Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Çarşamba, Haziran 20

Söylenmeyen söz ağırlaşır..

"I didn't, 
no no i didn't, 
I truly didn't choose it."

Graham Greene'in dediği gibi; "Kendinizi taklit etmeye başladığınızda işiniz bitmiştir.!"

Ve son alıntı; "Düşünülmek sevindirir tabii"
Gitmemeliydim, gitmezdim de, 
bittiğinden emin olmak istemeseydim; 
CILIZ UMUTLARA ÇABUK ÖLÜMLER YAKIŞIR.

miriba.
O sözlerin arkasından ne kadar laubali bir giriş değil mi miriba.? E ben de laubali adamın tekiyim zaten. Bakma üstüme giydiklerime, yaşadığım eve, dolaştığım arabama. Laubalilik deninC akla gelmesi gereken biriyim. Kendimi ciddiye almadım hiç. Gelecek planlarım olmadı. Uzun vadeli hesaplar da yapamadım. Bunlar ancak laubali bir adama yakışır. Tamam mı? Tamam mı dedim ulan.! Adam ol. Sesin çıkmasın gebertirim. Agresifim bu geC farkındaysan. Biraz ağrım var biraz da yorgunum. Ama uyuyamadım. Bozulan iki şey var şimdilik. Uyku ve yemek düzenim. 5 kilo verdim. Sıkıntıdan dedi doktor. Ne sıkıyorsun kendini bu kadar Yiğit? Tamam sıkmıycam:) Mesaiye başlamadan bana düzen haram. Bir işe yaramadan yatıyor olmanın bende bıraktığı yıkıcı etkiyi anlayamazsın. Fazlalık hissi evet. Bu dünyaya oksijen ziyanına gelmiş gibi. Tövbe est. Neler saçmalıyorum yine. Tamam ya kızma hemen. Daha yeni çıktım travmadan. Çıktın mı? Çıkamadım.!! Eeeh kes.! Düne dair ne var bakalım zihnimize... Bak az kalsın unutuyordum. Bu gün danışman bir arkadaş geldi. İçimin sıkıntısından bahsettim biraz. Bana ne dedi biliyor musun? Günlük tut:))) Lan ben senin vereceğin tavsiyenin. Çekilebilirsin deyip gönderdim.!

Masum masum kitap okudum hep. Gelen giden arkadaşlarım oldu. En sevindiğim Metin idi. Dönmüş aslan parçası. Ya Metin, Serpil, Özer, Yeni mesai arkadaşım ( adı aklıma gelmedi kızcağızın)  hemen hemen hepsi geldiler. Lan bitanede kolunda sevgilisi/eşi neyse adı artık öyle biri gelsin. Yok arkadaş yok ya:))))) Kendimize bi dünya kurmuşuz yaşıyoruz resmen. Bunu bu akşam Kadriye'ye açtım biraz. Nolcaz biz böyle dedim. Baktı yüzüme, çattı kaşlarını, büyüttü gözlerini "Derdimiz hayatımızı kurtarmak değil, vatanımızı kurtarmak" dedi. Ah benim koca kafalım ah. Arada böyle çıkışların olmasa inan çekilcek kahır değilsin. Kahır dedim de anamın lafı geldi aklıma. Güzel anam benim. Şöyle der; Asıl kabadayılık kahrın imtihanını verebilmektir, ve de aynı şekilde lüftun imtihanını... Ya Ben senin güzelliğine kurban olurum. İyi ki varsın canım anam. Seni çok seviyorum.

Bugünün en tuhaf olayı şu oldu. Akşam üstü saçlarımı yıkamak istedim. Buse Hemşire geldi. Kendisinden bana saç kremi aldırmasını rica ettim. Sağolsun görevli arkadaşlardan biri gidip almış. Bim'den:))))) saçlarımı yıkayıp çıktıktan sonra Buse Hemşire odama geldi. Dün geC sayıklamalarıma şahit olmuştu ya hani. Üzülmüş halime. Ayrılık mı yaşadınız diye sordu. Güldüm cevap vermedim. Bişey mi söylemek istiyorsun dedim. Başladı anlatmaya. Hastaneye tedavi olmaya gelmemişim de psikolojik danışmanlığa gelmişim sanki. Erkek arkadaşından bir girdi, evde olan bitenden çıktı. Çok şanslısın dedim. Şikayet edeceği bir ailesi vardı çünkü evinde. Emaaan. Allah yardımcısı olsun. Biz erkekler kızların hayatlarının mengeneleriyiz. Buse'de teyit etti sağolsun. Artık gidene kadar dinleriz. Zaten memleket koca bir tımarhane..

