Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Yükleniyor...

Perşembe, Mayıs 17

Maliyetine satışlar deyipte bana geçirmeye çalışanlara sesleniyorum. Geçiremezsin, Geçirttirtmem ulan.!!

    Selam yavrukuşum,
   Başlıktan da anlayacağın üzere alışveriş haftasındayım. 2,5 hafta oldun sanırım yurtdışına gittim geldim. Öyle morali bozulupta düzeltmek için alışveriş yapmaya gitmedim tabi. Erkek adamız ulan neyin tribine giricem öyle.! Neyse uzun lafın kısası Ebeveynlerimi ziyarete gittim. Hasret gidermek birazda borç para almak için. Malum yeni işimde eskisi kadar kazanamayan ben, masraflarımdan da kesemediğim için yaşamımı idame ettirebilmek için birilerini sömürmem gerekiyor. Asalak olarak yaşadığım tek bünye de ailem olduğuna göre babamı dolandırıp yeni iş kuracağım bahanesiyle bir miktar borç aldım. Cebinde para görünce napcağını sapıtan her insan gibi sanki piyangodan para çıkmışcasına yeni eşyalar, hatta yeni bir araba hayaliyle geçen geri dönüş yolculuğum sonrasında kendimi Kadriye'mle birlikte bir alışveriş merkezine attım. Marka konusunda pek takıntısı olmayan ben Marka manyağı olarak adlandırabileceğim Kadriye'mle alışverişe girişince Allah ne verdiyse doldurduk tabi. İş pazarlığa gelince ben pek beceremiyorum. Kadriye başladı pazarlığa. Marka mağazalarının o meşhur "etiket fiyatı yapabileceğimiz bişey yok" şeklindeki göt ayaklarını geçip pazarlığa giriştik. Abi şöyleydi, beyefendi böyleydi. İnanın yapabileceğim bişey yok, en son maliyeti bu kadar bu fiyattan aşağı veremem laflarının sonrasında laf döndü dolaştı maliyetine veriyorum beyefendi daha fazla yapabileceğim bişey yoka kadar geldi. Bende cevap olarak maliyetine veripte para kazanmıyorsanız ben sizi zorda bırakmak istemem. Almak istemiyorum hiçbirini dedim. Adam bi değişti, morardı biraz daha zorlasam saldıracak bana yani o derece. Sanırsın ben onun verdiği fiyatı ödemek ve gösterdiği malları almak için sözleşme imzalamışım. Buraya kadar normal geçen süreçte esas sorun aynı markanın bir başka şubesine gittiğimde anormalleşti. Hazır beğenmiş biri olarak gittiğim mağazada bana maliyeti dediği rakamlara düştüğünü görünce beynime kan sıçradı. Ulan biz aşağı mahallede dilenip yukarı mahallede dağıtacak adammıyız.! Ayaküstü bize geçirmeye çalışması beni acayip sinirlendirdi be dostum. Gidip mekanını dağıtasım, adamı alıp dağa kaldırasım geldi ama, yaptığım gelecek planları buna engel oldu. Şimdilik aktaracaklarım bu kadar bebeğim. Herşey yolunda. Sevdiceğim her zamanki güzelliğiyle yanımda. Gelecek planlarımdaki yerini halen muhafaza ediyor. Başka yaaa bambaşka...

Perşembe, Nisan 12

I Just Wanted to Say..!


Bu resmi arşivde buldum. Kimi gördümde yanıma yakışıyomu diye denedim. Ya da internette birine denk geldim resim gönderdi de boyu boyuma yüzü yüzüme yakışıyomu denedim hiçbir fikrim yok:))) Ayrıca üstündeki yazıyıda bu resme yapıştırmış bırakmışım. Neler konuştum kimbilir de bana dert oldu bana bu resimdeki arkadaş. Hayat ne kadar tuhaf, bir zamanlar nefret kustuğun insanları yeri geliyo hatırlamıyorsun bile. Halbuki bana nefret unutulmaz demişlerdi. Demek bende bi anormallik var...

O değilde sebastian ne var biliyomusun;

Aşk, yanında geğirdiğinde bile "yarasın aşkıma" lafını duymaktır.

Cuma, Nisan 6

Görüşürüz ne kadar yalan bi veda.. Görüşsek ne, görüşmesek ne..!

