Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Çarşamba, Aralık 13

İş mi yoksa Aşk mı?

miriba.
Uçak bekleme stresi çekilemez, yaptığın masraf belli bir miktar ammaaaa huzur dolu bir yolculuk ardından indiğin bu bereketli topraklarda seni gülen gözlerle karşılayan insanların verdiği haz paha biçilemez.. Evimde gibi hissettiriyorlar bana. Bu kadar mı sıcak gelir tanımadığı insanlar bir insana. Ya da bu kadar mı güzel sarılır bir kardeş bir diğerine. Sarılıyor işte. Sırf onların karşısında zayıf görünmemek için ağlamadım. Koca eşek kadar adam ağlar mı canım hiç? Ağlar adamım ağlar öyle bir ağlar ki kameraya çeksem dersin ki bu nasıl bir ağlamaktır.))
Yaptığım işi o kadar çok seviyorum, o kadar çok seviyorum ki o kadar ya:))) Gözönünde olmadan yaşamanın tadını çıkarıyorum. Bazen arkadaşlar arasında konuşuyoruz. Ya keşke araba yıkamacı ya da ne bileyim seyyar satıcı olsaymışız. Yıka-sil gönder arkasından ne oluyomuş umrunda değil. Sat simiti gönder yer mi-yemez mi ,beğenir mi-beğenmez mi sanane.. Ya biz ne yapıyoruz. Hem göndereni memnun etmeye hem bekleyeni mutlu etmeye çalışıyoruz. Şikayet değil valla bak. Sakın bana yine hikaye etmek şikayet etmektir deme. Valla bak değil ya.. Gelsen görsen burdaki insanları. Bu zenginliği bir görsen. Bu aşk'ı bir görsen. Görün ne olursunuz görün artık.!! Burda yaşayanların insan olduğunu bir anlayın.! Yaşayan burda ironik bir kelime oldu. Ölümsüzleşen demem lazımdı. Herbiri birer efsane.
Gece varır varmaz ilk iş ne yaptık? Dua.. "Ahmet kardeşimize acil şifalar" Neden kardeşimiz. Abimiz amcamız değil de neden kardeşimiz. Müslümanlar kardeştir de ondan. Kardeş kardeşi unutur mu? Unutmuyoruz be güzel gönüllü insanlar. Bir filistinli çocuğun duası geldi gözlerimin önüne yine.! Kahrolsun zalimler diye başlıyordu hatırladığım kadarıyla ve ilgisiz müslümanlardan davacı olacağını söylüyordu... Bizi düşer inşallah içlerinden..
Öğlene kadar beklemenin dışında bişey yok buralarda. Bulduğumuzu yedik ve bekliyoruz.:)) Özlemek mi elbette özlüyoruz. Ama bu hayatı biz seçtik. Ve gayette iyi ettik. Düzenimiz olmasa da rotamız var. Allah bizi bu yoldan ayırmasın. Amin. Dua eden insanlar sizleri seviyorum. Dinlenmem gerekiyor biraz. Uzun yollar geçtim de geldim malum. Sonra yine görüşürüz.:))

Gel küçük adam. Büyük adamların diyemediklerini sen söyle zalimin yüzüne:(((
Öpüyorum O küçük ellerinden
Öpüyorum O güzel saçlarından
Öpüyorum O Koskoca Yüreğinden.
Selam ve dua ile..

Pazartesi, Aralık 11

Beytüllahim...



Az önC yeni yerimiz bildirildi kardeşim. Nablus.. Yakın yolculuk yine. Yine mutluluk doldu yüreğim. Güzel kardeşlerimizin yanına gidiyorum. Aslında kiev ya da bakü idi ama son gelişmelerden sonra Beytüllahim olarak değişmiş.  İyiki de değişmiş. Bu sefer 3 kişi gidiyoruz. Meşhur ekip çalışması. 1 günlük ama..

Kadriye denen arkadaş görev bildirim evrağını masama bıraktı ama tek kelime etmeden. Hediyesini değiştirdim diye konuşmuyor benimle haspam. Konuşmasın bakalım. Lazım olunca ortada bulunmayan insanlara alışkın bu bünye.! Gerçi o bir nebze olsun haklı ama şu dönem de inan o kadar inC düşünemeyecek kadar gündemimiz dolu. Haberleri izliyor musunuz hiç? İzlemez olur musunuz? Ah ya, vah ya.. Yazık ya. Sonra? Hadi değiştirelim kanalı, hadi açalım bilgisayarlarımızı.. Gözyaşı? Mücadele? Yardım? Nerdeee..

