Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Perşembe, Temmuz 19

...


assalamualeikum.!

Karanlıkların şehri, utancın merkezi, sevdalıların uğrak yeri, alçakların zulüm merkezi ve çocukların ölümle erkenden tanıştığı Gazze. Gündüzün geCeden farksız. Mısır üzerinden gelişimiz çilelerle dolu. Artık Tel Aviv'den gelme şansımız yok. Kapatılmış Dünya ile bağlantıları. Ama üstad'ın dediği gibi "Dünya'ya kapalı, Allah'a açık" Sokaklar daha ıssız. Shifa Hastanesi koridorları yine insanlarla dolu. Şahit olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. Metin ile sabah Refah Kapısında reddedilişimiz sonrasında tüneller içinden geçerek geldik. Alçak Sisi ve köpekler sürüsü sahiplerinin sözündeler. Kimler kimlerle.. Aynı şey gibi. Hani zamanında şii ağırlıklı Irak'ın başında sunni Saddam varken, sunni ağırlıklı Suriye'nin başına şii Esad'ın getirilmesi gibi. Kırsınlar birbirlerini. Ölenler,kalanlar kimin umrunda. Sahiplerinin ipini nereye çektiğine bakan köpekler sürüsü. Ama nasıldı o söz? "Elbet bir Musa çıkar.!!"

Nefret doluyum Elhamdülillah. Nefretimi dolu dolu harcayacağım bir mekandayım. GeC gelsin bakalım. Gelsin de görelim neler olacak. Burada bulunan aktivistlerin hemen hemen hepsinin Hristiyan olması ne acı değil mi? Müslümanda olması gereken hassasiyetin onlarda olması. Ama hep diyoruz ya. Bizlerin çok daha önemli işlerimiz var. Elbet biter işlerimiz geliriz. Daha bu sabah yine ufacık bir bebeğin cenazesi vardı. Sizler görmezsiniz bunları. Size gösterilenden başka bildiğiniz bişey yok.! Dünya kokan hayatlarımız yerin dibine girsin.! 

Buraya her gelişimde daha da kötüye giden manzaralar görüyorum. Ama hayatlar kötüye gidiyor olsa da, ümitler yükseliyor. Sevilesi yavrunun bir tanesi üstüme bi atladı. Ya varya aynı yemekte hayalini gördüğüm gibi. Atladı kucağıma başladı saçlarımla oynamaya. Sapsarı saçları. Sarıldı bana evladımmış gibi. En az onun kadar güzel birtane daha geldi odaya. Bot yaptım onları ayağıma. Amcam yapardı bize. Ayağına sarılırdım maymun gibi ve başlardı evin içinde yolculuğum. Şimdi aynı şeyi belki henüz kendi çocuğuma yapamadım ama Gazze'de yapmak nasip oldu. Ben adım attıkça kahkaha atıyorlar. Sizin için canım feda olsun minik yavrularım. Güç verdiler bana. Güzel prenseslerim. Elektrik yok, su yok, oyuncak yok. Ama o gözler. Allah'ım o gülen gözler.  Onlar hep var. Var olsunlar. 

Dinlenmeliyiz geC'ye kadar. Sonra? :)) Metin darmadağın etti beni. Şunu açtı bana varolasıCa. Ender gel abicim. Sen söyle biz de geC için dinlenelim. Güzel anacım. Ben senin gülün değil miyim? Öyleyim ya. Gerçi kendisi Ben'i hiç gülüm diye sevmez. Olsundu. Anamdı ya o bile yeter. Öpüyorum mis kokan saçlarından, ellerinden, ayaklarından. Görüşürüz inşallah..

Öpüyorum yitik sevda'ndan.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...

Hayat bekleyeni olanlara güzel. Olmayana? SadeC rahat...

miriba.