    Lisedeydim o sıralar. Uzun zamandır peşindeydim. O da biliyordu peşinde olduğumu. Sonra bigün fırsatım oldu ve konuştum. İlgi alanlarımız aynıymış hemen hemen. Göründüğünden daha akıllıydı. Ezber bozandı benim için. Tanıdığım tüm güzellerden akıllıydı mesela. Güzel olmak aklı başından alıyordu o zamana kadar benim için. Ben zaten yakışıklı sayılırdım:) Cesaretimin % 90'ı da ondan kaynaklanıyordu. Kabul etti arkadaşlığımı mağrur mağrur. Zaman geçince aslında hevesimin sadece kabul etmesi olduğunu gördüm. Heyecanım kalmamıştı eskisi gibi. Nerden aklıma geldi biliyomusun. Bugün gördüm onu.. Lise halinden daha güzeldi. Dibimi düşürecek gibiydi. O tanıdı beni. Çay içtik sohbet ettik yarım saat. Tekrar görüşmek üzere ayrıldık. Tekrar görüşmeyeceğimize ikimizde emindik aslında. Neden görüşürdük bilemiyorum. Sektörlerimiz farklı, arkadaşlarımız farklı, hayatlarımız farklıydı. Görüşmesek te olurdu yani:) Aklımda yer etti be arkadaş. Hayat ne kadar çok güzel çıkarmıştı karşıma. Ama hiçbiri Kadriyem kadar güzel, Kadriyem kadar tatlı ve yine O'nun kadar sevilesi değildi. Hala her bakışında gözlerimden kalbimi görebiliyor. İyi ki varsın canım. İyi ki canımsın...

Pazartesi, Mart 19

İstek Saati

Şu mart ayı hayırlısı ile bitse, içimdeki sıkıntı gitse, nisan ayında aileme gitsem, canım anama sarılsam-koklasam, her ne kadar aramız o kadar iyi olmasa da fırçasını bile özlediğim babamdan bi fırça yesem, Kadriye'mi de yanımda götürmeme ailesi izin verse daha ne isterim...
Allah'ım sen bana yardım et. Sabrımın sınırlarındayım. Aşırı tahammülsüz bi haldeyim. Biri laf söylese saldıracak haldeyim. Trafik canavarı oldum olucam stresten.
Selam eder, gözlerinizden öperim..

Cumartesi, Mart 3

Cazibe..

Dünya..
O kadar fazla güzelliği var ki insanı cezbeden, kimse ölmek istemiyor. Bağlandıkça bağlanıyor sevdikleri gidiyor olsa bile.
Otobüs...
O kadar fazla eziyeti var ki insanı iten ama kimse inmek istemiyor. Neyi cezbediyor bu kadar anlayamıyorum. Oturan insanlara bakıyorum da sanki o koltukta doğmuş gibiler. Öylesine yerleşmiler ki koltuklarına sanırsın babası yaptırmış koltuğu ona miras bırakmışta hiç inmeyecek.
Evet...
Otobüse arabam bakımdayken biniyorum. Ve o koltuğa yapışık insanlara hep imrenerek bakıyorum. Ah babam ah almadı bana bi otobüs koltuğu...

Cuma, Şubat 24

Özgüvenin zirvesindeyim.! Yakarım ve de yıkarım..!!


Issız bir caddede araba bekleyen bir bayanın başına gelebilecek en güzel şey, karşısına benim çıkmamdır. Ben diye demiyorum aşırı yardımseverimdir. Sınır tanımam rekorları altüst ederim. Kralıyla da kapışırım. Evet budur.!
O ne özgüven o... (O reklamdaki kız ne kadar tatlı dimi lan?)
Noldu? Zortuna mı gitti?
Zortla olum o zaman oracıkta.!!
Bi de noldu biliyomusun? Eğitime gittik cümbür cemaat. Anasını sattımın memleketinde eğitimden başımı kaldırsam belki ticarete atılcam ama inan fırsat vermiyolar. Lan yoksa bunlar benim ticarete atılıp piyasaları darma duman etmemden korkuyolarda ondan habire beni bişeylerlemi meşgul ediyolar laaaa. Olabilir. Ama en fazla 5 sene sonra geliyorum abicim. Yeterli birikimi elde etmeme 5 sene kaldı. Ondan sonra gelsin şubeler, gitsin eğitimler..! Konu dağıldı lan bi dk:))
Eğitimde işte bi tane kızcağız vardı. Acayip güzel bişeydi. Halen aklımda. Gerekli bilgilerini aldım zaten. Neyse böyle bi pıtırcık hareketler yok işimi seviyorum, yok böyle aşığım işime. Çay molasında dedim ki; "İşine olan aşkın beni çok etkiledi. Bir işyeri açsam bu sektörde ne kadar bi süre maaşsız çalışırsın?" Baktı öyle mal mal ve tabiki maaşsız çalışmam dedi, cırtlak kahkahasıyla birlikte. "O zaman seviyorum ediyorum ayaklarını bırak kızım, hepimiz para için çalışıyoruz" dedim. Ve ordan hızla uzaklaştım...