Allah devletimizden razı olsun unutmuyor. Biz o yüzden bu ülkede yaşıyoruz zaten. Yoksa sahte kahramanlar, sahte nârâ atanların peşinden koşmuyoruz. Dün gözaltına alınan cengaverleri gördün mü? SadeC doğu Kudüs'te 150 kişi. Mohammed Ammar'ın kahraman abileri, ablaları,anneleri, babaları.. Saraylarında uyuyan kahpelerden davacı olacak onlar. Üzerimize düşeni yapmadığımız için bizden de hesap soracaklar. Birde bir ahmak kesim daha var. Mısır neden yardım etmiyor diye. Kahire'den bir duvar yazısı gönderdi arkadaş. "Kusura bakma filistin biz de işgal altındayız" yazıyor arapça.. Hadi Mısır öyle. Suudlar. Allah onları dostlarıyla haşr eylesin.. Başım çok ağrıyor adamım çok. Gidip biraz huzur bulup geliyim. Gidiyimde biraz koca yürekli insanların yanında olayım. Feyz alırım belki bize de bulaşır. Çarşamba evet. Gitmek bizden, dönebilmek Allah'tan. Özlediklerimin beni özlemesini diliyorum. Başka da bir isteğim yok. Yok ya bir isteğim daha var. Ya da isteğimi düzeltiyim. Özlediklerim beni özlemesin razıyım ama dua  etsinler benim için. Yine bencilC cümleler kuruyorum ya..!! Hadi beni boşver de bu resimlere baksınlar da bari Filistin'deki kardeşlerimize dua etsinler. 

Sen devam et klasik işlerine. Ben gidiyorum. Senin olsun ne var ne yoksa. Öksürüklerimi alıyorum ve defolup gidiyorum. Severim defolup gitmeyi bilirsin.

bu arada yeni bir tanım daha eklendi; "goygoycu" yazalım da unutmayalım..
goygoycu 
isim eskimiş
1. isim Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse
2. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse
3. Şakşakçı
4. Dilenci

Öpüyorum yazamadıklarımdan.
Öpüyorum duyamadıklarımdan
Öpüyorum tutamadıklarımdan.
Selam ve Dua ile..

Çeçenlerin marşı geldi aklıma. Onu dinle ben yokken sen de. Yarın uğrarım yine bi ara. Görüşürüz.

Aşk aslında kavuşamamaktır..

Miriba.
İyi geceler abicim. GeC uzun.. Bütün gün hasta hasta yattım. İyi olduğumu düşünür düşünmez çıktım yola geldim eve. Ve şimdi köhköh öksürerek dönüyorum evin içinde. Anacım sağolsun şifalı çorbalarından yaptı. Bastı karabiberi, bastı limonu.. Dayadı ıhlamuru.. Kapanışıda kuru-pilav ikilisiyle yaptı:))) Dizinin dibinde uyudum koca gün. Çocukluğumdan kalan hasretten bunlar hep. Her işim yarım kendim için. Başkalarına tamam da kendime yarım yaşıyorum.

Aşklarım evet. Hep kavuşamıyorum. Yat Yiğit yat.. Yatıyım tamam ama bu karın ağrısı neden? geC beni içine çekiyor resmen. Karanlığa boğuldum. Kendi düşen ağlamaz di mi? Di..! Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar.. Dinleyelim..

-anacım
-oğlumm
-anam gel sarılıyım sana.
-dur oğlum sen ağlamazdın böyle. Nen var Sen'in?
-anacım yoruldum 2 haftadır. Geçer birazdan. ( gözyaşı ile ağladım uzun yıllar sonra)
-geç içeri hele yat uyu. Sabah konuşuruz..
-babam yok mu?
-izmir'e gitti..
-yine mi?
-.......

Öpüyorum zamansız aşklarından,
Öpüyorum uykusuz gecelerinden,
Öpüyorum gözyaşlarından...
Selam ve dua ile.

Zakkum gel yavrucuk. Sessiz sessiz kulağıma söyle..

