeyecek müşteri ordusu oluşturuyordum.Ama anlıycak kafa lazım arkadaş. Çük kadar beyni içeri giren müşteriye ellerini ovuşturmaktan başka bişey bilmeyen müdür bunu nerden bilecekti ki.. Sen kaybettin olum. Gerçi iyiki de kovulmuşum.Aslında kovulmadan önce bi güzel ağzını burnunu dağıtmak isterdim ama fırsatım olmadı.Notlarım arasına alıyorum olum seni.Seni de bulacam skimin müdürü..!!(içimdeki tyler durden uyandı olum bittin sen.!! ) Şimdiki işimden son derece memnunum.En azından saat 9-10'lara kadar işte bekleyip arkadaşlarımı rüyamda görmek zorunda kalmıyorum.Harbiden yaa iyiki de kovulmuşum:))

Bi de abi yeni bişey daha oldu. Her söylenen lafa "Aynen" demeye başladım. Utanmasam nasılsın dediklerinde bile "Aynen" dicem.Nerden duydum lan ben bu lafı. Hangi bünye bana bulaştırdı. Yoksa bu da mı hastalığın bir parçası. Domuz gribi hastalığın belirtileri arasında "Hasta her boka aynen demeye başlar" diye bi madde varmıydı?

-Bu işe acilen bi çare bulmalısın Yiğit.
-Aynen...

Unutmadan Dwarfwaves, Oğulcan Yazıcı, Dark Butterfly, Nilgun Nojadehi, Ozzeinep, Khaos, Morkedi hepiniz hoşgeldiniz.

Pazartesi, Aralık 7

What men want


Kadınların ne istediği artık üç aşağı beş yukarı şekillendi. Hele yeni nesil kızların ne istediği gayet ortada. Artık dünya erkeklerin dünyası arkadaş. Az önce bi arkadaşım geldi işyerime oturduk laflıyoduk.Napıyon lan evlenmicen mi falan diye sordum. Çok içlendi ve "Kendim kadar namuslu bi kız bulsam evlenicem lan Yiğit" dedi. yaz bunu güzel laf dedim kendi kendime ve yazmaya karar verdim.
Erkekler ne ister diye bi yazı denk gelmişti bi ara internette gezerken. Kumandayı ver eline otursun .Ver yesin ört yatsın tarzı bişeydi. Hayır arkadaş öyle değil. Bi kaç maddeyle sıralamakta fayda var ki herkes götünden başından element uydurmasın..
Erkekler en başta sadakat ister. Birlikte gezerken gözü fıldır fıldır dolanan motor istemez.Etrafta bana kim bakıyo acaba diye bakınan kız arkadaş istemez.Kendini vitrin camlarında izleyerek yürüyen bi dünya kız tanıyorum.Bunu da istemez.
Erkekler anlaşılır konuşan kız ister.Ağzını eğe büke yumuşak ğ'lerle dolu konuşan kız arkadaş istemez.Ne o öyle ağzında bişey çeviriyomuş gibi konuşmak hiç anlamadım zaten.Hele şap şap sakız çiğneyerek konuşan kız hiç istemez.
Erkekler ne istediğini bilen kız ister.Bi gün herşey mükemmel gidiyo diye konuşurken ertesi gün noldu bize yaa diye zırlayan kız arkadaş istemez.
Erkekler tebessüm eden kız ister. Kahkahayı başbaşa kaldığında duymak ister.Kahkahayı patlattığında mekandaki herkesin bakışlarını çevirip baktığı kız arkadaş istemez.20 yıllık kaşarlara taş çıkartan kahkahalardan hoşlanmaz.
Erkekler kazandığı parayı başına kakıp senin paran benim param yapılmamasını ister.Çünkü eğer birlikteysek şirket kurmak için değil mutlu olmak içindir.Şirket ortağı gibi her ay sonu ben bu kadar getirdim sen bu kadar getirdin muhabbetlerinden hoşlanmaz.
Erkekler elbette kendine bakan kadın ister.Çünkü cinsel hayat olmazsa olmazdır bir erkek için.Evde görüştüğünde karşısında hayatın sillesini yemiş birini görmek istemez.Cıvıl cıvıl olmalıdır.Dertler yatana kadar paylaşılmalı ama yatakta dertler unutulmalıdır.Hani işe gelince dertlerinizi kapıda bırakın derler ya patronlar onun gibi bişey.
Erkekler evlenmek için şartlar konulduğunda bu şartların maddi şeyler olmamasını ister.Şu mobilya olmazsa olmaz, şu beyaz eşya olmazsa olmaz, şurda oturmazsak olmaz, şu gelinlik olmazsa olmaz yerine "sen ol yeter" duymak ister.
Bunlar Erkekler ne ister değil aslında Yiğit ne ister diye de düzeltilebilir.Bunları karşılayacak bir kız arkadaş elbette karşımıza çıkacak.
Erkekler internette ne ister? Hiçbişey istemez.Canınızın sağlığını ister.Dinleyin yeter:))