Karnım tok sırtım pek. Havalimanında uçuş izni bekleyen pilotlar gibiyim. Herşeyim tastamam ama bir tek eksiğim var. Pilot değilim. Ama çok icap ederse onu da öğreniriz. Nedir yani? Fazla bişey yazmıycam. SadeC gidicem. Ben gelene kadar buralara mukayet olun. Olur olmaz insanlarla muhatap olmayın. Her önünüze gelenle derdinizi paylaşmayın. Her yolunuza çıkanı düşman sanmayın. Her gözünüze bakanı dost sanmayın. Dost başa düşman ayağa bakar saçmalığına da inanmayın. Kalmadı artık öyle şeyler. Herkes her yere bakıyor artık. Aranızdaki Ebu Cehil'lere çok dikkat edin. Bak benden söylemesi. Nasıldı o laf? Ebu cehil öldü diyorlar, ölmedi. Ebu cehil kıtalar dolaşıyor. Yine konuyu kaçırdım. Ne diyordum sahi?.. Heh. Bana bu yolculuğumda eşlik edecek arkadaşlarımla birlikte uçak saatimizi bekliyoruz demiştim. Dua zamanı.
Allah'ım.. Bize bu yolculuğumuzda yardım et. Senin rızana uygun hareket etmeyi, nefsimiz için kimseye zarar vermemeyi nasip et. Amin.
Tıngırdasın bişeyler. Gelene kadar idare edin. Gelemezsekte Jandarmaya falan haber edin. Onlar beni bulur:) Slogan şey olsun. Kesin ruslar gaçırdı, belkim de gırmızı çinliler:) Nasıl? Çokoş. Kalın sağlıcakla.
Gidiyorum.
Gidiyorum.
Git-tim.!

Öpüyorum İntifada ateşinden.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..

Çarşamba, Temmuz 18

Yollar Ben'imdir.!


Can dedim; Canan dedi.
Dost dedim; Dostum dedi.
Kal dedim; Kalmam dedi. 
Kalmam dedi, Kalmam dedi...
Yar dedim; Yaren dedi.
Sev dedim; Sevmem dedi.
Gül dedim; Gülmem dedi. 
Gayri gülmem, Gülmem dedi..

miriba.

Eveeeet. Malum bugün oruçluyum. Iscak mı ıscak:)) Klima havayı iyiC kurutuyo. Sakın bana klima deme gebertirim:) Yemeğe tek başına çıkamadıklarından kendileri beni de taktı peşine. Oysa ben ne güzel uyuycaktım ya:( Uyutmadı koca kafalı.! Aslında ben de çalış çalış sıkılmıştım zaten. Fena kaptırdım kendimi işe güce. Baya bildiğin iş adamı olucam ondan korkuyorum. Zaten değil miydim? Üzülerek söylüyorum ki değildin Yiğit. Tamam boğlum sen de fırsatı buldukça laf sokuşturma. Ne diyodum. İstinye Park'a gittik. Allah'ım gitmez olaydım. O nasıl bir hal. Kafanı kaldıramazsın dostum:) Oruçluyum diye daha bi özenliyim. Beni bülüyosun. Zaten utangaç adamın tekiyim. Ama kıyafetler uçmuş gitmiş adamım. Yeminle yemeğini bitirene kadar kafamı kaldıramadım yerden.:)) Neyse ki gözüm tok böyle şeylere karşı. SadeC gözüm mü? Allah kahretmesin ya.. Oruçluyum abicim, böyle konulara girmek istemiyorum. Lütfen kapat o kamerayı. Çekmesene kardeşim. Çekme ya.!! Bi de cüzdanımı almamışım yanıma. Kadriye diyorum bana bi 200 versene bişeyler alcam. Ne diyo?:)) Allah'ım alem ya. Aynen şöyle: "İşte masa, işte sofra .Bak Yiğit'imsin. Yersin, içersin ama benden zırnık alamazsın.":))))) Ziya muamelesi gördüm ya:)) 

