Arayan Mevlasınıda Bulur Belasınıda..

Cuma, Nisan 4

Yalova çok stratejiktir. Jeopolitik olarak...!


Yalova, canım Yalova'm...
Kaç vakit geçti halen belediye başkanını öğrenemedi..
Az önce aldığım bir habere göre yalova'da oylar yeniden sayılmış ve bu sefer de MHP kazanmış. !!
Bunu duyan BDP itiraz etmiş bi daha sayılmış BDP kazanmış.
Levent Kırca boş durur mu? Madem İstanbul olmadı o halde benim oylar Yalovada sayılsın demiş. Kabul edilmiş ve kafalar iyice karışmış.
Halk duruma el koymuş ve aramızda referandum yaptık biz PATAGONYA'ya bağlanıyoruz diye rest çekmiş. Zaten olacağı da buydu.
Bizdik yıllarca kaymakamına laf edenler. Ve bütün  bu olanların arkasındaki gerçek gücün de Y.E.K.B. olduğu sanılıyor. (YALOVA ESKİ KAYMAKAMLAR BİRLİĞİ)

Salı, Mart 11

Geçerken Uğradım..

Uzun zaman oldu yazmayalı ama kimseninde bi yerinde olduğunu düşünmüyorum. O yüzden nerdeydim detaylarına giripte kafa yapmaya niyetim yok.! İşim gücüm vardı kardeşim.!
Devran döndü durdu ve başladığım yere uğrayıp bi bakmak istedim. Buranın bana kazandırdıklarını hatırlamak için geldim geri demek isterdim ama hiç bi skim kazandırmadı be arkadaş. Bir iki arkadaş bir kaç boş muhabbet ve yaşanan bitenen saygısızca günler, geceler...
Kadriye'mden gerisi yalan be abi. Varsa da o yoksa da o. Sevgi saygıyla selamlar gözlerinizden öperim. Nereye gidiyosun ne güzel osuruyoduk dediğini duyar gibiyim. Ama unutma ki ben toplum içinde osurmayı sevmem. Kal sağlıcakla...

Cumartesi, Ocak 12

Uyku baldan tatlıdır...

Uyuyakalmışım,
Her zamanki bahanemdi zaten bu..
Öyle zamansız anlarda uyuyakalıyorum ki anlatamam.
Uzunca süre iş başvurusu yaptığım bir şirkete mülakata çağırıldığım günün sabahında uyuyakalmıştım.
Kadriyemin üniversite sınavı sabahında onu sınava götürecekken uyuyakalmıştım.
Çalıştığım şirketin dönem sonu toplantı sabahlarında uyuyakalmıştım.
Uyku bende bir tutku..
Çok seviyorum...
Geleceğimi en fazla etkileyen şey uyku hayatımda. Düzeleceğini de sanmıyorum.
Selam eder, gözlerinizden öperim.
Sağlığım sıhhatim yerinde vesselam:)
ZzZzZz...

Perşembe, Haziran 21

Mesaj Kaygısı...

-Bugünümü mahfettin, zaten bu seninle son görüşmem, Bu hattı da kırıyorum. bir daha da beni asla arama..!!
-Bugünümü mahfettin, zaten bu son görümemiz olur herhalde, bir daha asla aramam seni..!
-Bugünümü mahfettin, zaten bi daha da ne zaman görüşürüz bilmiyorum, aramasam daha iyi olucak sanırım..
-Bugünümü mahfettin, görüşmeden durabiliyorsun demek ki, ben aramasam hiç aramıcaksın..
-Bugünüm mahfoldu, beni ne kadar üzdün farkında bile değilsin. Sen mutluysan böyle sorun değil.
-Bugünü böyle hayal etmemiştim. Neden beni üzüyorsun...
-Müsait olduğunda görüşürüz..