Bugünlük bu kadar yeter. Uykum geldi sanki. İlaçlar tabi. Şurdan çıkıyım ilk işim masaj salonuna gitmek. Öyle salon değil boğlum. Bak aklıma nasıl geldi ya. Allah'ım sen affet. Sen istiyor masaj, sen istiyor duj? :))))) Öyle değil öyle değil. Of ya heryerim sızlıyo zaten. Merve aklıma geldi bak. Ufff'lamana kuvvet Merve.!  GeC yine bittibitiyor.org ve Ben huzurlarınızdan ayrılıyorum. Siz siz olun sevdiğinize uzak kalmayın. Ben kaldım. Zor yani, çok zor.. Nasıl yakışıyor ya. At kuyruğunu sevdiğim. Bi de bana bak.! Şarkım bile saçma sambalak. "Mustafa Mandal-At'a Benzer Yüreğim." Tamam yaa gittim.

Öpüyorum Beykoz Ormanlarından.
Selam ve dua ile.
Duanıza muhtaç Yiğit.
El Baki, Huvel Baki...











Salı, Haziran 19

Donuk Aşk..



Yine akşam oldu, 
Yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine, 
Uzaklık aynı gerçi, 
Heryerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi, 
Yine akşam oldu orda olduğu gibi, 
Görebiliyorum seni burdan da, 
Aynısıydı ordayken de, 
Uzaklıktan korkmuyorum belki de, 
Orada da aynıydı uzaklık gerçi 
Donuklaşmış oldu artık bu, 
Bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi, 
Galiba ben baştan kaybetmişim, 
Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş...


Öpüyorum içimi kasıp kavuran varlığından.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...

Evvel Refik, Ahir Tarik...

miriba.

Günaydın:)
Sımsıcak bir gün. GeC çok yağmur yağmış. İlaçların etkisi ile uyumuş kalmışım. Uyandığımda yanımda Yusuf vardı. Güzel kardeşim benim. İşyerinden izin almış. GeC burda kalan arkadaşımı gönderdim evine. Dinlensin:) Bu geCede gelecek çünkü. Eee koskoca ben burda yalnız kalacak değilim. Beni bir başıma bırakmayan Allah'ıma sonsuz şükürler. Uyanır uyanmaz hemen ayağıma baktım. Nasıl düzeldin sen bir geCede seni ben yerim ya:) Hemşireye haber verdik hemen. Geldi koşa koşa minik kuş. Görcen varya minnoş ya resmen. Bi konuşmaları var güler misin, ağlar mısın?:)) iyi ilgileniyor sağolsun. Masaj yapıyım mı dedi. Yürü git lan dedim:) Ya yürü git demedim de ayıp olur diye düşündüm. Of ya. Aslında fena olmaz biliyor musun? Uyuşmuş heryerim. Hem kötü kötü rüyalar gördüm. Gergin bütün vücudum. Kalbimin ağrısı devam ediyor. Af bekleyen mahkum gibiyim. Ama müebbet yediğimin farkındayım. Her sabah kurul karşısına çıkacak ve her seferinde "rejected" damgası alarak döneceğim. Emaaaan iyi olsunda. Hem artık içim şişmeyecek eskisi kadar. Kadriye'ye anlattıktan sonra yaşadıklarımı çok rahatladım. Beni kendinden uzaklaştırmasına ilk önC anlam veremedim ama sonra sonra düşündükçe hak verdim. Güzellik. Gönlü huzur dolsun. Amin.

Bu geC uzunca aradan sonra karabasan geldi. Ya yanımda biri yatıyor. Yani normalde yatmıyor. Yoksa yatıyor muydu lan?:)) valla yatıyosa da onun ayıbı artık. Ben bişey hatırlamıyorum. Belimden yukarı bişey saplandı ilk. Ellerimi iki yana açtım. Yanımda yatan kimse artık ellerini tutmaya çalışıyorum ama tutamıyorum. Avaz avaz bağırıyorum ama çıt çıkmamış dedi refakatçim. Sonra belime saplanan acı arttı. Beni yukarı kaldırmaya başladı. Ağzımı kapattı. Ve susturdu beni. Birini gördüm yatağımın baş ucunda. Halime bakıp gülüyordu. Ve yanımda yatar vaziyette gördüğüm ise eeeeh.! Çok saçmaydı ya. Mevlam hayırlara çevirsin. Hemşire gelmese odaya kıvranıp durucaktım. Kız korktu benden. Ona da canım manım bitanem sayıklamışım. Yok yok iyiC kafayı yemeye başladım:))  Geçecek ama. Bu etkiden kurtulacağım en yakın zamanda. Evime dönmek için 3 günüm var kısmet olursa. Yaman'ımı özledim. Eve döndüğüm zaman kendimi ahşap işlerine vericem. Abdülhamid Han gibi. Mekanı cennet olsun. Nelere bulaştı bu adam hey.! Tamam yaa abarttım yine:) 