Ve o gün geldi. Bir Gazze serüvenine daha hazırlanıyoruım güzel kardeşlerimle. Yine şehit yavrular var. Yine kapanan sınır kapıları. Yine kısıtlanan yaşam malzemeleri. Yine sessizlikleri ölüm getiren koca koca devletler. Yine Magazin tadında ufak ufak haberler. Devletimiz varolsun. Gidiyoruz bakalım yine. Yarın nelere gebe Allah bilir. Geliyorum kahramanların diyarı. Dün bahsettiğim arkadaş bugün de enteresan bir çıkış yapıp dikkatimi çekmeyi başardı. Kendisi ofisimizde 2 yıldır mesai harcamış biri. Türk "Anna Chapman":) Ama tabi kat kalabalık olunca ve farklı ekip içinde olunca dikkat etmiyor insan. Bazen ne farkediyorum biliyor musun? Benden daha aykırı fikirleri olan insanları pek fazla sevmediğimi. Ama anlık bişey bu. Hemen geçiyor. Sonra başlıyorum dikkatle dinlemeye. Güzel dinlerim. Övünmek gibi olsun. En saçma fikirlere bile açık olmayı öğretti bize bu iş. Neden biliyor musun? Saçma fikirler normal insanın aklına gelmez. Hep mantık ararlar akıllı insanlar. Ve bizim genelde muhataplarımız fazlasıyla akıllı kişiler. Saçmalıklara karşı önlem almak çok zordur. Her işin bir rutini var sonuçta. En ses getiren işler rutin dışına çıkan işler. Evet saçma fikirleri daha çok seviyorum tamam. Konu burada kapanmıştır.! 

İftara kadar uyuycam Karakutu'm. iyiC mayıştım zaten. Sen de ben gelene kadar Merve dinle. Akşam gelirim belki gitmeden. Ama söz veremem. Görüşemezsek şimdiden vedalaşmış olalım. Tamam mı? Tamam mı dedim olum. Ha şöyle adam ol. Merve'cim sen ona bakma söyle şarkını. Uff'lamalarını sevdiğim:)


Öpüyorum Gazze yollarından.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..

Gözler ve sözler. Beni bunlarla vuruyorlar hep.!

miriba.

Ohow. Anca geldim adamım. Yeni ekibimle birlikteydim. Tanışma yemeği yedik. Mesai boyunca beraber olacağımız yetmiyor gibi bir de yemekte birlikte olalım di mi? Tabi ya tabi:) Gözüme çarpan biri var. Her konu da farklı tezleri olan. Muhalefet insanları çok severim. Ben de öyleyim çünkü. Her konu da mutlaka bir antitez üretmeye meyilliyim. Yeni ekip arkadaşlarım içinde öyle birisi var. Ama çok mantıklı. Bu sene daha rahat geçecek böyle arkadaşlarla. Akşam yemeklerinin en sevdiğim yanı ne biliyor musun? Birlikte koca gün beraber olduğun insanların bambaşka karşına çıkmaları. Hele bayanlarda. Hadi biz en fazla saçı başı tararız, hadi ördürdük diyelim. Hadi başka takım elbise giydik. Ama kadınların değişimi gerçekten insanın ağzını açıkta bırakıyor. Çirkin Betty filmi vardı ya hani. Aynı onun gibi düşün. Birden karşına bambaşka insanlar çıkıyor. Makyajın insan hayatındaki etkileri konulu seminere hoş geldiniz. Yakalanan kedicik denen kaşarlara bakarsan daha iyi anlarsın demek istediğimi. Neyse uzatmayalım fazla. Tanıştık arkadaşlarla. Evimde misafir ettim hepsini ve yolcu edip yanına geldim. Koşa koşa geldim sana.

Akşam yemekte televizyonda bişey gözüme çarptı. Çarkıfelek açıktı. O yarışmanın hostesi kız var. Gülüşü çok güzel. Ben güldüğü zaman gözleri kısılan kadınları çok beğeniyorum. Ben de öyleyim çünkü. Gözlerim ağlarken büyüyo Ben'im. Allah'ım ağlatmasın. Öyle bir kaç dakikalığına bir hayalin içinde buldum kendimi yemekte. Şöyle: Çoluk çocuğa karışmışım. Eşim yanımda. İki çocuğumunda gözleri çekik çekik. Gözlerini benden almışlar. Çok güzeller. Biri dizimde oturuyor, diğeri boynumda. Kız olan büyük. ÖnC o doğmuş:)) erkek aynı babası gibi ağır başlı. Dizimde oturuyor ve sakallarımla oynuyor. Kız boynumda dedim ya o da saçlarımı kurcalıyor. Ben saçlarımla oynamayı ve saçlarımın sevilmesini çok severim. Anacım sağolsun. Hep öyle sever beni:) canım anam, çilekeş anam. Elleri pammıh anam. Nasıl tütüyosun yine... Emaaaan neyse işte ya öyle bir hülyaya daldım ve çıktım. Ne güzel di mi? Di. Gerçek olacağı gün için yaşıyorum. O gün için umutluyum. Olacak, bir gün mutlaka olacak. Olmalı. Olsun yaaa.. Nolur olsun:(