Salı, Şubat 21

Bir psikopatın kronolojisi.


Adı : S....
Şehir : Çanakkale
Yaş : 27
-1986 - Aynı mahallede doğup büyüdük
-1990 : İlkokuldan birlikte mezun olduk ve ilkokulda kızlarla daha iyi anlaştığı için lakabı genelde abuk subuktu.
-1994 : Lisede okurken arkadaş çevremiz ayrıldı. Ben daha çok çalışkan grup diye adlandırdığımız kişilerle o ise teneffüslerde çayırda çimende sigara içen grup arasındaydı.
-1996 : Üniversiteye giderken onun artık okumadığını ve arkadaş grubunun artık daha da beter hale geldiğini kendisinden öğrendim. Yarı ayık kafasıyla bana başından geçenleri anlatmıştı.
-1998 : Arabamı servise götürürken yolda karşıma çıktı. Ayakta duracak hali yoktu ve ağzı leş gibi tiner kokuyordu.
-2000 : Adam yaralamaktan içeri girdiğini öğrendim. 7 yıl hapis cezası almıştı ve İstanbula Metrise gönderilmişti.
-2008 : Yolda karşılaştım S. ile. Sessiz sakin bi hale gelmişti. Filmlerde görürsün hani. Akıl hastalarına elektroşok uygularlarda kendinden geçer ya. Bilinçsiz boş bakışlarla gezerler. Bildiğin o haldeydi.
-2011 : Gece yolda karşılaşsan yolunu değiştireceğin bir hale gelmişti. Göz altları kararmış elmacık kemikleri yerinden fırlamış ve yaşayan ölü biri olmuştu. Uyuşturucu kullanıyor olduğunu o gün anladım.
-2012 : Tekrar hapse girmiş yeni öğrendim.
Acaba "Kelebek etkisindeki gibi geçmişe dönsem ve teneffüste "S. boşver çayırı çimeni gel birlikte takılalım desem" faydası olurmuydu? Asla cevabını öğrenemeyeceğim bir soru bu. Bildiğim ise S.'nin bu hale gelmesinde herkes kadar benimde suçum olduğu.
Grşrz dünlük. Aktaracaklarım şimdilik bu kadar...

Cuma, Şubat 17

Ömür Dediğin..


Gnydn.!
Fazla TRT izleyen biri değilim aslında. Ama TRTHaber'de bazen denk geldiğim bir program var. Ömür dediğin diye. Yaşlı insanların yaşamlarından bahsettikleri değişik bir program. İzlerken gözyaşlarımı tutamadığım anlar oluyor. Çocuk masumiyeti yaşlanınca geri geliyor insanlara belki ondan olsa gerek. 18 yaşıma gelene kadar yaşlı insanların hep öyle olduklarını düşünürdüm. Kafamın içinden onlarında çocuk-genç oldukları hiç geçmezdi. 18 yaşımda ailemden ayrılıp ülkeme dönmenin eseri olsa gerek saçımda ilk beyaz saçı gördüğümde onlarında benim/senin gibi çocuk oldukları kafama dank etmişti. Ömür dediğin evet. Kafamı önüme eğdim, kaldırdım ve 27 yaşındayım. Ne çabuk geçmiş dimi? Denk gelirsen izle bigün. 80 yılı 15 dk'da nasıl anlatıyorlar sen de gör...

Çarşamba, Şubat 15

Eğer bu liseliyse ben anasınıfı öğrencisiyim.!



Abicim eğer bu lise talebesi rolünü oynuyosa ben hemen yarın anasınıfı temalı bir dizide oynamak için başvurucam. Koca memlekette lise talebesi rolü oynayacak eleman kalmadı da nerden buldunuz bu arkadaşı. Yanlış anlaşılmasın konu yeteneği değil, elbet yeteneği vardır kendi çapında ama bu kadar da rol dağılımında dengesizlik olmaz. Anası rolünde kadınlar oğullarından ufak, lise öğrencileri zamanında evlense çocuğu liseye gidecek durumda. Nereye gidiyo bu memleket arkadaş.!! Biri olan biteni bana acil açıklasın yoksa kendimi Aziz Yıldırım gibi köprüden aşağı atarım.! Konu Aziz Yıldırımdan açılmışken (sanki durduk yerde açılmışçasına) diyecek 2 çift lafım var. Nolcak lan bu Fenerbahçe'nin hali?... Kırk defa dersen olurmuş. Diye diye Fenerbahçeyi darman duman ettiler sonunda:)