Kitap okuycam biraz. Uyur kalırım zaten. Nasıl demişti Yıldız abla; "kalabalıklar içinde çok yalnız, yalnızken çok kalabalığım" heh işte öyle. Anamın esenlik dileklerini de aldığıma göre artık kitabıma devam edebilirim. Akşama doğru refakatçi güzeli gelir laflarız yine. Herşeyi anlatmak istiyorum. İçimi sonuna kadar boşaltmak istiyorum. Boşaltıcam.! Yoksa patlarım ya.. Patlamıyım di mi? Bu ülkeye daha çok hizmetim olacak. Sağlamken faydam olur abicim. Çürük Yiğit'i kim ne yapsın. Terapistim benim ya. Akşam olsa da gelse. VarolasıCa. Hep böyle zamanlarımda yanı başımda bitiyor. Allah razı olsun.  Son olarak ne diyim. Demiyim bişey. Edis gelsin bişeyler söylesin. Güzel şarkı yapmış namıssız:) Gel gel korkma dövmicem. Bu vatanın evlatlarını dövmem Ben. Gel lan.! Söyle hemen.:)

Öpüyorum eksilen varlığından.
Selam ve dua ile.
Duanıza muhtaç Yiğit.
El Baki, Huvel Baki...

Pazartesi, Haziran 18

Ecelim yaklaşıyor galiba, ahiretimi ilgilendiren anlaşma yapıyorum artık...

miriba.

ÖnC ameliyatımdan bahsediyim. Ayağımın tozuyla hemencik dizimden ameliyatımı oldum ve hastanedeyim. Refakatçim kim tahmin et? Emaaaan. Boşver ya. Kimse kim. İyi geçtiğini söyledi daktır hanım. Bir haftaya kalmaz fizik tedaviye başlar, on beş gün içinde kendimi boğazın hırçın sularına bırakabilirmişin. Oyumu kullandığım için bir yere gitme telaşım yok. Yatarım camış gibi. Eve döner dönmez ilk işim ne olacak biliyor musun? Kendime yeni kuralllar listesi hazırlamak. Hani nasıl diyim bilmiyorum. Hiç kendimde değilim be dünlük. Ameliyat önCesi yaklaşık 45 dakika dertleştim Kadriye ile. Hiç bişey söylemeden, hiç yorum yapmadan beni dinle dedim. Dinledi ve bitirdiğimde bana şunu dedi " hayatının en doğru anlaşmasını yapmışsın". Neden diye sordum. Ağlıyordum çünkü bitirdiğimde. Ve bu arada Beni ağlarken gören iki kadından biridir kendisi. Biri anacım biri de O. Nedeni şu imiş. Yaptığımdan dolayı haksız olduğumu ve bu konunun kesinlikle helalleşilmeden kapatılamayacak kadar önemli bir konu olduğunu söyledi. Ben de farkındaydım zaten. Ama ilk defa bir başkasına O'nun ile yaşadıklarımı anlattım. İçim rahatladı. Rahatladıkça anlattım. Anlattıkça ağladım. Ağladıkça rahatladım. Bu döngüde devam etti 45 dakika. Derken ameliyat saati geldi. Yarı çıplak bir halde hemşire girdi içeri. Beni ağlarken görünC "korkmayın Yiğit Bey ufak bir operasyon" dedi kızcağız. Bizi bir gülme aldı ki sorma gitsin:) O an kalkıp hemşireye sarılasım geldi. Kardeşçe canım yanlış anlama. Allah sahibine bağışlasın. Gözümüz yok evelallah. Ben artık pes ettim. Yolumu tek başıma tamamlıycam. Mevlam bana sağlık verdiği süreC böyle devam edicem. Kadriye Allah senden razı olsun. Bunca derdin arasında ben seni hiç dinlemediğim halde bana vakit ayırdığın için sana minnettarım. Varol.. Artık ağlamam geçene kadar kafasını şişiricem katlanıcak mecmur.:)