Yemek sonrası kendimi sahile attım. Denize girdim ya geC geC. Arabamla bırakmıştım Üsküdar'a arkadaşlarımı. Dönüşte kuru kuru eve gitmiyim dedim. Ve gerçekten ıslak ıslak döndüm eve. Arabamın bagajında hazır zaten şortlarım. Hemen giyip  atladım boğazın serin sularına. Deniz'i çok seviyorum. İşte bu yüzden Beykoz'dan bi yere gidemiyorum. Her yeri ayrı güzel. İnsanı güzel, havası güzel, denizi güzel ve ormanı güzel. Nurun âlâ nur.!  Yarım saat yüzdüm ve rahatladım. Eve döndüm duşumu aldım ve yatıyorum şu an. Yoğun günümüzü sonlandırma zamanı. İnsanı aksiyon yormuyor adamım. İnsanı insanlar yoruyor. Yormayın beni. Bak ben sakin adamım ama sinirli halimi hiç tavsiye etmem. Ben ya ben.! Heh yine başladım:) Yiğit bi git yat ya. Tamam tamam yatıyorum:) 

Hadi bana iyi geceler sayın seyirciler. Yarın ola hayrola. Yeni günün getirecekleri ile yeniden karşınızda olurum inşallah. Ama söz veremem. Sağım solum belli olmaz Ben'im:) Kim gelsin? Bakıyimmm:) Aşk'lı meşkli çalmadık bayadır. Hadi değişiklik olsun. Buray? Gel abicim. Söyle abilerine, ablalarına:) 

Öpüyorum deniz kokan sahilinden.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...

Salı, Temmuz 17

Sabır başka, tahammül başka...


miriba.

Selam güzel insanlar. Ve selam sana güzel dünlüğüm. Uzak yakın demeden gelip giden dostlarım:) Tıklayan parmaklarınıza kuvvet. Efenim ben artık yeni odamda yeni ünvanımla çalışıyorum. Seviyeye biraz daha dikkat ederseniz sevinirim.:) Elhamdülillah mesailerimiz, çalışmalarımız sonucunda bana layık görülen bu konuma tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim. Varlığım ülkeme armağan olsun. Daha ulvi bir gaye düşünemiyorum zaten. Gözlerimi yaşarttı keratalar. Önümüzdeki seneye kadar görevlerim devam edecek diye tahmin ediyorum. Ondan sonra ise hayallerimin peşinde koşabilirim. Hep dediğim gibi. Henüz değil sebastian, henüz değil.. Yeni mesai arkadaşlarım içinde değişmeyen sadeC üç kişi var. Kadriyem, Metinim ve Özerim. Issız bir adaya düşşem alacağım üç şey gibi oldu. Dünya güzelim benim. Ben seni almadan şurdan şuraya gider miyim hiç? Hı gider miyim? Gitmem. Gidemem.! Şaka şaka:) Birlikte çalışmak istediğimiz ekibi kurma imkanımız var sonuçta. SadeC üçünü istedim. Diğerleri bahtıma ne çıkarsa. Hem bu sabah tanıştık hepsiyle. Paris moda haftası gibiydi. Gözlerim şaşı kalacaktı nerdeyse. Öhöm. Ciddiyet:) İş tanımları yapıldı ve mesaiye başladık. İş tanımı deyinC aklıma ne geldi. Eskiden böyle cadde esnaflarında çalışmıştım bir kaç kere. Saldım çayıra mevlam kayıra. Kim kimdir, kim ne iş yapar karga tulumba. Oralardan bugünlere. Şükürler olsun Allah'ım.