Cumartesi, Aralık 9

O Olmuyor öyle..!!


miriba.
Aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyorum dünlük. Öfkem dinmek bilmiyor. Yakınımda bir yerde olmadığı için Rabb'ime şükrediyorum. Elimden kesin bi kaza çıkardı. Kesin ya kesin. Allah'ım sen bana sabır ver. Ne güzel bir lütfun var Allah'ım. Herkes başka başka dünyalarda yaşıyor. Ben burda neyin derdindeyim millet neyin derdinde:)) Çok boş adam gibi duruyosam demek. Öyle ya. Aklıma hakarettir bu yapılan. Ulan az insan olun be. Herşey bi kenara insan olun. Kafanızı gömdüğünüz hayallerden çıkarın o koca kafalarınızı. Neyse Yiğit sakin ol. Sana bir doz anne şefkati yazıyorum..
Yarın ana ocağımdayım. Normalde baba ocağı değilmiydi o? Babam sağolsun diyip es geçiyorum bu soruyu.. Ah baba ah.!! Bu defa bir ahmaklığa daha kurban gitmemek için aradım anamı. Dinleyelim.
-anacım..
-efendim oğul..
-nasılsın pamuk ellim?
-iyiyim oğul sağlığına duacıyım.
-ben daha çok duacıyım anam.
-sesin kötü geliyor..
-üşüttüm biraz ana. Öksürüyom sadeC o kadar. (Bilse neler yaşıyorum, ne saçmalıklar dinliyorum ve sonra arabada yatıyorum salak gibi de hasta oluyorum.)
-dikkat et yavrum. Var mı yolculuk bi yerlere? Gelmeyecek misin yine?
-yarın ordayım ana. Görevlendirme var ama bu sefer ben hastayım diye gitmiyorum. Bildirirler mesajla zaten:))
-hayırlısı oğul. Allah yolunuzdan ayırmasın.
-amin anacım amin....
-ağlıyor musun sen oğlum?
-yok anacım gelinC konuşuruz.. Babama selam söyle..
-... Konuşuruz can parçam. Alnının çatısından öpüyorum Sen'i..
-.. Dıt.dıt.dıt..
Büyük ihtimalle bu sefer yolculuk Bakü ya da Kiev. Neresi derlerse artık. Neydi sloganımız? Vatan sana canım feda.! Allahım sen bana güç ver. Sen arkadaşlarıma güç ver. Sen islam alemine güç ver. Sen yöneticilerimize güç ver.  Kudüs'teki kardeşlerimize güç ver. Bir dönem Bosna'nın yaşadığı zulmü yaşıyorlar yıllardır. Ben burda ne dertlere düşmüşüm..! Seviyosam demek.. Sevmen batsın Yiğit.!!
Keçi gibi öksürüyorum resmen. Sigara içsek bi de geberip gitcez:))
Gidiyorum abicim Ben. Sen ne halt yaparsan yap burda. Görüşürüz sonra.

Feridun durma orda aval aval. Gel buraya ve bana şarkı söyle. Gebertirim.!!

Öpüyorum gözyaşlarından.
Kal sağlıcakla
Selam ve dua ile..

Cuma, Aralık 8

Ağrımın sebebi sensin.! Utan..!


miriba.
Sevgi dolu gözlerle bakan insanlara olan özlemim, 2 gündür maksimum seviyede. Ne yapmak gerekiyor peki? Haftasonu bir doz çanakkale yazıyorum kendime. Arabam nasıl olsa servisten çıktı canavar gibi yedi paraları tosunum:))) Helal hoş olsun aslanıma. Sen beni çanakkale'ye götür ben sana daha neler alıcam. Yirin yirin..
O kadar çok uykum var ve o kadar çok başım ağrıyor ki inan utanmasam birinin ettiği beddualar tuttu diyeceğim. Demiyorum ama. Çünkü tahmin edilenin aksine utanma duygum var. Kahrol.!
Sinir sistemim nefret üretiyor. Bi yerde okumuştum ve şaşırmıştım. Nefretin hormonu yokmuş. Aşkın, seksin, mutluluğun ve analık babalık gibi şeylerin hormonu varmış ama nefretin yokmuş. Nasıl oluyo o zaman nefret? Bizzat kendi kişiliğinden geliyormuş. Eee ben nefret pek etmezdim ne oldu bana? 25'ten sonra bozulduysam demek. Ya da bu iş beni bu hale getirdi:)) kan kan kan.. Başımmm.!! Sinüzitlerim azdı galiba. Söküp atsam yarın tekrar taksam.. Kes.! Eve gidiyim namazımı kılayım hemen zıbarcam. Uyku ne kadar büyük bir nimet Allah'ım. Kapat gözünü git gökyüzünde bulutlarla oyna:))
Bişey diyim. Kadriye devesinin aldığı kazak vardı ya. Heh onu değiştirdim. Gitmiş geyikli almış koca kafa. Bu geyik lafından zaten nefret gelmiş. Bilerek mi yapıyorlar anlamıyorum. Hepsi birden anlaşmış gibi. Onu geri verdim ve Damat'tan bi tane taş kazak bi tane de mürdüm düğmeli aldım. Mürdüm bana çok yakışıyor demiş miydim?:)) Harbiden bu Kadriye'yi anlamak çok zor. Verdiği parayla o kadar güzel şeyler alına biliyorken gidip en kazmalarını nasıl beğeniyor. Hayret. Heyecan yapıyorsa demek.:)) Müşkülpesentim ben abicim. Zor beğeniyorum..!
Yine elime vurdu arkadaş. Bu baş ağrısından kurtulmam gerekiyor çok acil. Uyku evet. Çok uyku hem de.
Kim gelsin. Emre Kaya gel koçum buraya. Beni yorma sen anlat ablana. Gerçi kafası kalındır anlamaz ama denemekte fayda var.