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz da bu dangalağın ne işi var burda..!!


Günaydın abi.Diğerlerinden farklı olmadı yine be.Arkadaş diyosun yavşağa arabanı veriyosun.1 saat sonra getircem diyen adam saat 3'te arayıp "abi çok alkollüyüm be yarın getirsem olurmu arabayı" diyo.Şimdi sen tutup "olmaz lan yarın falan, naap neet getir o arabayı" desen senden kötüsü olmaz, mal budalası olursun.Kimse tutupta ya çocuk arabasını vermiş pezevengin yaptığına bak demiyo.Nasıl bi mantıkla işliyo bu arkadaşlık olayı hala çözebilmiş değilim.

Arabası olmayan her sade vatandaş gibi bende otobüsle geldim bugün işyerime.Aslında otobüsü ne kadar sevdiğimi değişik zamanlarda söylemiştim zaten lan sana.Ama bugün bi başka güzeldi be.

Otobüsün ön tarafları emekli dul ve yetime ait, arka tarafta maşallah karılar hamamı gibi. Kim kime dum duma:)) Çokta kalabalıktı be arkadaş. Bi tane kız almış eline cep telefonunu tek o konuşmuyo sanki de basın toplantısı veriyo.Bağıra bağıra ama.Evet şimdi duyduklarımızı aktarıyoruz.

-Aloo.Günaydıığğğn canıyym.yorgunum bitanemm yaa.Akşam maçtaydık.Keweell abimi aramış.(babababababa) 2 tane bilet vermiş akşam maça gittim sami yen'e.Protokolde izledik işte.

Ulan dangalak hava atıcam diye götünü yırtıyosun ama otobüsteyiz.Protokolde maç izlemeyi biliyo ama otobüsle seyahat ediyo.Bu şekilde 2-3 kişiyle konuştu kız.Hepsiyle bağıra bağıra ve kewell ve protokol konularının altını çize çize.Ezikmisinnnn, malmısın..!! Ve ayrıca otobüste telefonla konuşmak yasak değilmiydi arkadaş yaa.Benmi çok kuralcıyım nedir..

Bi de otobüs üstüste olduğu için hepimiz paket vaziyette seyahat ediyoz.Hemen önümde bi kız vardı.Abi ben kızdan kaçtıkça kız üstüme çıkıyo.Ben geri kaçıyom o üstüme çıkıyo.O an "Fordçumusun kızım sen" diyeceeedim ki biri kıza yer verdi.Bi de oturmiycam diyo.Çekil ben oturiyim o zaman diycem.Yer veren çocuğa ayıp olcak.Tuttum kolundan "oturacaksın buraya işte o kadar..!!" dedim.Ulan amma rahat millet.Sevgilisine mi benzetti naptı utanmasa koluma yatacak. Tamam malın iyisinden anlıyosun ama benim tarzım değil be canım...

Neyse arkadaş bugün pazartesi ve ben yine sinirliyim.O arabanın başına inşallah bi iş gelmemiştir. Zaten yavşağın sesi telaşlıda geliyodu.Nolur bişey olmuş olmasın.Zaten kol gibi masraflarım var bu ay bi de araba masrafıyla uğraşmıyım.

Unutmadan Stuven ve Hatchipu sizlerde hoşgeldiniz.