Vicdan mahkememde kendimi beraat ettirdim. Artık bir daha böyle bişey yapmayacağıma dair kendime söz verdim. Gerçekten çok haklıydı. Benim konumumda olan birinin bulunmaması gereken bir yerdi. Ama yalnızlık işte. Adama neler yaptırıyor. Şükürler olsun kurtuldum. Şimdi istesem de öyle işlere vaktim olmayacak. Üç hafta. 21 gün. İnsanın yaşamındaki değişikliklere adapte olması için ihtiyacı olan süre. Alnımın akı ile tamamladım sayılır. Şimdilerde başka bir şey yaşıyorum. Beni hülyalara daldırıyor. Romantik bir adam olup çıkmaktan korkuyorum. Ne dedi biliyor musun? " sana sabrediyorum, tahammül değil bu" Kafamı karıştırıyor. Çözeceğim merak etme. Ben hallederim böyle işleri:) Aslında çok kalas biri sayılmam. Sorun şu ki; uygun ortamda denk gelemiyorum. Yoksa ben neler yaparım neler. Ya Ben gerçekten güzel severim. Ki sevdim de.. Kimler geldi hayatımdan, kimler geçti. Hiçbirine zulmetmedim. Tek zulmüm kendime oldu. Şimdi artık 29 yaşımın tüm olgunluğuyla işime odaklıyım. Yarın geC gideceğim Gazze'mi düşünüyorum. İkinci vatanımı..

Anacımla konuştum. Bana ne dese beğenirsin? Gerçi O bana ne dese beğenirim. O iki dudağının arasından ne çıksa kabulüm. Kurşun saçsa alır elimle kalbime saplarım. Şöyle dedi: "oğul, özledim seni." Ah canım anam ben de seni çok özledim. Başladık karşılıklı ağlamaya. Hayvan gibi ağlıyorum ama. "Kurbanı bekleme gel bi" dedi. Sanki arka bahçeye çağırıyo. Anam işte. Masumiyetini sevdiğim. Gelirim inşallah anacım dedim. Hele bi gidip geliyim. Uçak diye bişey var be arkadaş. Atlar gelirim ya. Seni mi kırıcam pammıh elli anam ya:) Şimdiden plan yapmaya başladım bile. Aksilîk olmazsa giderim inşallah. Gözyaşlarına hiç dayanamadığım..

Evet dünlük. Şimdi girmem gereken bir eğitim, görmem gereken bir topluluk var. Sen buralara mukayet ol. Ben yokken gelenlere sahip çık. Ama rica ediyorum fazla kalmasınlar.  Misafirin iyisi oyalamayandır. İş yerinde tabi. Yoksa benim eve gelenlerin başım üstünde yerleri var. Ki kalıyorlar zaten. Yusuf'ta bi dönemedi izinden arkadaş. Sanarsın komple terketti İstanbul'u. Yoksa kovulduda bana mı çaktırmıyo lan bu:) Gelir elbet. Ben gidiyim. Gelirim sonra yine. Dikkat edin kendinize. Kim gelsin? Hande ile yanındaki kimdi aklıma gelmedi adı. O gelsin. Manzara'dan haber versin. Gelin bakıyım ablalarım. Söyleyin ve gidin.!
Öpüyorum Kız Kulesi manzarandan.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..

Pazartesi, Temmuz 16

(Parantez)

miriba.
Aç parantez. Çenesi düşmeyesiC. Dinlenmek yaramış:))) Elhamdülillah. Onu tekrar böyle görmek hoşuma gitti. Gözleri güzel, sözleri güzel. Var olsun. Kapa parantez.

Mesaiye devam Yiğit. Tamam patron:)

Kapat gözlerini..

Öpüyorum göz kapaklarından.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...

Carpe Diem..


miriba.