Gelelim uhrevi anlaşmama. Yazarken ağlıyorum. Çok zor geliyor anlatması. Ben dünyalar güzelinin hayatını zehir ettim. Ve bana ettiği beddualar o kadar ağırlaşmaya başladı ki bana beddua etmemesi için bir anlaşma yapmam gerekti. Dünyanın en zor ama ahiret için en doğru anlaşması. "Helalleşme karşılığında hayatından defolup gitmek"  Öz Türkçe karşılığı bu. Benim şu an ağlıyor olmamın nedeni olan iki sözü var. Birincisi annesinin bile bana beddua etmiş olması, İkincisi ve benim gözümde her saniye canlanan şu sözü "ne istedin benden ne?" sözü. O sözü söylerken ki hali gözlerimin önünde canlanıyor. Ve kendi vicdan mahkememde affedileceğim güne kadar da gitmeyecek. Velhasıl bir daha gözüne görünmemem şartı ile hayatından defetti Ben'i. İyi olması için dayanıcam. Farkında mıdır değil midir bilmiyorum ama bu yaşıma kadar tanıştığım en candan, en duygusal, en masum, en en en:((( Gitti. Halen ağlıyorum. Hemşire kız bana bakıp acıyor mu ne yapıyor bilmiyorum ama engel olamıyorum. Ameliyat sonrası bişeyler sürüp gidiyor ama sanki yanımda kimse yokmuş gibiyim. Saçlarımı yolasım var tel tel. O kadar bakımsız bir haldeyim ki sokakta kağıt toplayan adamlar gibi hissediyorum kendimi. Acı taze iken bu kadar hissetmemem lazım iken eeeeh.!! Tamam tamam sustum. 

Bir kaç gün hastanede kalıcam. Okumak için kitaplar aldırdım. Kadriye işte gitmiş eski Lemanyak ve Lombak dergilerinin toplama kitabı var onlardan almış:)))) Keyfin yerine gelsin biraz diyor. Benim şu an daha ciddi bişeylerle meşgul olmam lazım dedim. Bu sefer gitmiş siyasi bir kitap almış:)) Derin devlet hikayeleri:)) GebermeyesiC ya. Bunu da beğenmedim. Son getirdiği kitap çok tuhaf. İçine çekti beni. Adı "R" Cem Akkaş'ın. Kısa bişey paylaşıp kitaba geri dönücem. Şöyle ki;
İyi bir kitabı okumanın vereceği hazzın, iyi bir kadınla sevişmenin vereceği hazdan daha iyi olduğunu savunacak kadar densiz değilim, ama izin verirseniz: En iyisi kadını okumak, kitapla sevişmek ve ikisini birbirine karıştırmamaktır.

Öpüyorum gözyaşlarından.
Selam ve dua ile.
Duanıza muhtaç Yiğit.
El Baki, Huvel Baki..

Lafontenden masallar..

miriba.

Günaydın. Döndüm dolaştım yine ofisteyim. Başka nerde olucam. Midem bulanıyor. Dayak yemiş gibiyim. Mesai arkadaşlarımla yarım saat bayramlaşma töreni:) Kapıdan her girenle ayrı muhabbetler. Şurası nerde, burası kimde. Güzel temenniler sıra sıra. Ama ben bedenen ofisteyim sadeC. Ruhum yok. Ruhumu söküp attım. Tam da olması gerektiği gibi. Bugün ameliyat olucam dizimden. Doktorumla görüştüm sabahın köründe. Bugün yaparız Yiğit Bey dedi. Yapsın bakalım. Hazırım. Düzelsin artık fiziki haritam. Alıştım . Of ya bişey yazmak istemiyorum. Allah kahretmesin.! Kes beni doktor. Kes bitsin.!

Selam ve dua ile..

Cumartesi, Haziran 16

Zahmetten Rahmet, Rahmetten Zahmet..

miriba. 
Eid Mubarak.!