Öpüyorum Kudüs'ümüzden.
Kutsal davamızdan.
Aziz emanetimizden.
Selam ve dua ile..

Ben ölmeden önC..


miriba.
selamlar güzel gören dostlarım. Güzel bakmanın yansımasıdır güzel görmek öyle ya. Güzel bakmayı nasip etsin Rabb'im hepimize. Aklın zekatını ödemeyi nasip etsin. Aklın zekatı neymiş? Hayra yormak. Ya hayra yormayan bir akıl varsa. Zeka deniyormuş ona da. Peki ya zekanın en fazlası? Şeytan da varmış evet. Allah korusun.. Cuman mübarek olsun bu arada.
Sözlük geldi elime. Aslında gelmedi ben gittim aldım. Üşenmedim, hiç bir işime yaramayacak olmasına rağmen aldım. Sırf ekonomiye can katalım diye. Neydi slogan bi zamanlar. "Alalım satalım ekonomiye can katalım" Canımızı veremedik henüz ama paramızı verelim ülkemize:))
Bakacağımız kelimelere hemen geçelim.
     Sürtük : [1] vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın
Bu sürtüğü oğluma almak da sonunda çıkacağı belli olmayan bir felakettir. - H. R. Gürpınar
[2] aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın
[3] (fahişelik) hayat kadını
Şizofren : [1] (tıpŞizofreniye tutulmuş kimse
Şizofreni; (Eski Yunanca σχίζειν s’chizein "bölünmek, yarılmak, ayrılmak, parçalanmak" ve φρήν phrēn „akıl, rûh, huy, hissiyat" benzer belirtilere sahip bir takım ruhsal hastalıklardır.
Sapık : [1] Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal kimse
Pislik : [1] Kir
Yalancı : [1] yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse.
Yalan : 
  1. (etik) doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır
      Findirdeşmek : [1] Birbiriyle fingirdeşmek
      Zavallı : [1] Acınacak halde bulunan, mutsuz
                   2] (mecaz) (mecaz) Âciz
Bitti bitti merak etme:)) Bugün hastayım biraz kusura bakma.Üşüttüm. Dün geC arabamda yattım. Dondum anasını satıyım:)) Kalorifer sanırım başımı ağrıttı. Yarı uyudum yarı uyumadım ve başımı kaldıramıyorum ama yine de ofisteyim. Beni tanıyan, halimden anlayan insanların (az da olsa) arasındayım. Kimi çağırıyım ben şimdi sana. Aa evet başlık. Geçmişe dönen adam olalım hadi. Gel Fatih abi. Söyle bana derinlerden. Bağıra bağıra söyle. Gebertirim.
E bana müsade o zaman.
Öpüyorum yarım kalan sevdalarından.
Selam ve dua ile..

Perşembe, Aralık 7

Ce-Eee.!! Geldim.:))

miriba. 
Hasretimi kim anlatır en güzel. Gel Necip.. Anlatta anlasın abilerim, ablalarım. Neler yaşamış bu yürek ayrıyken. Nelerle boğuşmuş görsünler. Ben artık yazamıyorum. Hani şair diyor ya.Kelimeler kifayetsiz.Yalnız kelimeler olsa.Cümleler..Cümleler. Ah şu sessiz gönlüm dile gelse neler söylerdi neler..Duy artık.! Gör artık.! Gel artık.! Bu kadar ayrılık yeter..!! (Erol abimize hörmetler) Anlat be Necip. Ne bekliyorsun..
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
Daha ne diyim arkadaş. Ofisimdeyim.Iscak ıscak oturuyorum. Mis mis. Darısı tüm benim gibi orda burda sürtenlerin başına.:)) Hediye almış koca kafalım. Ren geyiklerini sevdiğim:)) Nedeni bilinmez ama bir başka güzel bir gün. Allah'ım ne olur bozulmasını isteyenlere fırsat verme. Amin.
Öpüyorum Gazze Şeridi'nden.
Selam ve dua ile...