Aşık bir insanın başlangıçtan sonuna kadar mesajının evrim sürecini görmekteyiz. Son mesaja kadar asla gönderemediği bu mesajın başı böyle sonu en sondaki gibidir. Biz bu evrim sürecine ilişkiyi bitirecek cesareti kendinde bulamama diyoruz. Tıpta çaresi yoktur ve ayrıca göte giren şemsiye de açılmaz.
Bilim adına yaptığım bu açıklamadan sonra çeşitli seminerlerden gelecek olan tekliflere açık olduğumu belirtir hepinizi gıdıklarım. Görüşmek dileğiyle esen kalın..

Perşembe, Mayıs 17

Maliyetine satışlar deyipte bana geçirmeye çalışanlara sesleniyorum. Geçiremezsin, Geçirttirtmem ulan.!!

    Selam yavrukuşum,
   Başlıktan da anlayacağın üzere alışveriş haftasındayım. 2,5 hafta oldun sanırım yurtdışına gittim geldim. Öyle morali bozulupta düzeltmek için alışveriş yapmaya gitmedim tabi. Erkek adamız ulan neyin tribine giricem öyle.! Neyse uzun lafın kısası Ebeveynlerimi ziyarete gittim. Hasret gidermek birazda borç para almak için. Malum yeni işimde eskisi kadar kazanamayan ben, masraflarımdan da kesemediğim için yaşamımı idame ettirebilmek için birilerini sömürmem gerekiyor. Asalak olarak yaşadığım tek bünye de ailem olduğuna göre babamı dolandırıp yeni iş kuracağım bahanesiyle bir miktar borç aldım. Cebinde para görünce napcağını sapıtan her insan gibi sanki piyangodan para çıkmışcasına yeni eşyalar, hatta yeni bir araba hayaliyle geçen geri dönüş yolculuğum sonrasında kendimi Kadriye'mle birlikte bir alışveriş merkezine attım. Marka konusunda pek takıntısı olmayan ben Marka manyağı olarak adlandırabileceğim Kadriye'mle alışverişe girişince Allah ne verdiyse doldurduk tabi. İş pazarlığa gelince ben pek beceremiyorum. Kadriye başladı pazarlığa. Marka mağazalarının o meşhur "etiket fiyatı yapabileceğimiz bişey yok" şeklindeki göt ayaklarını geçip pazarlığa giriştik. Abi şöyleydi, beyefendi böyleydi. İnanın yapabileceğim bişey yok, en son maliyeti bu kadar bu fiyattan aşağı veremem laflarının sonrasında laf döndü dolaştı maliyetine veriyorum beyefendi daha fazla yapabileceğim bişey yoka kadar geldi. Bende cevap olarak maliyetine veripte para kazanmıyorsanız ben sizi zorda bırakmak istemem. Almak istemiyorum hiçbirini dedim. Adam bi değişti, morardı biraz daha zorlasam saldıracak bana yani o derece. Sanırsın ben onun verdiği fiyatı ödemek ve gösterdiği malları almak için sözleşme imzalamışım. Buraya kadar normal geçen süreçte esas sorun aynı markanın bir başka şubesine gittiğimde anormalleşti. Hazır beğenmiş biri olarak gittiğim mağazada bana maliyeti dediği rakamlara düştüğünü görünce beynime kan sıçradı. Ulan biz aşağı mahallede dilenip yukarı mahallede dağıtacak adammıyız.! Ayaküstü bize geçirmeye çalışması beni acayip sinirlendirdi be dostum. Gidip mekanını dağıtasım, adamı alıp dağa kaldırasım geldi ama, yaptığım gelecek planları buna engel oldu. Şimdilik aktaracaklarım bu kadar bebeğim. Herşey yolunda. Sevdiceğim her zamanki güzelliğiyle yanımda. Gelecek planlarımdaki yerini halen muhafaza ediyor. Başka yaaa bambaşka...

Perşembe, Nisan 12

I Just Wanted to Say..!