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası bu bahçe,
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüC.
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekeri . (C.S.Tarancı)

Nereden esti? Hiiiç içimden geldi. Çok mutluyum dünlük çook. Müjdemi isterim.! Bak ya müjde deyinC köy yerinde çocukluk anım geldi aklıma. Böyle müjdeli haberlerde haberi getirene hediye veya para verirlerdi. Yine böyle bi müjdeli olayda ben ev sahibine koşarken, çocuğum ama bak.! Bir amca önümü kes. Beni it düşür. Git koşa koşa ev sahibine. Müjde oğlun geldi deyip bi tane çorap al. Lan senin ihtiyacın olduğunu bilsem ben harçlığımla alırdım sana çorap. Betona yapıştırmıştı Ben'i. Ama unutmadım. Seni de bulacam çorap delisi amca! Ya bi dur yaa:))) Konuyu dağıttım. Heh.. Kim var evde? Kim var kiiiim?.!! Anacım yahu. Ölmeyesi, gitmeyesi, yürek yarısı bitmeyesim.! Elleri pammıh anam. Canımın Çanakkale köşesi. Geldin de geldi bak Neşesi. Öncelikle konuya hızla giriş yaparak unuttum sanmayasın. Topunuzun bayramı ve cum'a günü mübarek olsun. Gerçi geçti ama idare edin yani. Dünlük olum bu. Tweet atmıyoz herhalde:) Anam şu an yatağımda yatmış dinleniyor. Bir saat kadar sonra beraber yola çıkıcaz. Bekle bizi gavur diyarı. Anacığım olmasa yanımda hiç gidesim edesim yok ama mecmur. O'nun hatrına katlanıyorum bu çileye. Eskiden koşa koşa giderdim. Ama şimdi ne biliyim ya. Hem babama böyle nasıl anlatıyım. En basit ifadeyle kırgınım. Hem de isviçre'ye küsüm. Pasaportumu iptal ettiler yaban diyarlarda lan.! Nasıl küsmem. Ama bugünün yarını var, düşersin elime. Tamam teslim oluyorum. En yakın kliniğe alın Ben'i:)) 

Sabah bayram namazını kılar kılmaz. Bu arada O'nunla sabahladık konuşa konuşa:) Çok mutluydum ben dün geC ya. Su gibi aktı zaman. Sabah ezanı okumasa hâlâ devam edicez. Zaman değerini yitiriyorsa demek:) Bayrama konuşa konuşa girdik. O saatten sonra zaten yatamam. Yatsam Bayram namazına kalkamam. Ama çok güzeldi yaa.. Her dakikası başka güzel. Helal hoş olsun uykusuz geçen geCelerim. Aklımda onca güzel şeyden şu geldi. Çok güldüm ya. Allah'ım nasıl tatlı bişey nasıl. Dur unutmadan anlatıyım. Sünnetçinin biri dükkan açmış. Dükkanın vitrinine  "Çalar Saat" koymuş. Komşuları gelmişler "ya sen sünnetçisin, neden çalar saat koydun vitrine?" demişler. Ve adam şöyle demiş: "ya ne koysaydım?":)))))) Onca konuşulan şeyden geriye aklımda bunun kalması ne tuhaf di mi? Kafa işte anca bunlara basıyor.! Şaka yahu şaka. Aklımdan çıktığımı var ki aklıma geri gelsin.. Ah güzellik ah. Mevlam sana iki cihan saadeti versin. Amin. Çok seviyorum be dünlük. Öhöm.. Tekrar konuya dönelim. Bayram namazından çıkıp dooooğru anamın yanına gittim. Bi güzel yemekler yapmış parmaksızım şu an. Hepsini yedim parmaklarımın.! Hükümsüzüm.. Yolda bi korkuyo araba kullanmamdan:)) Görmen lazım ya. "Oğul yavaş, Oğul yavaş." Hep aynı nakarat hep:) Okuyacağı şiiri unutan 23 Nisan çocuğu gibi hep bu lafı sayıkladı:)) Ama abicim şimdi çok afedersin ama A5 ile de 80'le gidemem yani. Reis'te yapmış yolları biliyosun:) Şu an evimde ve uçak saatini bekliyorum. Yola çık, yoldan çıkma demişler. Mevlam bizi doğru yoldan ayırmasın. Amin. 