Selam güzeller güzelim. 15 Temmuz Şehitler köprüsündeydim dün geC. Her geçişimde öfkemi kabartan ve bana doğru işi yaptığımı hatırlatan o tarihi köprüde. Hatrlıyor musun o geC neler olduğunu orda? Hatırlayamazsın çünkü biz havalimanındaydık:) Neyse bunların bir önemi yok. Mesaimi bitirdim. Mahşeri bir kalabalık arasında geçen saatlerim sonrasında yapmam gereken sadeC ofise uğrayıp üstümü değiştirmekti. Çok yoruldum. Çok bunaldım. Galiba biraz yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Bi duş alıp hemen ardından Üsküdar'a geçtim. Malum köprü trafiğini kendime bahane edip Tankımı Üsküdar'da bırakmıştım. Temizlemişler misler gibi. Aldım yavru ceylanımı  gezdim biraz. Dün mesai çok ağırdı gerçekten. Neyse ki bugün izinliyim. GeC Sakarya'ya geçtim. Havuz başında sabahladım. . Hem geC kimseler olmuyor havuzda. Anca bi kaç şaşkın geldi. Onlarda zaten kendi halinde kızlar. Ay ışığı altında biraz kitap okudum. Afedersin "Ay ve Yıldız" altında. Ne güzel bir görüntüydü gökyüzündeki o görüntü. Sahi yeni kitabıma daha göz atamadım doğru dürüst. Tarihi belgeler gösteren bir kitap. Öyle sana okullarda anlatılan tarih gibi değil he. Papağan gibi ezberlediklerimizden falan. Gerçek tarih. Hani hep diyoruz ya. Bana yalan söyleyen tarih utansın diye. İşte neden utanması gerektiğini anlatan kitaplardan. Bir arkadaşım İngiltere'den getirdi bunu. Sanırım burda arasam da bulamam. Zaten öyle kitap arayacak kadar da boş vaktim yok. Çok yoğun adamım Ben.:) Demokrasi ile ilgili şu cümle dikkatimi çekti. "Demokrasi'yi sevdiğim söylenemez ama demokrasi müslümanlara nefes alma şansı tanıdı." Tek parti dönemine atıfta bulunmuş. Taaa meşhur amerikan yardımı varya hani? Neydi adı?  Heh Marshall Yardımı. Neydi verilmesi şartı? Demokrasi'ye geçiş:)) sanma ki halk çok sevildiğinden geçildi:))) emaaan umrumdışı... Tek parti demişken geçen gün bir tartışma programında şöyle bir diyalog geçti. Çok komiğime geldi. Konuk arkadaş şöyle diyordu. "Cumhuriyetin ilanından 1950'ye kadar "Tek Parti", 1950'den 2018'e kadar "Çok Parti" ve şu an ülkedeki yönetimin adı ise "Yok Parti" :)) nasıl? Çokoş.! Telefon elimde uyuyakalmışım. Sanarsın bi arayan olacak da bekliyorum. Ne saçma bişey değil mi? Evet. En azından artık uyuyabiliyorum. O da bir gelişme. Birazdan İstanbul'a doğru yola çıkıcam. Beykoz'da yapmam gereken bir sürü işim var. Yaman burda sıkıldı zaten. Hiç alışık değil güvenlik köşelerinde zincirle tutulmaya. Özgür bir canlı o. Hep koşmak, hoplamak, zıplamak istiyor. Dönelim evimize yavrumla. Buluruz bahçede oyalanacak bişeyler. Belki ormana gideriz birlikte. Ne biliyim ya buluruz yapacak bişeyler. Hadi sen de fazla oyalanma buralarda. Git işine gücüne bak. He unutmadan bu hafta kısmetse yine Gazze. Gönlümün başkenti. Yine şehit çocuklar var. Gitmeliyim bir an önC. Nerdeyse kendi derdime düşecek kadar gaflete bulandım. Abdulfettah abi ile görüşünC kendimden nefret ettim yine. Neyse ya. Nasıl demişti? Geçmişin keşkelerini ve geleceğin endişelerini bir kenara bırak. Şimdiye odaklan. Carpe Diem? Evet abicim. CARPE DIEM.!!

Gel Maher. Söyle bişeyler. İçime huzur ver dostum.. Hey.! Eski sevgililer mezarlığında dolanan zombiler.! Aranızda bana da yer açın:) Yiğit abiniz geliyor..

Öpüyorum Şehit kokan topraklarından.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki..

Pazar, Temmuz 15

Offfffffffffffffffffffffffffffffff.!!


Of ya of.!
Hani miden bulanınca parmağımı boğazına sokardın da çıkartırdın ya ne var ne yok. Kalbin bulanınca nerene ne sokman gerekiyor? 
Bilen varsa söylesin.! 
Gittim.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...

Cumartesi, Temmuz 14

Dünyanın merkezi neresi? Vatanım.!!

miriba.