Çarşamba, Aralık 6

Mohammed Ammar Da..


miriba.
Gidiyorum sandın dimi? Yarın abicim yarın:)) Tek olunca insan işlerini daha çabuk hallediyor tabi. Ekip (hastasıyım bu lafın) çalışması koordinasyon gerektirdiğinden vakit kaybı oluyor çoğu zaman. Tek başımayken aşırı hızlıyım. Tertemiz bir iş oldu:)) Allah ellerime sağlık versin. Amin. Bir gün de halledebilmiş olmam inan bir mucize. Allah'ım temiz kalpleriyle dua eden insanlara sen sağlık,sıhhat ver. Anaların, babaların ellerinden, kardeşlerimin gözlerinden öpüyorum.
Gözaltına alınan bir yavrucağı ziyaret ettik bugün. "Mohammed  Ammar Da" kaç yaşında biliyor musun? "9".! yazıyla da yazıyım."dokuz".! Gözler çakmak çakmak. Sanki parkta oynuyor gibi neşeli. Nerden geliyor bu enerji. Nerden geliyor bu kuvvet, cesaret. Öyle ya 9 yaşında eğitilmiş olamaz. Yusuf'u aradım dayanamadım. Ne dedi biliyormusun? "Ve rabetna ala kulubihim" Kalplerinde rabıta var onların Allah ile. Ayette geçiyormuş bu. Kehf suresinde. Yusuf'um canım kardeşim varol..
Yarın ülkeme dönüyorum öğlen. Nereye? Tunceli...
Bekleyin güzel kardeşlerim. Bekleyin vatan sevdalılarım. Aranızda bana yer açın:))
Bu gece ne var?
Beşiktaşk.!
Otel odamda izleyeceğim rahat rahat. Gelsin başka başka konforlar:)) Tek başına olmanın zor yanları olduğu gibi güzel yanları da var. Mesela; yok anlatmıcam:)) Anamın bi lafı vardı. "tut beni, utandırırım seni" bil bakalım bu nedir.? Söylemem. Huyum pis. Bu arada anacım haftasonu ömrümüz varsa yanındayım. Öpözledim, çok özledim.!
Bu arada özlediğim selamı sabahı kesti. Allah hayırlara çevirsin. Yine depik var sanırım:)) Klasik oldu artık. Mehter takımı kadar bile olamadık. 1 ileri 2 geri resmen.:)) Düzelir evlat düzelir der anam. Su akar yolunu bulur. Olan her zaman hayırlıdır. Olmayan peki? O daha da hayırlıdır.
Hadi ben gidiyorum artık. Sen kal sağlıcakla.
Ben seni sonra ararım.
Öpüyorum büyük gözlerinden:))
Selam ve dua ile..

Hoş buldum Kudüs...


miriba.
yorgunluktan gebermek üzere olan ben güzel gözlerine bakarak kapattım ve hayalinle açtım gözlerimi. rüyamda seni gördüm. anca rüyamda görürüm zaten.ben nerdeyim sen nerdesin derler ya durumumuz aynen bu. geç bunları geç geç.!!
nerde açtım gözümü? pazar günkü görevlendirme sonrası tabiki kudüs'teyim. bu sefer bir başıma. kadim şehir. kutsal şehir. son kale. gitmesin elimizden.
elimizden ne gelir peki? zaman gösterecek. aklını başına alarak birlik olabilirse bu kadar devlet göreceğiz inşallah. hava yağmurlu. pek soğuk değil. peki ya insanlar? buz gibi. hiç sevmiyorum hiç.! 1-2 günlük bir işim var. kazasız belasız halledip döneceğim kısmetse.
bahsediyim biraz mekandan kudüs merkezine 2 ya da 2,5 km mesafede bir apart otel. mekor haim apartment.!  dizayn ikea'dan fırlamış gelmiş gibi. sivri çizgili mobilyalar, sünger dolgulu koltuklar, amerikan mutfak ve duvarlarda abuk subuk tablolar. abuk subuk diyorum çünkü içinde namaz kılmana engel olacak kadar çıplaklık içeren resimler var. gittiğimde kadriye'ye bunun hesabını sormaz mıyım? elbette sorarım.! konfora lafım yok. de ben buraya keyif çatmaya gelmedim zaten. yardım et Allah'ım. bana ve buradaki insanlara..
sonra yine gelirim elbet. senden ayrı duramıyorum bu aralar. sevdadan hep dimi? di..!
Soner gel abi. adam akıllı bi söyle bakalım. neyse parası vericem. başla hadi bakma dik dik.
öpüyorum mescid-i aksa'ndan.
çok dua et bana çok.
selam ve dua ile..