Evet dünlük. Duşumu aldım ve uçağa kadar biraz uyuycam. Akıyor gözlerinden uyku. Yarın leş gibi yatarım artık. Zaten ne yapcam gavur diyarında. Amaçsız, hedefsiz yolculuklardan nefret ederim. Huyum pis. Ama bu yolculuk bana sakatlığımın hediyesi. Bu tatilde tabi. Eğer ayağımda sorun çıkmasa şu an ya Yunanistan'da idim ya da Belçika'da. Diyelim ki gitmeseydim oralara en iyi ihtimal pazar günü yapılacak olan Mitingde olurdum. Bana baştan acı veren şu ayak problemim bana resmen Rahmet olup yağdı. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin. Amin. Dizkapağı sorunum sayesinde tatil yapıyorum üç gün ya:)) Eeee öyle değil mi zaten. Size fayda görünür işten zarar, zarar görünür işten fayda gelir demiyor mu Yaradan (c.c). Diyor elbet.. Zahmetimden rahmet çıktı. Allah bana hep böyle netiCesi güzel sıkıntılar versin. Amin..

Artık uyuycam. Gözlerim söz dinlemiyor. Bir günlüğüne babamın yanına gidiyorum. Buralar sana emanet. Sil süpür çiçek kibin yap. Bi şarkı eklemek isterdim ama inan gözlerimi tutamıyorum. Borcum olsun. GelinC hallederiz:) 

Öpüyorum yediveren güllerinden.
Öpüyorum orkide coşkunluğundan.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...



Yayınlamayı unutmuşum. Çok pardom:))

miriba.

Bir Ramazan ayını daha yolcu ettik. Bu sene de bir önCeki Ramazan ayından daha güzel geçtiğinden "Nerde o eski Ramazanlar" sözünü işitmedik çok şükür. O sözü söyleyenlere ne kadar uyuz olduğumu daha önCeki yazılarımdan birinde belirtmiştim. Çok merak ediyorsan aha yukarda arama motoru var yaz çıkar karşına. Beni uğraştırma abicim. Evet ne diyodum? Bir sonraki Ramazan ayını eksik parçasız ve sağ salim görür müyüz muamma. Ama olurda Rabbim bize nasip etmezse kalbimizden geçeni biliyor. Bizim canımızı masa başında alma Allah'ım. Yollarda geçen bu ömür yollarda son bulsun. Kaç gün borcum var bu Ramazan Ben'im? Galiba dört. Seferiydik abicim bakma öyle. Keyfimizden bırakmadık herhalde. En yakın zamanda halledicem merak etme. Borçlu kalmak iyi değildir bilirsin. Borç alacak konusu ne zaman açılsa şu an konuştuğumuz konuyla fazla alakası olmamasına rağmen eski çalıştığım döviz bürosundaki bi abimiz gelir aklıma. Allah rahmet eylesin geçen sene vefat etti. Cenazesinde bulunmak nasip olmadı. Çocukları bana ulaşabilse kesin haber verirlerdi ama maalesef. Ne düğünler ne cenazeler gidiyor haberim olmadan. Sonra sonra yolum düştükçe öğreniyorum gidenleri, kalanları. Ne ise konuyu çok dağıtmıyım. O rahmetli abimizin bir sözü vardı borçlu olmak üzerine. Şöyle derdi: "Alacaklı adamı karının koynundan kaldırır" derdi. Doğru ama di mi? Di. Bazı arkadaşlarım vardı Fatih'te iken. İnan saat yedi buçuk sekiz gibi yolda işe giderken telefonu çalardı. Kredi kartına borcu varmışta banka arıyomuş. O saatte seni normal de biri arasa şapşallığından tanımazsın. Ama alacaklı vakte bakmıyor. Allah bizi kimselere borçlu bırakmasın.

Bu akşama dönelim madem. İftarda kalabalık bir arkadaş grubu birlikteydik. İstinye Park'ta yaptık iftarımızı. Herkes herkese yakın, herkes herkese yabancı. Kadriye bu aralar çok tuhaf. Benden beter. Dokunsan ağlayacak gibi. Ama sormuyorum. Muhtemelen evinde yine sorunlar yaşıyorlar. Umrumdışı. Benim üzerime vazife mi arkadaş? Değil. Aferin bana.:) Ekibimizin büyük çoğunluğu görevlendirmeler sonrası dün yollara düştüler. Beni biliyosun. Dizden ameliyat olucam Bayramdan sonra. Dolayısı ile izinliyim. Belçika ve Yunanistan'a dağıldılar. Bir an önC dönerler inşallah. Bayramdan sonra ameliyatımı olayım hemen. Kendime geleyim.. Bayramın ikinci günü oy kullanıcam. Erkenden kullanıyım. Koskoca beni bekletecek halleri yok:) Gümrük kapılarında bayramda da açık oylar zaten. İnşallah bi aksilik çıkmaz. Çıkarsa da gelir ülkemizde kullanırız boğlum. Derdine bak.! E bu çifte vatandaşlığın nimetleri işte. Bazen işe yarıyor. Bazen evet bazen..