Bu resmi arşivde buldum. Kimi gördümde yanıma yakışıyomu diye denedim. Ya da internette birine denk geldim resim gönderdi de boyu boyuma yüzü yüzüme yakışıyomu denedim hiçbir fikrim yok:))) Ayrıca üstündeki yazıyıda bu resme yapıştırmış bırakmışım. Neler konuştum kimbilir de bana dert oldu bana bu resimdeki arkadaş. Hayat ne kadar tuhaf, bir zamanlar nefret kustuğun insanları yeri geliyo hatırlamıyorsun bile. Halbuki bana nefret unutulmaz demişlerdi. Demek bende bi anormallik var...

O değilde sebastian ne var biliyomusun;

Aşk, yanında geğirdiğinde bile "yarasın aşkıma" lafını duymaktır.

Cuma, Nisan 6

Görüşürüz ne kadar yalan bi veda.. Görüşsek ne, görüşmesek ne..!

    Lisedeydim o sıralar. Uzun zamandır peşindeydim. O da biliyordu peşinde olduğumu. Sonra bigün fırsatım oldu ve konuştum. İlgi alanlarımız aynıymış hemen hemen. Göründüğünden daha akıllıydı. Ezber bozandı benim için. Tanıdığım tüm güzellerden akıllıydı mesela. Güzel olmak aklı başından alıyordu o zamana kadar benim için. Ben zaten yakışıklı sayılırdım:) Cesaretimin % 90'ı da ondan kaynaklanıyordu. Kabul etti arkadaşlığımı mağrur mağrur. Zaman geçince aslında hevesimin sadece kabul etmesi olduğunu gördüm. Heyecanım kalmamıştı eskisi gibi. Nerden aklıma geldi biliyomusun. Bugün gördüm onu.. Lise halinden daha güzeldi. Dibimi düşürecek gibiydi. O tanıdı beni. Çay içtik sohbet ettik yarım saat. Tekrar görüşmek üzere ayrıldık. Tekrar görüşmeyeceğimize ikimizde emindik aslında. Neden görüşürdük bilemiyorum. Sektörlerimiz farklı, arkadaşlarımız farklı, hayatlarımız farklıydı. Görüşmesek te olurdu yani:) Aklımda yer etti be arkadaş. Hayat ne kadar çok güzel çıkarmıştı karşıma. Ama hiçbiri Kadriyem kadar güzel, Kadriyem kadar tatlı ve yine O'nun kadar sevilesi değildi. Hala her bakışında gözlerimden kalbimi görebiliyor. İyi ki varsın canım. İyi ki canımsın...

Pazartesi, Mart 19

İstek Saati

Şu mart ayı hayırlısı ile bitse, içimdeki sıkıntı gitse, nisan ayında aileme gitsem, canım anama sarılsam-koklasam, her ne kadar aramız o kadar iyi olmasa da fırçasını bile özlediğim babamdan bi fırça yesem, Kadriye'mi de yanımda götürmeme ailesi izin verse daha ne isterim...
Allah'ım sen bana yardım et. Sabrımın sınırlarındayım. Aşırı tahammülsüz bi haldeyim. Biri laf söylese saldıracak haldeyim. Trafik canavarı oldum olucam stresten.
Selam eder, gözlerinizden öperim..

Cumartesi, Mart 3

Cazibe..

Dünya..
O kadar fazla güzelliği var ki insanı cezbeden, kimse ölmek istemiyor. Bağlandıkça bağlanıyor sevdikleri gidiyor olsa bile.
Otobüs...
O kadar fazla eziyeti var ki insanı iten ama kimse inmek istemiyor. Neyi cezbediyor bu kadar anlayamıyorum. Oturan insanlara bakıyorum da sanki o koltukta doğmuş gibiler. Öylesine yerleşmiler ki koltuklarına sanırsın babası yaptırmış koltuğu ona miras bırakmışta hiç inmeyecek.
Evet...
Otobüse arabam bakımdayken biniyorum. Ve o koltuğa yapışık insanlara hep imrenerek bakıyorum. Ah babam ah almadı bana bi otobüs koltuğu...