Öhö öhö.. Sesi ordan geldi mi? Gelmedi mi? Yakındır gelir:) Efenim bendeniz iyiyim. Taş gibiyim elhamdülillah. Bir Yiğit ile başarı öyküsü programının daha sonuna geldim. Lanetim bu olsa gerek:) Neye el atsam koparıyorum arkadaş. Bir şey hariç. Gönül işleri. Eee o kadar da kusurum olmalı. Nazarlık diyelim. Kahraman kardeşlerim ile birlikte çıkmış olduğumuz bir yolculuğu daha bitirdik ve ofisimize döndük. Alkışlar, mehterler. Efenim bi ayağa kalkmalar, bi sen neymişsin be abi demeler. Hakettik mi? Elbette hakettik be abicim. Haketmediğim iltifatları alır çöpe atarım Ben.! Beni bülüyosun. İltifat almak insanın ruhunu ne güzel okşuyor. Motive oldum yemin ederim. Allah hepsinden razı olsun. Sevdiriyorlar gurbeti insana. Gurbetin en güzel tarafı karşılayanlarının gözünde gördüğün heyecan. Hee ofisim harika olmuş. Artık çok daha rahat yayılabileceğim bir ortama dönüşmüş. Şaka be şaka. Daha çok çalışıcam. Yarın güzelce şahsi eşyalarımı yerleştiririm. Bu geC dinlenirim güzelC. Yarın mesaim var. Malum yarın 15 Temmuz. Elbette mesaide olacağım. Ben olmasam batar buralar. Ben ya Ben.!!

Eve gidicem kısmet olursa birazdan. Eve gidince gözünde heyecan yaşayacağım kim peki? Yaman.:)))) Yavrumu komşuya emanet etmiştim. İnşallah başına bi hal gelmemiştir. Gebertirim. Gurbetçi arkadaşlara teslim ettim yavrumu. Onlar zaten dünden razı maşallah. Pek bi sevdiler keratayı. Ama benim yavrum çok uslu abisi çok. Ne desen yapar. Ben bişey demeden asla yapmaz.  Gelirken "sakın ablalara bişey yapma" demiştim de sanki anlıyormuş gibi kafasını eğmişti yana doğru. Oy ben seni yerim. Onu da özledim evet. Daha neler neler özledim de yazsam bana faydası yok.  Kadriye'yi evine bırakıcam ordan da doooooğru evime. Sahi görmen lazımdı koca kafayı. Ya insan gelir gelmez bi hoşgeldin der, bi nasılsın der. Gerçi iyimser bakarsak eğer muhtemelen beni iyi görmüştür o yüzden sorma gereği duymamıştır. Evet evet kesinlikle o yüzden. Anamın deyimiyle jilet gibi giyindim. Lan konuyu dağıttım 1 dk. Hah bu beni görür görmez ilk lafı şu. "Kremimi alıyım.!" Alabilir miyim değil, aldın mı değil. Öyle bir ihtimal olası değil yani.:) Al be al dedim attım suratına. Herşey bunlar içindi demek... Demedim demedim. Kuzu gibi verdim ya. Neydi o laf hani "utanacağınızı bilsem sitem etmek isterdim de, ondan da anlamazsınız ki." :)) Neyse işte bırakcam koca kafayı ordan da evime. Dinleniyim. Performansım düşmesin. Amin:)

Yine gelirim inşallah. Bakmam gereken bir Ben var. Dinlendirmem gereken bir bedenim, boşaltmam gereken bir aklım ve en önemlisi ferahlatmam gereken bir kalbim.. Onları halleder halletmez yanındayım. Kaybolma bi yerlere. Sensiz olmaz biliyorsun. Biliyorsun, biliyorsun.. Hadi görüşürüz yine. Kimi bırakıyım? Mustafa gelsin. Adamın da boşuna günahını almışlar. Meğer İntizar hakikatten fantazi sanatçısıymış. Midem bulandı yeminle. O nasıl bir fantazi be arkadaş. Yerin dibine giresiCeler. Ceceli pardom abicim. Hakkını yemişiz ülke olarak. Hadi seni affetmemin şerefine gel bişeyler söyle. Tamam hadi eğme ağzını yüzünü gel. Söyle.!!

Öpüyorum Yıldız Sarayı'ndan.
Selam ve dua ile.
El Baki, Huvel Baki...