Yollara yeniden düşüp anacığımı alıp gelmenin hayaliyle küt küt atıyor kalbim. Sanki devlet başkanını almaya gideceğim. Gerçi ne devlet başkanları gördü bu Yiğit. Hey yavrum hey. Anamın yanında yok hükmündeler. Neden? Onlarla bağım sadeC mesleki. Ama anamla öyle mi? Hasretinden prangalar eskittiğim. Görsen ya burayı. Okusan ya sana yazdıklarımı. Söyleyemez bu adam sana bilmez misin? Hissi kablel vuku diye bişey vardı neydi o? 6ncı his di mi? Bişey olmadan onu hissetmek. Hisset anacım bu enkazımdan geriye kalan Karakutu'mu. Burası kimseyi bağlamaz bağlamaya da seni bağlar. Sen benim "Kutup Yıldızı"msın. Bul Beni.! Amma abarttım ya. Kutup yıldızı bi kere sabittir. Senin onu bulup yolunu düzeltmen lazım. A valla aynı anacım. Sabit yerinde hep. Gel dersin gelmez. Neden? Yönümü şaşırmıyım diye:)

Gel demişken.. Kim gelsin? Gel Maarrem.! Yok yok şaka:) Kim gelsin gerçekten ya.. Eeeh.! Düşünelim. Kim, kim, kim.. Pek sevmem aslında ama Gülben gelsin. Gel lan buraya.. Paran masamın üstünde. Söyle şarkını, paranı al ve git.!

Öpüyorum hasret türkülerinden.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..





Çarşamba, Haziran 13

Ne?.!!

miriba.

Gel oğlum.
-Geldim.
Otur.!
Yuvarlan oğlum.!
Aferin sana.
Saldır oğlum.!
Sahibinin kaplanı bu kaplanı.!
Yakıştı mı?
-Çooooook.!
Yakışıp yakışmaması değil mesele.
-Ya ne?
Sana layık görülüyor olması.
Nerde bıraktın tasmanı?
-Ofiste, ofiste..
Ara hemen sahibini.!
-Tamam.
Gidelim mi?
-Gidelim patrom.
Peki.
-Selam ve dua ile..

Salı, Haziran 12

Gerçeği yazmayan tarih utansın.!!

miriba.

Evet. Bir Yiğit ile günün götürdükleri programında daha birlikteyiz. Gün giderken sadeC takvimden bir yaprak mı götürdü? Kimlerden kimleri götürdü Sen Ben görmezken. Bize doğru îlerliyor son sürat. En cesur canlı insan di mi? Evet. Öleceğini bile bile böylesi aymazCa hareketler başka hangi canlıda var? Ramazan ayındayız ve şöyle bir kavgaya şahit oldum. Cesaretle falan bi ilgisi yok he. Kendi kendine bi bağlantı kurmaya kalkma beceremezsin. Olaya dönelim. Beşiktaş'tan çıktım. Bilenler bilir. Bebek istikametine doğru ilerliyorum. En sevdiğim yerlerden biridir bu arada. Adı gibi. "Bebek." Ahey ahey dile gelse de anlatsa di mi? Allah korusun demek isterdim ama mahşerde anlatacak korkarım. Nasıl vercem Ben bunların hesabını ya. Eeeh. Konudan dışarı çıkma Yiğit anlat işte. Efendim olay şöyle: Bebek sahilinde muhtemelen nadir görülüyor da olsa iki tane oruçlu vatandaş:) Sebebini anlamadığım bir nedenden dolayı (muhtemelen yol verme dalaşı) kavga ediyorlardı. Ben de tankımla ordan geçerken olaya şahit olunca koltuk değneklerime yaslana yaslana çıktım arabamdan. Yahu etmeyin eylemeyin. Mübarek gün yazık etmeyin birbirinize diye daldım. Normal şartlarda böyle bir şeye karışmam yasak. Ama mübarek gün zaten ıskartayım ya. Bi vatana hizmetim olsun, müslüman müslümanın kanını dökmesin diye müdahil oldum. Bunlar beni takmadı tabi. Ben de sorumluluk sahibi her Türk genci gibi kenara çekilip izlemeye başladım. Zaten bir kavgada sesler yükselmeye başlıyorsa orda kan dökülmez genelde. Kendimden biliyorum. Sakin sakin adam döverim Ben. Sessiz sessiz:)) Tahminimde yanılmadım ufak itiş kakışlar sonrası taraflar ayrıldı tabi. Enteresan bişey yok buraya kadar. Ama benim Trabzon'lu amcam, Bulgaristan muhaciri amcama şu ölümcül cümleyi kurdu. Todor Jivkov adı bişey çağrıştırıyor mu sizde? Ufak bi tarih bilginizi yoklayın. Yakın tarihte Bulgaristan'daki Türk kardeşlerimize büyük zulümler yapmış bir insan müspettesi. Zulmün ete kemiğe bürünmüş hali canavar.  İşte o aşağılık yaratıkla ilgili şu cümleyi kurdu. "Allah o Todor Jivkov'un belasını versin ki; sizin kökünüzü kazımadı.!" Nefrete bakar mısın? Keşke görmeseydim, duymasaydım. Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Ve şu an büyük sorunlarımızdan biri de birbirimize karşı tahammülsüzlüğümüz. Acilen silkelenip kendimize gelmemiz gerekiyor. Yoksa halimiz duman. Evet işimiz zor...

Gelelim tarih yazan kardeşlerimize. Asırlar boyunca bulundukları coğrafyaların mutlak hakimi olan kahraman ordumuz üstündeki pislik gurubundan arındığı 15 Temmuz'dan bu yana tarih yazmaya devam ediyor. Görevden alınan, kaçan lağım farelerinden arındıkça daha da heybetleniyor ve özüne dönüyor. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı derken sıra Kandil'de. Virüsü gördüğü her yerin merkezine gözünü kırpmadan sefer düzenliyor. Ama Kandil operasyonu bir başka. Tuhaf değil mi sizCe? Ne kadar sessiz sedasız ilerliyoruz. Sanki fırtına önCesi sessizlik gibi. Sırtında dağları taşıyacak tarihi becerisi olan ordumuz emin adımlarla ilerliyor. Öyle ya yüzyıllarca Kader eğitmiş bu asil milleti. Tarihin her döneminde savaş deninC akla gelen, korkusundan Sed'ler çekilen aziz milletim. Milliyetçiyim ama ırkçı değilim yanlış anlaşılmasın. Irkımı meth ediyorum diye düşünülmesin yani. Ama ırkımla gurur duyuyorum. Ve şu an bu ordu Kandil'de Türk, Kürt, Laz, Çerkez aklıma gelmeyen bir çok vatan evladıyla ilerliyor. Amaçları bizlerin huzuru. Az önC anlattığım kavgadaki amcaların yavruları, hemşehrileri neyse adı artık omuz omuza. Görmeliyiz artık be dünlük. Evet ne diyorduk. Tarihin yetiştirdiği güzel ordumuza duayı eksik etmeyin. Bu sessizliğin hakkımızda hayırla bitmesini nasip etsin Mevlam. Sağ salim gittikleri, şanlı bayrağımızı dalgalandırıp döndükleri günleri en yakın zamanda bize göstersin. Amin... Bol bol dua edelim. Üç Harfli kardeşlerimiz yakın zamanda giderler. Hastası olduğum şu yazıyı yazarlar dağa taşa "GELDİK, YOKTUNUZ.!" Ben hiç böyle yazılar yazmadım. Beni biliyosun. Prensip olarak yerinde bulamayacağım kimselerin adreslerine gitmiyorum. Huyum pis.! Öhöm.. Tamam coşma Yiğit Efendi. Dur boğluuuuum:))))

Evet dünlük akılda kalanlar bunlar. Geri kalanlar takvim yaprağıyla birlikte geçmişin karanlığına gitsin. O'ndan bahsettik mi? Ne diyim dünlük. İsteği var bakalım. DJ-YİĞİT ben:)) Çalıcaz mecmur biliyosun. Çalmayıp napcaz? Korkarım yine Ben'i can evimden vurmayı başardı. Allah'ım O'na huzur ver. Acı, keder gösterme. Amin.. Gel bakalım Najwa Fâruk. Söyle madem. Söyle duyalım hep birlikte. Hadi ama bekleme yapma.! 

Nasıl diyordu şair? Şöyle:
Cellat, ayrılığın boynunu vursun..
Öpüyorum kahraman evlatlarının alınlarından.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..